Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/9480 E. 2011/10093 K. 19.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9480
KARAR NO : 2011/10093
KARAR TARİHİ : 19.09.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman sınırlamasına ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … köyü .. mevki 113 ada 1 parsel sayılı 26035855.23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları, parsel içinde yer alan, içinde evinin de yer aldığı bir bölümün orman ve Hazine ile ilgisi olmadığını, yararına imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu, tesbitin iptalini ve adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine, krokide (A) ile gösterilen 367,70 m2’lik kısmın orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4/3. maddesi gereğince yapılmış, çekişmeli taşınmaz bu işlemde orman sınırları içinde bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve eski tarihli harita ve fotoğrafların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporuyla çekişmeli parselin öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu, üzerinde ev ve civar ormanlarda yetişen üç adet yaşlı çam ağacı bulunduğu, bu haliyle sınırdaki devlet ormanı ile bir bütünlük oluşturan devlet ormanı olduğu, 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4/3. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosunda da orman sınırları içinde bırakıldığı belirlenerek davanın reddi yolunda hüküm kurulmasında isabetsizlik yoktur. Ancak; tutanak aslının dosyaya getirtilmesi ve Kadastro Mahkemesinin doğru sicil oluşturma görevi gereğince, taşınmazın tamamının tesbit gibi orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, kadastro tesbit tutanağı aslı getirtilmeyip, sadece davalı bölüm hakkında tescil kararı verilmesi ile yetinilmesi doğru değilse de, çekişmeli parselin kadastro tesbit tutanağı aslının, davalı olarak Mahkemenin 2007/10 Esasına kayıtlı dava dosyasına gönderildiği, bu dosyadaki davanın da kesinleştiği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamış, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında birinci bendi kaldırılarak, bunun yerine “Davacının sübut bulmayan davasının REDDİNE, kararın kesinleşmesinden sonra dosyanın, çekişmeli … köyü, …Yaylası, … mevkii 113 ada 1 sayılı parselle ilgili Mahkemenin 2007/10 Esasında kayıtlı dava dosyası içine konulmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 19/09/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.