Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8927 E. 2011/13997 K. 05.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8927
KARAR NO : 2011/13997
KARAR TARİHİ : 05.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … köyü 179 ada 1 parsel sayılı 1114,30 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi netliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, 179 ada 1 parselin tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılan ve 11.9.1998 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; mahallinde 09.05.2008 tarihinde yapılan keşif sırasında keşif günü itibarıyla ekili ya da sürülü olmadığı, içinde orman ağaç ve ağaççığının bulunmadığı ve içinde ceviz, fındık ve kiraz fidanlarının bulunduğu mahkemece gözlenmiş ve keşif tutanağına yazılmıştır. Keşif sırasında dinlenen orman bilirkişi ve fenni bilirkişi tarafından düzenlenen 10.06.2008 havale tarihli raporda ise taşınmaz içinde orman ağaç ve ağaççığı bulunmayıp kadim kültür arazisi niteliğinde olduğu ve kısmen fiğ ekili olup içinde ceviz, kiraz ve fındık fidanlarının dikili olduğu bildirilmiştir. Aynı keşif sırasında dinlenen ziraatcı bilirkişi tarafından düzenlenen 14.05.2008 havale tarihli bilirkişi raporunda ise taşınmaz üzerinde 2-3 yıl önce teras çalışmaları yapılarak düz bir satıh haline getirildiği, taşınmazın ham toprak niteliğinde bulunduğu, sınırında yer olan orman ile ayni toprak yapısında bulunduğu ve 300 m2’lik kısmının fiğ ekili olduğu bu kısım dışında toprak işlemesi yapılmadığı, muhtelif yerlerinde 2 yaşlı meyve (fındık, ceviz, kiraz) ağaçlarını bulunduğu ve sonuç olarak taşınmazın ham toprak niteliğinde bulunduğu bildirilmiştir.
Belirlenen bu bulgulara göre ziraatcı bilirkişi raporu ile orman – fen bilirkişi raporu birbiri ile çelişkili olup, çelişkili bu raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmaza komşu 179 ada 2, 176 ada 1, 6, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri ile itirazlı iseler dava dosyaları, eğer kesinleşmiş iseler kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları getirtilerek önceki bilirkişiler dışında önceki bilirkişiler dışında üç ziraatcı bilirkişi ve bir fen elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı, parselin öncesinin ne olduğu, imar-ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyedliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü ve taşınmazın fiili durumu belirlenmeli ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 05/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.