YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8999
KARAR NO : 2011/8969
KARAR TARİHİ : 07.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1994 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasındaki çalışmalarda … ili, Eşme ilçesi, … köyü 109 ada 33 parsel sayılı 5900,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfı ile sınırlandırılmıştır. Çekişmeli taşınmaz ile ilgili olarak Uşak Mera komisyonu tarafından 4342 sayılı Yasaya göre alınan mera tahsis kararı 13/11/2008 tarihinde askı ilanına çıkarılmıştır. Davacı, Orman Yönetimi, dava konusu çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla Mera Komisyon kararına itiraz etmiş, yapılan itirazın reddedilmesi nedeniyle de mera tahsis kararının iptali için dava açmıştır. Mahkemece, 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera tahsis komisyon kararının iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kadastro tespit askı ilan tarihi üzerinden, 5841 sayılı yasanın 2 inci maddesi ile değişik 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, 5841 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 3402 sayılı Yasanın 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen üçüncü tümcesinde yer alan “iddia ve taşınmazın niteliğine …” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 gün ve 2009/31-77 sayılı kararıyla iptal edilmiş olup, Anayasa Mahkemesinin aynı gün ve 2009/31-27 sayılı kararıyla da, “…bu madde ve ibarenin, uygulamasından doğacak sonradan giderilmesi güç veya olanaksız durum ve zararların önlenmesi ve iptal kararının sonuçsuz kalmaması için kararın Resmî Gazete’de yayımlanacağı güne kadar YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASINA” karar verilmiş ve bu karar 02 Haziran 2011 günlü ve 27952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin sözü edilen iptal kararının yürürlüğe girdiği Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2011 gün ve 2011/1-361 Esas ve 2011/390 Karar sayılı kararında da kabul edilmiştir.
Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.11.1988 gün 1988/1-825 E. ve 1988/964 K.; 06.05.1992 gün 1992/1-187 E. ve 1992/295 K.; 24.03.1999 gün ve 1999/1-170 E. 1999167 K.; 22.09.1999 gün ve 1999/1-568 E. 1999/569 K.; 27.02.2002 gün ve 2002/1-19 E. 2002/97 K.; 09.06.2004 gün ve 2004/1-335 E. 2004/354 K.; Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 09.12.2006 gün ve 2006/4206 – 4268; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 11.03.2008 gün ve 2008/1911-3034; 20. Hukuk Dairesinin 03.04.2008 gün ve 2008/1564-5261, 27.06.2008 gün ve 2008/4257-9287, 09.10.2008 gün ve 2008/8409- 12530, 20.01.2009 gün ve 2008/15375-519 sayılı kararlarında
değinildiği üzere, gerek 766 sayılı Yasanın 31/2. maddesi ve gerekse 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde, özel mülkiyete konu olamayacak, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler hakkında Hazine tarafından açılacak davaların 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığı hususu yerleşmiş Yargıtay Kararları ile istikrarlı bir şekilde uygulanmaktadır. Somut olayda, çekişmeli taşınmazın devlet ormanı niteliği ile Hazine adına tapuya tescili talep edildiğinden ve Anaya Mahkemesince “iddia ve taşınmazın niteliğine” ibaresinin iptaline ve yürürlüğünün durdurulması kararı oluşan mevcut durum karşısında mahkemece yargılamaya devam edilip, tarafların sav ve savunmaları ile delilleri sorulup, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 07/07/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.