Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/9478 E. 2011/9017 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9478
KARAR NO : 2011/9017
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 13.04.2004 gün ve 2004/3634-3797 sayılı bozma kararında; “… Köyü 505 sayılı parsel 7950 m2, 506 sayılı parsel 7500 m2, 507 sayılı parsel 6700 m2 tarla niteliği ile … … ve arkadaşları, 508 sayılı parsel 8350 m2, 509 sayılı parsel 2050 m2, 510 sayılı parsel 2050 m2, 525 sayılı parsel 13050 m2 tarla niteliği ile Hazine, 515 sayılı parsel 7500 m2 tarla niteliği ile … …, 536 sayılı parsel 35550 m2 tarla niteliği ile Ümmüş … ve arkadaşları, 537 sayılı parsel 9600 m2, 538 sayılı parsel 8550 m2, 539 sayılı parsel 4850 m2 tarla niteliği ile … … ve arkadaşları, 604 sayılı parsel 31450 m2 tarla niteliği ile … … ve arkadaşları, 611 sayılı parsel 72500 m2 tarla niteliği ile … …, 613 sayılı parsel 748.600 m2 tarla niteliği ile Hazine, 601 sayılı parsel 11800 m2 tarla niteliği ile … …, 602 sayılı parsel 8850 m2, 603 sayılı parsel 10700 m2 tarla niteliği ile … … ve arkadaşları, 595 sayılı parsel 22250 m2 tarla niteliği ile … ve … …, 599 sayılı parsel 37800 m2, 600 sayılı parsel 2900 m2 tarla niteliği ile … … ve arkadaşları, 556 sayılı parsel 8050 m2 tarla niteliği ile … …, 564 sayılı parsel 11000 m2 tarla niteliği ile … …, … …, 565 sayılı parsel 5400 m2 tarla niteliği ile … …, 594 sayılı parsel 13200 m2 tarla niteliği ile …-… …, 550 sayılı parsel 7000 m2 tarla niteliği ile … …, 553 sayılı parsel 11200 m2, 555 sayılı parsel 7200 m2 tarla niteliği ile … … …, 554 sayılı parsel 14300 m2 tarla niteliği ile … … …, 545 sayılı parsel 7900 m2 tarla niteliği ile … …, 549 sayılı parsel 4400 m2 tarla niteliği ile … …, 552 sayılı parsel 22400 m2 tarla niteliği ile … … adına 546 sayılı parsel ifraz sonucu 736 sayılı parsel de 10000 m2 tarla niteliği ile … … ve 737 sayılı parsel de 32200 m2 tarla niteliği ile … … adlarına tapuda kayıtlıdır. 527, 529, 531, 533 ve 535 sayılı parseller ise mera olarak özel siciline kaydedilmiştir. … Köyünde bulunan taşınmazlar ise; 534 sayılı parsel ve 1437 sayılı parsel olup bunlardan 534 sayılı parsel 5650 m2 tarla niteliği ile … … ve arkadaşları adına; 1437 sayılı parsel ise 417.800 m2 orman niteliği ile Hazine adına kayıtlıdır.
1) Mahkemece yapılan keşif, alınan raporlar, düzenlenen krokiler hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; parseller konumları itibariyle ayrı belgelerde bulunmaktadır. (… İlçesi, … Köyü-… İlçesi … Köyü) Bu şekilde ayrı ayrı yerlerde bulunan parseller için mahkemenin öncelikle ayrı idari sınırlar içindeki taşınmazların yeralması halinde (keşifte saptanacak duruma göre) yetki konusunu gözetmesi gerekir.
2) Yapılan uygulama ve inceleme yeterli değildir. Tahdit haritası ve tutanakları evvelce görev almış bilirkişiler dışında seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı eliyle yerine uygulanarak dava konusu olan tüm taşınmazların miktar, sınır ve konum olarak eksiksiz şekilde durumları belirlenip, ortak imzalı rapor ve kroki düzenlettirilip, oluşacak sonuca göre hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, XI nolu Mandatepe Devlet Ormanının yöz ölçümünün 845.000 m2 olmadığı, bu hesaplamanın hatalı yapıldığı, orman parseline komşu sınır parsellerinin ormana tecavüzlerinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ve bir kısım davalılar vekili tarafından vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1972 yılında orman kadastrosu yapılarak sonuçları 04.10.1972 tarihinde ilan edilip kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davacının davası reddedildiğine göre, davalılar …..ve …vekilinin sarf ettiği emek ve mesai dikkate alınarak lehine Avukatlık Asgari Ücret tarifesinde belirlenen esaslara göre vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi yanlış ise de, bu husus hükmün bozulmasına ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasına, “Davalılar …… ve… vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisine karşılık Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 500 Tl vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar … … ve …’a verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 07/07/2011 günü oybirliği ile karar verildi.