Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/9299 E. 2011/12887 K. 17.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9299
KARAR NO : 2011/12887
KARAR TARİHİ : 17.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … (…) mahallesi … mevkiinde bulunan toplam 3 parça taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Davanın devamı sırasında dava dilekçesini ıslah ederek toplam 48.590,5 m2 yüzölçümündeki taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2006/1936-5474 sayılı 21.04.2006 günlü kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, Orman Yönetimine 18.02.2003 tarihli dilekçesini harçlandırması için süre verilmeli, çekişmeli taşınmazları gösterir şekilde orijinal kadastro paftası, komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ve dayanak belgeleri, 4049 (ifraz sonucu 8298, 8299, 8300, 8301 parsel numaralarını aldığı anlaşılan 4049 parsel ve çevresinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma belgeleri ve haritaları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip usulüne uygun araştırma yapılması” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra yargılamaya devam edilmiş, davacı vekilinin 04.11.2008 günlü duruşmaya katılmaması ve üç aylık sürede yargılamanın yenilenmemesi gerekçesiyle H.Y.U.Y’nın 409/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1963-1967 tarihleri arasında yapılmış ve sonuçları 01.07.1967-31.07.1967 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 04.11.2008’de işlemden kaldırılan dosyanın üç ay içinde yenilenmemesi nedeniyle mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; davanın görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle reddine veya davanın nakline ya da açılmamış sayılmasına karar verildiğinde, yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretine dair istemlerin de mahkemece hüküm altına alınması zorunludur (25.04.1945 gün ve 1944/7-1945/9 sayılı İ.B.K., H.Y.Y. m. 323 ve m.332, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.7).
Somut olayda; davanın açılmamış sayılması kararı nihai kararlardan olup, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi durumunda davalı Hazine lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, edilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, 23.02.2009 günlü kararın hüküm bölümüne “Davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 500,00.- TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine” cümlesinin eklenerek düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 17/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.