Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/9511 E. 2011/13709 K. 30.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9511
KARAR NO : 2011/13709
KARAR TARİHİ : 30.11.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 122 ada 22 parsel sayılı 38.878 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1938 tarih 411, 425, 426 ve 427 tahrir nolu vergi kaydı ile zeytinli tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar miras bırakanı adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yer olduğu iddiasıyla açtığı davanın reddi yolunda verilen karar Dairenin 05.06.2006 gün ve 2795-7845 sayılı kararıyla “Hükme esas alınan uzman bilirkişi raporlarında taşınmazda kısmen orman ağaçları bulunduğunun ve eğiminin yüksek olduğunun bildirildiği, mahkemece bu konunun ve 2. raporun kendi içindeki çelişik halinin dikkate alınmadan hüküm kurulduğu, eski tarihli hava fotoğrafı ve vergi kayıtları getirtilerek yeniden inceleme yapılması” gerektiği açıklanarak bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu parselin davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında 3116 sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece bozma kararına uyulmuşsa da bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; Dairenin bozma kararında 1958 tarihli memleket haritasının yapımına esas alınan hava fotoğraflarından yararlanılarak önceki bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi gereğine değinildiği halde, mahkemece 1970 tarihli hava fotoğrafları incelendikten sonra (rapora eklenmemiştir) taşınmazın kısmen meşelik olarak göründüğü, ancak 6831 sayılı Yasanın 1/G maddesi gereğince orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 6831 sayılı Yasanın 1/G maddesi “orman sınırları dışında olup, yüzölçümü üç hektarı aşmayan sahipli arazideki her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler orman sayılmaz.” hükmünü içermekteyse de yasada sözü edilen sahipli araziden anlaşılması gereken tapulu taşınmazlardır. Çekişmeli taşınmazın tespit tutanağı tapu kaydına dayanılarak düzenlenmediği gibi, bozma kararından önce alınan her iki bilirkişi raporunda da doğuda bir bölüm yerde orman ağaçları bulunduğundan sözedilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten, tespit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülen taşınmazın, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen Orijinal renkli memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen steoroskopik çift hava fotoğraflarının steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.
O halde; mahkemece yeniden yapılacak keşifte, öncelikle, 1958 tarihli memleket haritasının yapımına esas alınan hava fotoğrafları steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin ne olduğu belirlenmeli, ağaçlık olarak görünen bölüm fen bilirkişiye işaretlettirilmeli, yukarıda açıklandığı gibi somut olayda 6831 sayılı Yasanın 1/G maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından, bilirkişi raporunda ağaçlık olarak gösterilen bölüm hakkında davanın kabulü ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 30.11.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.