Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8841 E. 2011/12625 K. 14.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8841
KARAR NO : 2011/12625
KARAR TARİHİ : 14.11.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yöneatimi ve davalılardan … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05.07.2010 gün 2010/6051-9506 sayılı bozma kararında özetle; “Dava konusu İkizdere köyü 102 ada 496 parselin, krokide (A) harfi ile gösterilen bölümü hakkında verilen karar, önceki hükümle kesinleştiği gerekçesiyle hakkında tekar hüküm oluşturulmamış, (B) harfli bölümün tespit gibi davalı kişiler adına tesciline karar verilmiştir. Kadastro hakimi 3402 sayılı Yasanın 30/2 maddesi gereğince parselin tümü hakkında sicil oluşturmak zorunda olduğu gibi, bozmadan önceki kroki ile sonraki krokide taşınmazın (A) ve (B) bölümleri farklı gösterildiği için bu kararın tapuda infaz olanağı da bulunmamaktadır. Önceki krokide (A) harfi ile gösterilen ve orman niteliği ile tescile karar verilip, davalılar tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşen bu bölüm hakkında, Orman Yönetimi lehine usuli kazanılmış hak doğmuş olduğundan, mahkemece fen bilirkişiden ek rapor ile önceki kroki ile sonraki kroki çakıştırılarak, önceki krokideki orman olan bölüm ile sonraki krokide orman olarak tescile karar verilen bölümlerin toplamının orman niteliği ile tescile karar verilmesi, geri kalan kısmın ise kişiler adına tescile karar verilmesi gerekirken, usuli kazanılmış hak gözetilmeden ve infaza olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın KISMEN KABULÜNE ve dava konusu 102 ada 496 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi tarafından 07/03/2011 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporunda (D) işaretli 4204,81 m², (E) işaretli 2569,19 m² ve (C) işaretli 2569, 18 m² yüzölçümündeki bölümlerin kadastro tespitinin iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, aynı raporda (F) işaretli 4203,97 m² yüzölçümündeki bölümün tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1981, 1985 ve 1987 tarihlerinde yapılan orman tahdidi, aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre mahkemece yazılı şekilde kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, karar tarihinden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi uyarınca; “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre “Bu kanunun 36/A maddesi hükmü henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri için de uygulanır” hükümleri uyarınca davalılar aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmolunamayacağından, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükmün 2 ve 3 numaralı bendlerinin hükümden çıkartılmasına ve bunun yerine 2 numaralı bent olarak ”2) 3402 sayılı Yasaya 6099 sayılı Yasa ile eklenen 36/A ve geçici 11. maddelerine göre; davacı … Yönetiminin yaptığı tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılmasına ve sonraki bendlerin devam eden numara ile devamı suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’ nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 14/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.