Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/9435 E. 2011/8663 K. 05.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9435
KARAR NO : 2011/8663
KARAR TARİHİ : 05.07.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … köyü 143 ada 4 parsel sayılı taşınmaz, yörede 2002 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 5197,46 m2 yüzölçümü ile zeytinlik niteliğinde belgesiz zilyetliğe dayalı olarak davalı adına tespit edilmiş; Orman Yönetiminin, taşınmazın orman olduğu iddiası ile Hazine’ye karşı açmış olduğu dava husumet nedeniyle reddedilerek kesinleşmiştir.
Davacı … Yönetimi, bu kez 17/05/2005 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde aynı istemle dava açmış; mahkemece davanın kısmen kabulüne; çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A1) harfi ile gösterilen 366,082 m2 ve (A2) harfi ile gösterilen 125,184 m2’lik bölümlerin tapusunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescillerine, bu yerlere davalının el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1965 yılında seri usulle yapılıp sonuçları 25/10/1965 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1984 yılında evvelce sınırlaması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu ile 2896 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması, 1991 yılında ise 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamaları yapılmış ve bu çalışmalar da kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın kısmen orman kadastrosu dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 05/07/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.