Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/91 E. 2011/2798 K. 16.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/91
KARAR NO : 2011/2798
KARAR TARİHİ : 16.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali, tescil, elatmanın önlenmesi ve beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

1964 yılında yapılan kadastro sırasında, … İlçesi … Köyü 2153 parsel sayılı 3.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile taşınmazın … çocukları … ve …’ın zilyetliğinde iken …’ın ölümüyle eşi … ve çocukları …, …, …, … ve …’yı bıraktığı, …’ın ölümüyle çocukları … ve …’yı bıraktığından söz edilerek … kızı …, … çocukları …, …, …, … ve …, … çocukları … ve … adlarına tespit edilmiş, itirazsız kesinleşmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığından tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili, davalıların el atmalarının önlenmesine ve beyanlar hanesindeki tüm şerhlerin silinmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davacı … Yönetiminin dava dilekçesinde davalıların isim, adres ve kimlik bilgilerini, dava dilekçesindeki zorunlu unsurlardan biri olan davalı ismi ve bilgilerinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş , hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali, tescil ve el atmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1944 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 03.12.1945 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1957 yılında arazi kadastrosu, 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 23.08.1991 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın tapu maliklerinin adreslerini ve mirasçılarını tespit edemediğinden dava dilekçesine davalı olarak … kızı … mirasçıları, … kızı … mirasçıları, … kızı … mirasçıları, … kızı Asiye mirasçıları, … kızı … mirasçıları, … kızı … mirasçıları, … kızı … mirasçıları ve … kızı … mirasçıları yazarak temyize konu davayı açmıştır. Mahkemece yaptırılan zabıta araştırması sonucu da davalı olarak gösterilen kişilerin ve mirasçılarının kimler oldukları ve adresleri tespit edilememiştir.
Budurumda; mahkemece, öncelikle nüfus müdürlüğünden çekişmeli taşınmazın tapu kayıt maliklerinin aile nüfus kayıt tablolarının istenmesi, tapu sicil müdürlüğünden adreslerinin sorulması, sağ olmaları halinde tapu maliklerinin, ölmüş ve mirasçıları var ise mirasçılarının, hiç mirasçılarının bulunmadığının belirlenmesi halinde mirasın Devlete kalacağı gözetilerek Hazinenin davaya katılımları sağlanarak yargılamaya devam edilmesi, mirasçılarının bilinmemesi halinde ise orman yönetimine, çekişmeli taşınmazın tapu kayıt maliklerine kayyım tayin ettirilmek üzere süre verilmesi ve tayin edilecek kayyımlar huzuruyla davaya devam edilmesi gerekirken davacı … Yönetiminin dava dilekçesinde davalıların isim, adres ve kimlik bilgileri bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 16/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.