YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8735
KARAR NO : 2011/13068
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 129 ada 346 ve 133 ada 5 parsel sayılı sırasıyla 4361,23 m² ve 15538,67 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı adına tespit edilmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazların muris babası ve amcası olan davalıya ait olduğunu ancak kadastro sırasında tesbitin sadece davalı amcası adına yapıldığını belirterek miras nedeniyle taşınmazlarda hissesi olduğu iddiasıyla her bir parsel için ayrı ayrı dava açmıştır. Orman Yönetimi ise, 14/07/2010 tarihli harçlı dilekçesiyle taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, H.Y.U.Y.’nın 166. maddesi gereğince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, davacı …’ın davasının reddine, katılan davacı … Yönetiminin davasının ise kabulüne ve dava konusu … köyü 129 ada 346 ile 133 ada 5 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 19.11.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın eski tarihli belgelere göre orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın tamamen kabulüne karar verilmişse de, kural olarak; orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasıyla çözümlenir. Somut olayda, çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyünde 1993 yılında kesinleşmiş orman kadastrosu bulunduğuna ve davada Hazine taraf olmadığına göre, sorunun çözümünün kesinleşen orman kadastro haritasının uygulanması suretiyle yapılması gerekecektir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, orman kadastrosu öncesinin araştırılması yoluna gidilerek, memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki duruma göre karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de; kısa kararda dava konusu taşınmazın ada, pafta ve parsel numarası belirtilerek hak sahibi adına sicil oluşturacak biçimde karar vermek gerekirken, kısa kararda sicil oluşturulmaması da doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 22/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.