Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8899 E. 2011/13989 K. 05.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8899
KARAR NO : 2011/13989
KARAR TARİHİ : 05.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09.11.2009 gün ve 2009/ 14758-16396 sayılı bozma kararında “Çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 292 m2’lik kısma yönelik olarak onanmış; (B) ile gösterilen 9628 m2’lik kısma yönelik olarak dosyada mevcut 5 nolu orman kadastro komisyonuna ait işe başlama tutanağından 2005-2007 yılları arasında Antalya ili, … ilçesi, … (Avanos) köyü sınırları içinde bulunan; evvelce sınırlandırması yapılmış ve kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Yasanın değişik 2/B madde uygulaması çalışmaları ile henüz sınırlandırması yapılmamış ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların 6831 sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve ayni yasanın 2/B madde uygulaması çalışmaları yapıldığı ve bu çalışmaların 19.08.2008 tarihinde ilan edildiği anlaşılmaktadır. 4999 sayılı yasayla değişik 6831 sayılı Yasanın 7. maddesin de evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosunun orman kadastro komisyonları tarafından yapılabileceği öngörülmüştür ve 5 nolu orman kadastro komisyonuna 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlarda orman kadastrosu yapma yetkisi verildiği halde komisyon tarafında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde sadece aplikasyon işlemi yapılmış bu yetki kullanılmamıştır. Davacı … Yönetimi, 6 aylık yasal süre içinde çekişmeli taşınmazın 4999 sayılı Yasayla değişik 6831 sayılı Yasanın 7. maddesi kapsamında orman sayılan yerlerden olduğu ve orman kadastro komisyonu tarafından orman sınırları içine alınmamış olması nedeni ile orman tahdidine itiraz davası açılmıştır. Bu nedenle, mahkemece çekişmeli taşınmazın 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7. maddesi kapsamında orman sayılan yerlerden olup olmadığının araştırılması gerekmektedir.
Bu nedenle; öncelikle çekişmeli 53 parsel sayılı taşınmazın dayanağı olan Mayıs 945 tarih 28 nolu tapu kaydı ile eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman
olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; çekişmeli taşınmazın dayanağı olan Mayıs 945 tarih 28 nolu tapu kaydı mahalli bilirkişiler eliyle mahallinde uygulanmalı, çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, ziraatçı bilirkişi tarafından çekişmeli taşınmazın fiili durumu tespit edilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm müdahil davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2008 tarihinde yapılan 2/B madde uygulamasına itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu 1949 yılında 3116 sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidi ile 2005 yılında yapılan ve 19.08.2008 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu yapılmış olan ormanlarda aplikasyon ve 2/B uygulaması ile henüz sınırlandırması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen kısmına ilişkin hüküm 20. Hukuk Dairesinin 09.11.2009 tarih 2009/14758-16396 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiş olduğu ve sadece çekişmeli 53 parselin (B) ile gösterilen kısmına yönelik olarak mahkemenin 02.07.2009 tarihli kararı bozulmuş olduğu halde hükmün davanın tamamına yönelik olarak reddine karar verilmiş olduğu sonucu çıkarılacak şekilde yazılmış olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1. fıkrasının tamamen kaldırılarak bunun yerine “Çekişmeli 53 parsel sayılı taşınmazın (A ) ile gösterilen 292 m2’lik kısmana yönelik hüküm 20. Hukuk Dairesinin 09.11.2009 tarih 2009/14758-16396 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiş olduğundan bu kısma yönelik yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, (B) ile gösterilen 9628 m2’lik kısma yönelik davanın reddine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 05/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.