YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/925
KARAR NO : 2011/1702
KARAR TARİHİ : 24.02.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
5831 sayılı Yasanın 8 ve 3402 sayılı Yasanın Ek-4 maddesine göre yapılan kadastroda, … köyü … Mevkii 102 ada 34 parsel sayılı 2553,79 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ve eşit paylar ile 1955 doğumlu … ve 1947 doğumlu …’ın kullanımında olduğu beyanlara yazılarak Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … 24.05.2010 tarihli dilekçesiyle, parselin tek başına kendi kullanımındayken, hata ile kardeşi … … ile müşterek kullanımında olduğuna ilişkin şerh yazıldığı, bu şerhin iptali ile tek başına kendi kullanımında olduğunun yazılması istemiyle davalı olarak Kadastro Müdürlüğünü göstererek dava açmıştır. Davalı … … 13.07.2010 tarihli celsede, aralarında taksim yaptıkları çekişmeli parselin tek başına davacı kardeşi Melahat Kocaya düştüğü ve tek başına onun zilyetliğinde olduğunu, davayı kabul ettiğini bildirmiştir. Mahkemece davanın kabul nedeniyle KABULÜNE, çekişmeli Alıylı köyü 102 ada 34 sayılı parselin tesbit gibi Hazine adına tapuya tesciline, 102 ada 34 sayılı çekişmeli parselin tamamının davacı … kızı … nın kullanımında olduğuna ilişkin şerh yazılmasına beyanlar hanesinde … olan … oğlu … … kullanımında olduğuna ilişkin şerhin silinmesine karar verilmiş, hüküm Kadastro Müdürlüğüne vekaleten Hazine vekili tarafından, davalı sıfatlarının bulunmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğine değinerek temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek-4 maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
Çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken 683 Sayılı Yasanın 1744, 2896 yada 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi gereğince bu niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edildikten sonra 5831 Sayılı Yasa ile değiş 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesine göre kullanım durumuna göre kadastrosunun yapıldığı yönünde taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık taşınmazı kimin kullandığına ve beyanlar hanesine taşınmazı kullanan olarak kimin yazılacağına ilişkindir.
5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen EK 4/1 madde gereğince “ 6831 sayılı Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan
yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil…” edilir.
Kadastro tesbit tutanağının beyanlar hanesine yazılan muhdesata ve kullanıma ilişkin şerhlerin silinmesi yada değiştirilmesi istemiyle açılan davalarda davalı sıfatı, tesbit malikinin yanı sıra yararına şerh konulan kişiye ait olup, aralarında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Bu tür davalarda Kadastro Müdürlüğünün davalı sıfatı yoktur. Davanın tesbit maliki ile yararına şerh yazılan kişiye karşı birlikte açılması gerekli ve yeterlidir. Davanın tesbit maliki yada muhdesat sahibi yada kullanıcı olarak gösterilen kişilerden sadece biri aleyhine açılması halinde, davalı sıfatının bulunmadığından değil, davalı tarafın eksikliğinden söz edilebileceğinden, davacı tarafa davasını eksik olan davalıya yönlendirilmesi için olanak tanınmalıdır. Bu davanın genişletilmesi anlamına gelmez. Beyanlar hanesindeki kullanıcının yanlış olduğu iddiasıyla açılan davada Kadastro Müdürlüğünün taraf sıfatı bulunmayıp, Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmelidir.
Diğer taraftan, açılan dava nedeniyle çekişmeli parselin kadastro tesbiti kesinleşmemiş, tesbit tutanağı mahkemeye gönderilmiştir. 3402 sayılı Yasanın 1. Maddesi gereğince Kadastro Mahkemesinin, Medeni Yasanın öngördüğü biçimde doğru sicil oluşturma görevi vardır. Başka bir deyişle, uyuşmazlığın esası hakkında karar verirken, çekişmeli parselin hangi nitelikte, miktarda ve kimin adına tapuya tescil edileceğine, beyanlar hanesinde hangi şerhlere yer verileceğine tereddüte yer bırakmayacak biçimde karar vermelidir.
Bu hususlar gözetilerek, mahkemece davacı tarafa davasını tesbit maliki Hazineye yönlendirmesi için olanak tanınması, davanın Hazineye yaygınlaştırılması halinde davaya devamla, tarafların iddia ve savunmaları sorularak, oluşacak sonuca göre çekişmeli parsel için sicil oluşturulması, diğer bir ifadeyle tapuya tesciline ilişkin hüküm kurulması gerekirken, hazine taraf edilmeden davanın görülüp bitirilmesi ve çekişmeli parsel hakkında sicil oluşturulmaması, usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesin yer olmadığına 24/02/2011 günü oybirliği ile karar verildi