YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9240
KARAR NO : 2011/9692
KARAR TARİHİ : 13.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi 14.12.2004 tarihli dilekçesiyle, … köyü 1841 sayılı parselin yörede yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalı adına yolsuz oluşan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, çekişmeli … köyü 1841 sayılı parselin fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 12.07.2010 tarihli krokide sarıya boyanıp (B1) ve maviye boyanıp (D) ile gösterilen 67 m2 bölümlerin tapu kaydının iptal edilerek bu kısmın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt tesciline, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından redde konu bölümüne ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın daha sonra arazi kadastrosu yoluyla oluşturulan tapu kaydının iptal ve orman niteliğiyle tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında ilk tahdidin aplikasyonu ve Muratpaşa Vakfının tapulu taşınmazları yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğünün itirazı üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile tahdidi iptal edilen yerler hakkında yapılan ormanların kadastrosu çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, bu işlemlere karşı yapılan itirazları inceleyen 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri de 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. Daha sonra 1988 yılında 36 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca aplikasyon ve sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış ve 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
Dava konusu … köyü 1841 sayılı parsel 1988 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda, 754 m2 yüzölçümünde tarla niteliğiyle, dava dışı 1835 ila 1844 sayılı parsellerle bir bütün olduğundan söz edilerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiş, Vakıflar Yönetiminin tapuya dayalı olarak açtığı davasının feragat nedeniyle reddine ilişkin Kadastro Mahkemesi kararının kesinleşmesi sonucu aynı kişi adına 12.03.1992 tarihinde tapuya tescil edilmiştir.
Davacı sıfatıyla … tarafından davalı Hazine ve Orman Yönetimi aleyhine 04.04.2002 tarihinde, … köyü 1839 sayılı parselin orman sınırları içinde olduğu halde, orman sınırları içinde bırakılmak suretiyle orman yönetiminin yarattığı sataşmanın önlenmesi istemiyle dava açtığı, Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.11.2004 gün ve 2002/360-476 sayılı, orman sınır hattının ekli bilirkişi krokisinde kırmızı ile gösterilen hat olduğunun tesbit edilmesine ve uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine ilişkin kararının taraflarca temyiz edildiği, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05.4.2007 gün ve 2007/2034-4478 sayılı kararı ile orman sınır hattının çekişmeli … köyü 1841 sayılı parselin bulunduğu yerdeki kesinleşmiş orman kadastro sınırının, Orman Yüksek Mühendisi …ve fen bilirkişi … Aypar tarafından düzenlenen 01.07.2004 tarihli rapora ekli 1/1000 ölçekli krokide kırmızı kalemle çizilerek gösterilen hat olduğunun tesbiti ile uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine, davacı gerçek kişinin, orman sınır hattının aynı krokide yeşil ile çizilerek gösterilen hattı olduğunun tesbitine ilişkin isteminin REDDİNE şeklinde düzeltilerek onandığı, davacının karar düzeltme isteminin aynı Dairenin 01.11.2007 gün ve 2007/14369-13535 sayılı kararı ile red edildikten sonra kesinleştiği, sanık …’in 27.04.2000 tarihinde orman işgal suçunu işlediğinden söz edilerek cezalandırılması için açılan kamu davası sonunda, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli 1841 sayılı parselin 67 m2 ve bu bahçe içindeki sanığa ait evinde 47 m2 bölümünün kesinleşmiş orman sınırları içinde olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, sanığın mahkumiyetine ilişkin Antalya Sulh Ceza Mahkemesinin 19.09.2011 gün ve 2000/922-1535 sayılı kararının temyiz edilmeden 19.10.2001 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş mahkeme kararları ve orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen raporlarla çekişmeli parselin tamamının 1942 yılında yapılıp kesinleşene orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, Fen Bilirkişi Harita Mühendisi bilirkişi . … tarafından düzenlenen 12.07.2010 tarihli ek rapor ve krokide parsel üzerindeki evin (D1) ile gösterilen 44 m2, (D2) ile gösterilen 20 m2 bölümleri ile bahçe olarak kullanılan (B1) işaretli 23 m2, (B2) işaretli 23 m2 bölümlerinin orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1989 yılındaki işlemde durumunun değişmediği, 1990 yılında düzenlenen mutabakat hattına göre tamamının orman sınırları dışında bırakıldığı, 1952 yılında makiye ayırma komisyonunca makiye ayrıldığı, Antalya 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2000/922-2001/1535 sayılı dosyasında orman sınırları içinde olduğu kabul edilen bölümlerin ek krokide (D1) ve (B1) ile gösterilen bölümler olduğu, parselin diğer bölümünün bu kararda orman sınırları dışında kabul edildiği, yine orman sınırlamasına itiraza ilişkin Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/360-2004/476 esasına kayıtlı dosyada da 1976 orman sınır hattının 12.07.2010 tarihli ek bilirkişi krokisinde yeşil ile gösterilen bölüm olduğunun kabul edildiği, şu hale göre çekişmeli parselin, Harita Mühendisi bilirkişi … tarafından düzenlenen 12.07.2010 günlü ek rapor ve krokide D1+D2 ve B1+B2 ile gösterilen bölümlerinin orman kadastrosu sınırları içinde, çekişmeli parselin boyanmamış ve harfle işaretlenmemiş diğer bölümünün tamamının ise orman kadastrosu sınırları dışında olduğu belirlenerek, yazılı olduğu biçimde davanın kısmen kabulüyle, Harita Mühendisi bilirkişi … tarafından düzenlenen 12.07.2010 günlü ek rapor ve krokide D1+D2 ve B1+B2 ile gösterilen bölümlere ilişkin davanın kabulüne, parselin diğer bölümüne ilişkin davanın ise reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … Yönetiminin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.