YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9558
KARAR NO : 2011/12791
KARAR TARİHİ : 16.11.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile değişik 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında Çavuşlu köyü 101 ada 25 parsel sayılı 5966,00 m² yüzölçümündeki 2/B parselinin kadastro tutanağının beyanlar hanesine … oğlu …’un kullanımındadır, 2008 yılında inşa edilen betonarme ev kendilerine aittir şerhi verilmiştir. Davacı …, taşınmazın 1016 m²’sinin kendisine ait olduğunu belirterek dava açmıştır. Mahkemece, Hazine davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve taşınmazın beyanları hanesindeki şerhin iptali ile, kadastro bilirkişisinin raporunda (A) harfi ile gösterilen 1016 m² yüzölçümündeki bölümün “… oğlu …’un kullanımında olduğu”, (B) harfi ile gösterilen 4950 m² yüzölçümündeki bölümün ve bu yerdeki betonarme evin … oğlu …’un kullanımında olduğu şerhinin yazılması suretiyle tespit ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. 2010 yılında yapılan kadastroda taşınmazın 2/B ve tarla niteliğiyle Hazine adına yapılan tesbiti 18/05/2010-16/06/2010 tarihleri arasında ilan edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre davanın kabulü yolunda hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 3402 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkili olduğundan somut olayda dava konusu 101 ada 25 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki şerh dava edildiğine göre, kadastro parselinin tamamının itirazlı olacağı düşünülüp, taşınmazın tesbitte olduğu gibi, Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken sicil oluşturulmaması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasına “dava konusu 101 ada 25 sayılı taşınmazın tespitteki niteliği ve 2/B şerhi de verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine, hükmün 6100 sayılı Yasanın 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 25.10.2011 günü oybirliği ile karar verildi.