Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/9530 E. 2011/9679 K. 12.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9530
KARAR NO : 2011/9679
KARAR TARİHİ : 12.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili ile davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine vekili, yörede 1987 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında … köyü 272 parsel sayılı 6700 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit ve tescil edilmiş olduğunu, oysa taşınmazın kesinleşen XII nolu 2/B alanında kaldığını, bu niteliğiyle Hazine adına tecsili gerektiği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen kırmızıya taralı 4654 m2’lik kısmının iptali ile Hazine adına tesciline, ayrıca tapunun beyanlar hanesinde “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi kapsamında … adına orman sınırları dışına çıkartılan yerdir” şerhinin işlenmesine, bakiye kalan kısım hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen 2/B madde uygulaması nedeniyle tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Yasaya göre 1949 yılında yapılıp 29/05/1950 tarihinde Resmi Gazetede ilanı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 3302 sayılı Yasaya göre 27/05/1987 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit ve 2/B haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (A) bölümünün 2/B alanı içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve geri kalan bölümlerin de tahdit dışında bırakıldığına ve yine mahkemece krokide (A) ile gösterilen bölümün Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazine ve davalı gerçek kişilerin esasa ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı Hazine ve davalı gerçek kişilerin yargılama gider ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince, davacı Hazine vekilince, dava çekişmeli taşınmazın kesinleşen 2/B alanında kalan bölümüne yönelik olarak açılmıştır. 2/B alanı kapsamı dışında kalan bölüm için esasen bir dava yoktur. Bu nedenle, davanın kısmen kabul edilmek suretiyle davanın reddedilen bölümüne yönelik olarak davalı gerçek kişi yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru değildir.
Yine, karar tarihinden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi uyarınca; “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre “Bu kanunun 36/A maddesi hükmü henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri için de uygulanır” hükümleri uyarınca davalılar aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmolunamayacağından, bu husus gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde davacı Hazine yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1 numaralı bentde açıklanan nedenlerle, davacı Hazine ve davalı gerçek kişilerin esasa ilişkin temyiz itirazlarının reddine,
2) 2 numaralı bentde açıklanan nedenlerle, davacı Hazine ve davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 12/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.