Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/9083 E. 2011/9881 K. 14.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9083
KARAR NO : 2011/9881
KARAR TARİHİ : 14.09.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve … Bilgen mirasçıları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 20.11.2003 gün ve 8867-8493 sayılı kararı özetle; “Kadastro sırasında … Köyü, 165 parsel sayılı 94.600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle Ağustos 1958 tarih 220 ve 221, Ağustos 1959 tarih 366 ve 367, Ekim 1960 tarih 116 ve 117, Haziran 1959 tarih 161 ve 162, Nisan 1966 tarih 16 ve 17 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldığı, … kadastrosunda 172 parsel numarasıyla tesbit edilmiş ise de, … mülki hudutları dışında kaldığından bu tesbitin iptal edildiğinden söz edilerek müştereken … ve arkadaşları adına, … köyü 142 parsel sayılı 1 287 100 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle Aralık 1957 tarih 33, 26, 41, 38 sıra numaralı tapu kayıtları ile öncesi … kadastrosunda 171 ve 131 parseller iken … mülki hudutları dışında olduğu belirlenerek, kadastro tesbitlerinin iptal edildiğinden de söz edilerek müştereken, … ve arkadaşları adına tesbit edilmiş, tesbite … 171 parsel yönünden … ve … …, … köyü 142 parsel yönünden ise Hazine, … ve bir kısım gerçek kişi itiraz etmiş,
… köyü 143 parsel sayılı 27400 m2 ve 95 parsel sayılı 654 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise … kadastrosunda 131 ve 171 parsel sayısı ile kadastro tesbit tutanağı düzenlendiği, taşınmazların … mülki hudutları dışında olduğu belirlendiğinden bu tesbitlerin iptal edildiği, … kadastrosundan sonra DSİ Genel müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığı ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/847 esasına kayıtlı dosyada dava konusu olduğundan da söz edilerek, Kanal niteliğiyle malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiş,
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1952/116 esasına kayıtlı, … oğlu … mirasçıları … ve …’in davalı Hazine aleyhine, Mart 1313 tarih 19, 22, 23, 29, 30, Ağustos 1337 tarih 129 , Mart 1337 tarih 29, 42, 63, 32, 45, 60 ve 33, Mart 1333 tarih 96, 59, 39, 52, 53 sıra numarasına kayıtlı tapuları kapsamında kalan taşınmazlarının hudutlarına göre, yüzölçümlerinden fazla yer kapladığı, kapsamında kalan bir kısım yerlerin, Hazine tarafından 4753 ve 5618 sayılı yasalar uyarınca Hazine adına tapuya tescil edildiği, Hazine adına bu yolla oluşan Kasım 1951 tarih 250, 323, 327, 341 ve 351 sıra numaralı tapu kayıtlarının iptali istemiyle açtıkları dava, çekişmeli yerler için kadastro tesbit tutanağı düzenlendiğinden Kadastro mahkemesine devredilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesindeki yargılamada; dava … ve müştereklerine ihbar edilmiş, Dava Hazinece tevzii yapılan … ve arkadaşlarına yaygınlaştırılmıştır.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/847 esasına kayıtlı Davacı … tarafından oğlu olan davalı … aleyhine açılan men-i müdahale davası Kadastro mahkemesine devredilmiştir.
Orman Yönetimi, … köyü 165 parselin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, Kadastro tesbitine itiraz davası açmış, …., … ve … taşınmazı tapu maliklerinden 17.08.1967 tarihinde noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesiyle devraldıklarından söz ederek adlarına tapuya tescili iddiasıyla davaya katılmışlardır.
… ve … 31.05.1971’de Mayıs 1969 tarih 89 ila 101 sıra numaralı tapu kaydına tutunarak taşınmazların payları oranında, … ise 24.09.1973 tarihinde, … payını satın aldığından söz ederek payı oranında taşınmazların adına tapuya tescili iddiasıyla davaya katılmışlar, davalar bir dosya üzerinde birleştirilmiştir.
Mahkemece … , … ve Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne, …’nın davasının reddine, … köyü 164 parselle ilgili kadastro tesbit tutanağı bulunamadığından, yeniden düzenlenmesi için karar kesinleştiğinde Kadastro Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmasına, … köyü 165 parselin tesbit gibi tesbit malikleri adına, 95 parselin tarla niteliğiyle Hazine, 143 parselin 08.07.2002 tarihli fen elemanı bilirkişi krokisinde 143/A ile gösterilen 2194.19 m2 bölümünün tarla niteliğiyle Hazine, 143 olarak gösterilen 25205 m2 bölümünün ise 1/2’şer pay ile … ve … Bilgen adına tapuya tesciline,
… köyü, 143 parselin bilirkişiler … ve …’ın düzenlediği krokide (B, D ve M ) ile gösterilen toplam 490 635.05 m2 , (N) ile gösterilen 13 993.96 m2, bölümlerin ORMAN NİTELİĞİYLE Hazine, (A) ile gösterilen 109 287.56 m2 ve (C) ile gösterilen 37 692. 96 bölümün tarla niteliğiyle HAZİNE, aynı krokide, (K) ile gösterilen 558 976. 45 m2, (E) ile gösterilen 196.56 m2, (G) ile gösterilen 4188.34 m2, (H) ile gösterilen 18 305.08, (F) ile gösterilen 1122.56 m2 bölümlerin, 1/2 payının …, 1/2 payının da … adlarına TAPUYA TESCİLİNE, karar verilmiş, hüküm, Orman Yönetimi, Hazine, …., … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
1- Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 5. Bendinde her ne kadar 142 parselden söz edilmiş ise de, dosya kapsamına, kararın dayandığı fen elemanı bilirkişi raporu, gerekçe ve yargılamanın sonuçlandırıldığı son oturumda 5. bendde 143 parselle ilgili hüküm kurulmuş olması gözetildiğinde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 5. bendinde, 143 parsel yerine sehven 142 parsel numarası yazıldığı anlaşılmaktadır. Resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli … köyü 143 parsel sayılı taşınmazın 08.07.2002 tarihli fen elemanı bilirkişiler … ve … tarafından düzenlenen krokide, (B), (D) ve (M) ile gösterilen toplam
490 635.05 m2 ve (N) ile gösterilen 13 993.96 m2, bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu, 4785 sayılı yasa gereği devletleştirilen orman alanlarında kalan tapu kayıtlarının hukuki değerlerini yitireceği, devlet ormanlarından tapu ve zilyetlikle yer edinilemeyeceği belirlenerek, gerçek kişilerin davalarının reddine ve bu bölümlerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, Hazine ve gerçek kişilerin bu bölümlere ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- … oğlu …. mirasçıları … ve …. davalı Hazine aleyhine, Mart 1313 tarih 19, 22, 23, 29 , 30, Ağustos 1337 tarih 129 , Mart 1337 tarih 29, 42, 63, 32, 45, 60 ve 33, Mart 1333 tarih 96, 59, 39, 52, 53 sıra numarasına kayıtlı tapuları kapsamında kalan taşınmazlarının hudutlarına göre yüzölçümlerinden fazla yer kapladığı, kapsamında kalan bir kısım yerlerin, Hazine tarafından 4753 ve 5618 sayılı yasalar uyarınca Hazine adına tapuya tescil edildiği, Hazine adına bu yolla oluşan Kasım 1951 tarih 250, 323, 327, 341 ve 351 sıra numaralı tapu kayıtlarının iptali istemiyle dava açmışlardır. Yargılama sırasında davacı gerçek kişilerin tutunduğu tapu kayıtlarının tedavülleri esas alınarak, çekişmeli … köyü 142, 143, 95, 164 ve 165 parseller için tesbit tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve revizyonları getirtilmeden, pay sahipleri belirlenmeden ve usulünce uygulanmadan, 4753 ve 5618 Sayılı Yasa Hükümlerine göre, Hazine adına ihdasen oluşturulan tapu kayıtları krokisinden de istifade edilerek uygulanıp, Hazine adına oluşturulan tapu kayıtları kapsamındaki yer belirlenmiş, bu tapu kaydı kapsamında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenen bölümler tarla niteliğiyle Hazine yine, Hazine adına kayıtlı tapu kapsamında kalmadığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenen bölümlerin ise 1/2’şer pay ile davacılar … mirasçıları … bilgen ve … Bilgen adlarına tesciline karar verilmiştir.
… köyü 164 parselin kadastro tesbit tutanağının bulunamadığı gerekçesiyle bu parsel için yeniden tutanak düzenlenmesi için karar kesinleştiğinde dosyanın Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir. Oysa çekişmeli 164 parselin çekişmeli diğer 142, 143, 165 ve 95 parseller ile aynı kökten geldiği anlaşılan tapu kayıtları kapsamında kaldığı iddia edildiği gibi, mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Davalar arasında irtibat bulunup davalar birlikte görülmelidir.
O halde, Mahkemece kadastro tesbit tarihine göre, tesbit tarihinde görev yapın teknik elemanların şimdi görev yapamayacağı düşünülerek, yeniden görevlendirilecek teknik elemanları çalışma alanına gönderilip, askı ilan cetveli, bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ile diğer fenni belgelerden yararlanmak ve köy muhtarı ile varsa tesbit tarihindeki bilirkişilerin (ölmüş ve köyden ayrılmışlar ise yeniden seçilerek) beyanlarına istinaden, tapulama sırasındaki tesbit aynen muhafaza edilmek ve kayboluş nedenide açıklanmak suretiyle Şeyören köyü 164. Parselin tesbit tutanağı ihya edilip, 30 günlük askı ilanına alınmadan, varsa komisyon kararı ve sair belge örnekleri de eklenerek tesbit tutanağı ihya edilmeli ve dosyaya konulmalı, resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla bu parselin orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmeli,
Davacı tarafın tutunduğu tüm tapu kayıtları, ilk tesisinden itibaren sınır ve miktar değişikliklerini evrakı müsbitesi ile birlikte içerecek biçimde tüm tedavülleri ve revizyonları belirlenip getirtilmeli, gerekirse tapu kayıtları bilirkişiye tevdi edilerek pay hesabı yaptırılmalı,olanaklı ise önceki fen elemanı bilirkişiler, değil ise yeniden tayin edilecek üç harita mühendisi veya bulunamaz ise üç fen elemanı bilirkişi vasıtasıyla çekişmeli 142, 143, 165 ve 95 parsellerde yeniden yapılacak keşifte, davacı ve müdahil gerçek kişilerin tutunduğu tapu kayıtları, iptali istenen Hazine tapusu, yeterince yaşlı bilirkişiler vasıtasıyla zemine uygulanmalı, sınırları itibariyle kapsamları belirlenmeli, bilinmeyen sınırlar konusunda tarafların göstereceği tanıklar dinlenmeli, Hazine tapusunun sonraki tarihte oluşturulduğu gözetilmeli, tevzii yoluyla oluşturulan müfrez kayıtların kapsamı belirlenmeli, taşınmazların hangi bölümlerinin kimin tarafından kullanıldığı saptanmalı, davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtları değişebilir nitelikte sınırlar içerip, 3402 sayılı yasanın 20/C maddesi gereğince kapsamları yüzölçümlerine değer verilerek saptanacağından sabit şahıs, yol ve dere sınırlarından başlanarak uygulanıp kayıtların yüzölçümü ile kapsadığı alanlar belirlenmeli, bilirkişilere kayıt uygulamasını gösteren ayrıntılı uygulamaya dayalı kroki düzenlettirilmeli, bilirkişi Orman Yüksek Mühendisi Menduh …’un düzenlediği 27.10.1998 havale tarihli rapor ve kroki uygulanarak bu kroki ile birleştirilmeli, tapu kayıtlarının yüzölçümü ile geçerli kapsamında kalan ve Orman Yüksek Mühendisi bilirkişi …’un düzenlediği 27.10.1998 havale tarihli rapor ve krokide orman sayılan yerlerden olduğu belirlenen yerler için gerçek kişilerin davası reddedilmeli ve bu bölümler ile kayıt miktar fazlası bölümlerin tapu kayıtlarının oluşturulduğu tarihten memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planlarının oluşturulduğu tarihe kadar sınırdaki devlet ormanından açıldığı kabul edilerek bu bölümlerin de orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmeli, bilirkişi Orman Yüksek Mühendisi …’un düzenlediği 27.10.1998 havale tarihli rapor ve krokide orman
sayılmayan yerlerden olduğu ve tapu kayıtları kapsamında kalan yerlerin, tapu kayıtlarındaki tesbit tarihine kadar ki tapu kaydı, noter senedi yada köy senetleri ile yapılan tasarruflar, tesbit tarihinden sonra, tapu yoluyla yapılan tasarruflar ve DSİ Genel Müdürlüğü’nün yaptığı kanal kamulaştırmaları gözetilerek, 3402 Sayılı Yasanın 30 ve 40. maddeleriyle belirlenen esaslara göre resen yapılacak araştırma sonucu, tapu malikleri ; tapu kaydı kapsamında kalmadığı belirlenen yerlerin ise, Hazine tapusu ve tasarruf durumu gözetilerek 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi hükmüne göre hak sahipleri adına tapuya tesciline karar verilmelidir.
SONUÇ: 1. Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle müdahil gerçek kişiler ile Hazinenin, … köyü, 143 parselin bilirkişiler … ve …’ın düzenlediği krokide (B, D ve M ) ile gösterilen toplam 490 635.05 m2, (N) ile gösterilen 13 993.96 m2, bölümlerine ilişkin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda 2. bendde açıklanan nedenlerle Hazine, Orman Yönetimi ve müdahil gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile, … köyü 164, 142, 143, 165 ve 95. parsellere ilişkin hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA” şeklindedir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra , davanın kısmen kabulüne, … Köyü 164 parselin ORMAN niteliğiyle hazine adına tesciline,
95 parselin tamamı ile 143 parselin 21.01.2010 tarihli krokide A ve B işaretli kısımlarının kanal niteliğiyle Hazine adına tesciline,
142 parselin B,D,L,M N işaretli bölümünün ORMAN niteliğiyle hazine adına tesciline,
142 parselin A,E,C,K işaretli bölümlerinin hüküm yerinde gösterilen paylar oranında gerçek kişiler adına tesciline,
165 parselin tamamının hüküm yerinde gösterilen paylar oranında gerçek kişiler adına tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre DAVA KADASTRO TESBİTİNE İTİRAZA İLİŞKİNDİR.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce ORMAN KADASTROSU YAPILMAMIŞTIR.
1.Davacı … mirasçılarının, bozma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda orman olan taşınmaz miktarının arttığı ve bunun kazanılmış hak ilkesine aykırı olduğu yönündeki temyiz itirazları bakımından;mahkemece bozmadan önceki kararda 143 parselin B,D,M (490.635 m2) ve N (13.993 m2) işaretli bölümlerinin orman niteliği ile hazine adına tesciline karar verilmiş olduğu halde , bozma sonrası yapılan yargılama sırasında hesaplanan yüzölçümlerin hatalı olduğunun anlaşılması üzerine ve ayrıca önceki yargılama sırasında tutanak düzenlenmediği gerekçesiyle incelenmeyen 164 parsel üzerinde yapılan araştırma inceleme sonucu bu taşınmazın da orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşılması nedeniyle 164 parselde P (31.777 m2) ve R (6141 m2) bölümleri ile 143 parselde B,D,L,M (483.230 m2) ve N (9616 m2) bölümlerinin orman niteliği ile hazine adına tesciline karar verilmiş 143 parselde orman alanlarının toplam yüzölçümü artmış ise de geometrik şekil değişmemiştir.Ayrıca 95 parsel ile 143 parselin kanal niteliğiyle hazine adına tesciline karar verilmesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bozma kararına uyulmakla taraflar lehine kazanılmış hak ve mahkemeye de bozma gereklerini yerini getirme yükümlülüğü doğar. Ancak bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki ; mahkemece Hazinenin tutunduğu tapu kayıtlarına değil, davacı gerçek kişilerin tutunduğu eski tarihli tapu ayıtlarına üstünlük tanınarak ve bu kayıtların 142 ve 165 parsel sayılı taşınmazlara uyduğu kabul edilerek karar verilmişse de,fen bilirkişi … ve arkadaşları tarafından hazırlanan 22.01.2010 havale tarihli raporda tapu kayıtlarında gösterilen sınırların çekişmeli taşınmazlara kesin olarak uyduğundan değil, “uyuyor olabileceğinden” sözedilmiştir. Örneğin;
Mart 1313 tarih 19, Mart 1333 tarih 42,63,64 numaralı tapu kayıtlarının batısında okunan “Küçük Çalto” sınırının 142 parselin batısındaki kısmen çalılık yer olabileceği, yine Mart 1313 tarih 23, Mart 1333 tarih 46,59,68 tarihli tapu kayıtlarının doğusunda okunan “… Ağanın Yalaklığı” ve kuzeyinde okunan “Bali Dayının Buğdaylığı” yazılı yerlerin 142 parsel içinde eskiden var olan … içinde olabileceği, yine 165 parsele uyduğu kabul edilen doğusu:… Çavuş Arpalığı, batısı: Göl yeri, kuzeyi:kuhi(orman),güneyi:… Hatun tarlası okuyan Mart 1313 tarih 29, Mart 1333 tarih 52,53,74 ve devamı nitelikte tapu kayıtlarının doğu sınırında yazılı yerin 142 parsel içindeki … olabileceği, batıda yazılı göl yerinin de eskiden mandalarına istirahat yeri olan bataklık kesimler olabileceği açıklandıktan sonra , bu sınırlar krokide tam ters yönde, göl yeri kuzey doğuda, 142 parsel batıda kalacak şekilde işaretlenmiştir. Bu durumda tapu kayıtlarının çekişmeli 142 ve 165 parsele ait olup olmadığı konusunda tereddüt oluşmaktadır.Kaldı ki tapu kayıtlarının taşınmazlara uyduğu kabul edilse dahi tamamı değişir sınırlar içermekte ve taşınmazların sınırında, eldeki dava nedeniyle tahdidi kesinleşmemiş orman sınırı bulunmaktadır.Uzman bilirkişi raporunda orman kadastro sınırı yeşil çizgi ile gösterilmişse de Orijinal orman kadastro haritası ve komşu parsel tutanakları getirtilip uygulanmadığından bu sınır da denetlenememektedir. 3402 sayılı yasanın 20/c maddesine göre değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlar içeren tapu kayıtlarının kapsamı miktarı ile geçerlidir. Mahkemece taşınmazlara uyduğu dahi şüpheli olan kayıtların miktarından çok fazlasının gerçek kişiler adına tesciline karar verilmiştir.
O halde mahkemece yeniden yapılacak keşifte, davacıların tutundukları tüm tapu kayıtları ilk oluşumlarından itibaren tüm gittileriyle, yeterince yaşlı bilirkişiler yardımıyla uygulanmalı,kesinleşmemiş orman kadastro haritası da getirtilip, orman sınırının nereden başladığı krokide gösterilmeli, komşu parsel tutanakları getirtilerek, özellikle de doğudaki 192 parselin niteliği belirlenmeli ve krokiye işlenmeli, kayıtların taşınmazlara uyup uymadığı, uyuyorsa kapsamı sabit yol sınırından başlanarak 3402 sayılı yasanın 20/C maddesine göre tespit edilmeli,böylece 3402 sayılı yasanın 30. maddesine göre resen toplanan ve tarafların göstereceği deliller ışığında gerçek hak sahipleri belirlenmelidir.Böylesine bir inceleme yapılmaksızın yetersiz araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması ve 142 parselde H işaretli bölüm hakkında da hiç hüküm kurulmaması isabetsizdir.
SONUÇ: 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı … mirasçılarının temyiz itirazlarının REDDİNE,
2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 14.09.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.