Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8806 E. 2011/12641 K. 14.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8806
KARAR NO : 2011/12641
KARAR TARİHİ : 14.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine, Aşağı Yeniköy Ktk. ve dahili davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Köyü Tüzelkişiliği vekili 22.11.2004 havale tarihli dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmazın kadimden beri müvekkili köyün köylülerince mera olarak kullanıldığını,ancak davalı Köy Tüzel Kişiliğinin bölgenin ağaçlandırılması amacıyla sürdüğü iddiasıyla elatmanın önlenmesi ve mera niteliği ile Hazine adına müvekkili köy yararına özel siciline tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılamanın devamı sırasında taşınmazın bir bölümü … ilçesi … köyü kadastro çalışma alanı içerisinde 111 ada 1 parsel sayısı ve orman niteliği ile tespit edilmiş, bir bölümü ise … ilçesi … köyü kadastro çalışma alanı içerisinde 106 ada 1 parsel sayısı ve orman niteliği ile tespit edilmiş olduğundan husumet orman yönetimine yaygınlaştırılmıştır. Mahkemece, davanın KABULÜNE ve dava konusu … ilçesi … köyü 111 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile mera niteliğiyle tapuya kayıt ve tesciline, davalılar tarafından ağaçlandırma amacıyla yapılan elatmanın önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve … Köyü Tüzelkişiliği ve dahili davalı … Yönetimince temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; elatmanın önlenmesi ve özel sicile tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 5304 sayılı Yasayla değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca yapılan ve … Köyü’nde 18.03.2007 – 06.04.2007 tarihleri arasında, … köyü’nde ise 08.10.2007 – 06.11.2007 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu bulunmakta olup, taşınmaz orman sınırları içerisinde bırakılmıştır.
İddia, savunma ve tüm dosya içeriğine göre, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede, dava tarihinden sonra, 2007 yılında orman kadastrosu ve genel arazi kadastrosunun yapıldığı ve davalı taşınmazın bir bölümünün 111 ada 1 parsel numarası verilerek … İlçesi … Köyü’nde, bir bölümünün ise 106 ada 1 parsel numarası verilerek … İlçesi … Köyü’nde 5304 Sayılı Yasayla değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince orman kadastrosu kapsamına alındığı anlaşılmakla, dava orman tahditine itiraz davasına dönüşmüştür. Yörede 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4/3. maddesi uyarınca orman kadastrosu yapılmakla 6831 ve 3402 Sayılı Yasa hükümleri iç içe ve birlikte uygulandığından, orman kadastrosuna itiraz davalarına bakma görevi, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca kadastro mahkemesine aittir.
Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 sayılı Yasanın 26. maddesine göre, mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması veya taşınmaz hakkında hukuk mahkemelerinde davanın devam ediyor olması ve kesinleşmemiş olması gerekir. Yine aynı yasanın 27. maddesine göre ise, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur.
Kadastro hakimi, devredilen bu dava dosyaları ile beşinci madde gereğince müdür tarafından gönderilen kadastro tutanaklarını birleştirerek 11’inci maddede yazılı şekle uygun olarak askı ilanını yaptırır. İlan süresi bitmeden duruşmaya başlanamaz. Henüz kesinleşmemiş olan davalara, kaldıkları noktadan bu Kanunda öngörülen esas ve usul dairesinde devam olunur.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
O halde, bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmaz hakkında 111 ada 1 ve 106 ada 1 parsel sayısı verilerek tespit tutanakları düzenlendiğinden 3402 Sayılı Yasanın 26 ve 27. maddeleri gereğince, davaya bakma görevi kadastro mahkemesine aittir. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılacak iş, görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının Kadastro mahkemesine aktarılmasıdır. Kadastro mahkemesince de, ayrı ilçelere bağlı çalışma alanlarında tespit gördüklerinden yetki hususu belirlenmeli, 111 ada 1 ve 106 ada 1 parsel dışında tespit gördükleri parseller varsa, bu parsellerin kadastro tutanak asılları getirtilmeli, kesinleşme işlemi yapılarak tapuya tescili yapılan taşınmazlar varsa, 3402 sayılı Yasanın 5 ve 27. maddesi ile davalı taşınmaz mal tutanaklarının kadastro mahkemesine devri hakkında yönetmeliğin 7/e maddesi gereğince temyize konu dava nedeniyle kesinleşmedikleri düşünülmelidir. Bu hususlar gözönüne alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasalara aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine, Orman Yönetimi ve … Köyü Tüzelkişiliği’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde köy tüzelkişili ve Orman Yönetimine iadesine 14.11.2011 günü oybirliği ile karar verildi.