Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/95 E. 2011/3066 K. 22.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/95
KARAR NO : 2011/3066
KARAR TARİHİ : 22.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … ilçesi, … mahallesi 370 ada 7 parsel sayılı (C işaretli bölüm) taşınmaz, Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle, çekeşimeli (A) ve (B) işaretli bölümler ise, 383 ada 1 nolu parsel içinde orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesinde davacı … … tarafından Hazine ve Orman Yönetimi aleyhine açılmış olan zilyetliğin tespiti davası kadastro mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece davanın reddine, 20/09/2010 tarihli … bilirkişi rapor ve krokisinde (C) işaretli 442,71 m2 bölümün 370 ada 7 parsel numarası verilerek tarla niteliği ile Hazine adına, (A) ve (B) işaretli 1880,35 m2 bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1973 yılında yapılmış, 05/09/1973 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Daha sonra 2007 yılında 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2B madde ve aplikasyon uygulaması yapılmıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın (A) ve (B) işaretli bölümlerinin orman niteliği ile, (C) işaretli bölümün tarla niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmişse de yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Söyle ki; davanın devamı sırasında 2007 yılında yörede 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde ve aplikasyon uygulaması yapılmış, davalı taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde kalan (A) ve (B) bölümleri Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır. Ancak, görülmekte olan dava nedeniyle bu işlem kesinleşmemiştir. Ne var ki; mahkemece bu konu üzerinde hiç durulmamış ve dava konusu taşınmazın orman niteliğini yitirip yitirmediği, 2B koşullarını taşıyıp taşımadığı hususunda herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Diğer taraftan, kesinleşmiş tahdit dışında kalan (C) rumuzu ile gösterilen ve kadastro sırasında 370 ada 7 parsel numarasını alan bölümün Hazineye ait 1317 gün 1 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı belirtilmişse de, tapu kaydı ve kaydın dava konusu edildiği … Kadastro Mahkemesinin 1996/10 sayılı dosyası getirtilip incelenerek kayıt kapsamı belirlenmemiş ve kaydın çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı keşfen bilirlenerek uygulama denetime elverişli hale getirilmemiştir. Kadastro mahkemesinin doğru sicil oluşturma görevi bulunmasına rağmen, dava konusu (A) ve (B) bölümlerinin içinde yer aldığı 383 ada 1 nolu orman parselinin yüz ölçümü belirlenerek doğru sicil oluşturulmamıştır.
6831 sayılı Yasanın değişik 2/B maddesi ile (bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman rejimi dışına çıkartılacağı) hükmünün bulunduğu, bundan doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerektiği, her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, bina ya da eklentilerini inşa etmesi, erozyona sebep olacak biçimde araziyi teraslaması ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmesi veya 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince hiçbir zaman kişiler adına tapuya tescil edilemeyecek ve özel mülk olamayacak orman içi açıklığı niteliğinde olan yerlerin yasa maddesinde anlatılan bilim ve … bakımından nitelik kaybı olmayıp, zorla ve ormanın tahribi sonucu niteliğinin kaybettirilmesidir. Bu yöntem, toprak erozyonu, ormanların ortadan kalkması, doğanın ve çevrenin bozulup yok olması sonuçlarını doğurur.
Yasada tanımlanan (…bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetme…) kavramında bu tür olaylar amaçlanmamıştır. 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesinin başka türlü yorumu, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribine ve yok edilmesine izin verdiği sonucuna ulaştırır ki, bu durum Anayasanın 169 ve 170. maddelerine aykırı olur. Suç teşkil edecek eylemlerle ve zorlama yolu ile ormanların niteliğinin kaybettirilmesi yasalarla korunamaz.
O halde; uzman orman bilirkişisinin, 6831 sayılı Yasanın 2/4. maddesinde sayılan yerlerde 2/B madde uygulamasının yapılamayacağını göz önünde bulundurarak, yukarıda anlatılan eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin ve baştan beri 6831 sayılı Yasanın 17. maddesinde anılan orman içi açıklık niteliğinde olan veya sonradan bu hale gelen yerlerin bilim ve … bakımından orman niteliğini kaybetme olarak kabul edilemeyeceğini göz önünde bulundurularak, dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkenlik, verimlilik ve karlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşulları birlikte değerlendirip, dava konusu taşınmazın hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğini ya da etmediğini inceleyerek bu olguları tartışması ve taşınmazın hangi maddi ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiği sonucuna ulaştığı konusunda rapor alınmalıdır. Bundan sonra; dosyaya getirtilen ve Hazinenin dayandığı 1317 gün 1 sayılı tapu kaydı, … Kadastro Mahkemesinin 1996/10 sayılı dosyası, komşu parsellerin kadastro tutanakları ile dayanak belgeleri … bilirkişi ve yerel bilirkişiler marifetiyle zeminde uygulanmalı, dava konusu 370 ada 7 sayılı parselin tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanmalı, tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlendiği takdirde dava tümden reddedilmeli, kapsam dışında kalıyorsa zilyetlik koşulları araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …, davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde … ve Orman Yönetimine iadesine 22.03.2011 günü oybirliği ile karar verildi.