Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/888 E. 2011/1866 K. 28.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/888
KARAR NO : 2011/1866
KARAR TARİHİ : 28.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Kasabası sınırlarında bulunan ve genel kadastroda taşlık ve çalılık olarak tapulama dışı bırakılan yaklaşık 2700 m² yüzölçümlü taşınmazın, davalı …’in işgali altında bulunduğunu, aynı yere ilişkin davalı gerçek kişi tarafından 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/450 Esas sayılı dosyasında açılan tescil davasının reddine karar verildiğini, taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağının anlaşılması nedeniyle Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 20.01.2010 tarihli bilirkişi kurulu raporunda (A) ile işaretli 2108,37 m² yüzölçümlü ve (B) ile işaretli 573,86 m² yüzölçümlü bölümlerinin 2/B niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1744 Sayılı Yasaya göre 1981 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra orman komisyonu tarafından 1987 yılında yapılıp 1988 yılında kesinleşen orman kadastro ve 2/B madde uygulaması tamamlama çalışmaları ile 4999 Sayılı Yasaya göre 2008 yılında yapılıp 2009 yılında kesinleşen orman sınırı düzeltme işlemi vardır.
Mahkemece dava konusu (A) ve (B) işaretli bölümlerin 2/B niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de; verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz aynı mahkemenin 2007/450-2008/349 E.K, 2009/103-2010/122 E.K. sayılı dava dosyalarında da davalıdır. Bu dosyanın açılmasına dayanak oluşturan 03.12.2008 gün 2007/450-349 sayılı karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.05.2010 gün 2010/230-6294 sayılı karar ile onanmış, 30.09.2010 gün 2010/9833-11565 sayılı karar ile de karar düzeltme talebi reddi sonucunda taraflar arasında kesin hüküm oluşturmaktadır. Kesin hüküm olumsuz dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında resen gözönüne alınmalıdır. Anılan dava dosyası ile çekişmeli taşınmazın (A) bölümünün orman tahdidi dışında, ancak eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu, (B) işaretli bölümünün ise orman tahdit hattı içinde iken kesinleşen 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığının belirlendiği ve çekişmeli bölümlerin niteliğinin anılan şekilde tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, kesinleşen 2/B madde alanı dışında bulunan (A) bölümünün belirlenecek niteliği ile Hazine adına tescili yerine, 2/B madde niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca, aynı parsele ilişkin açılan 2009/103 – 2010/122 sayılı karar
henüz kesinleşmemiştir. H.Y.U.Y’nın 45 ve devamı maddeleri gereğince aralarında bağlantı bulunan davalar, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir. Bu nedenle kesinleşmeyen aynı taşınmaza ilişkin davalarda verilecek kararların diğerine etkileyeceği gözetilerek davaların birleştirilmesi gerekeceği gözönüne alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28/02/2011 günü oybirliği ile karar verildi.