YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9578
KARAR NO : 2011/13806
KARAR TARİHİ : 01.12.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2006/1695-4789 sayılı 10.04.2006 günlü bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1972 yılında orman kadastrosu yapıldığı anlaşılmakla buna ilişkin belgeler getirtilmemiştir. Ayrıca, 1972 yılında yapılan orman kadastrosuna Orman Yönetiminin itiraz ettiği ve asliye hukuk mahkemesinin 1973/610-1974/714 sayılı kararı ile orman sınırları dışında bırakılan ve krokide kırmızı boyalı olarak gösterilen kısmın orman sınırları içine alındığı dosyadaki karar suretinden anlaşılmakta ise de, kararın eki olan kroki getirilmemiş, davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazı dedesi … ’dan satın aldığını iddia ettiğine göre davacı ve satın aldığı kişi yönünden de, 3402 sayılı Yasanın 14. maddesindeki sınırlamalar da araştırılmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1972 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ile asliye hukuk mahkemesinin 1973/610-1974/714 sayılı dosyası getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi bilirkişi bulunamadığı taktirde bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ile asliye hukuk mahkemesinin 1973/610 esas sayılı dosyasında bulunan kroki ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine aplike edilerek uygulattırılmalı; taşınmazın konumu uzman ve fen ehli bilirkişilere düzenlettirilecek tahdit hattı ile irtibatlı krokide gösterilmeli; ayrıca taşınmazın asliye hukuk mahkemesinin 1973/610-714 sayılı kararı ile orman sınırları içine alınan alanda kalıp kalmadığı saptanmalı ve tahdit hattı ile irtibatlı kroki üzerinde mahkeme kararı ile orman sınırları içine alınan alanın da gösterilmesi sağlanmalıdır. Bu şekilde, yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda taşınmazın tamamının ya da bir bölümünün kesinleşen orman sınırları ve asliye hukuk mahkemesinin 1973/610-714 sayılı ilamı ile orman sınırları içine alınan alan dışında kaldığının saptanması halinde, yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı yanında, satın aldığı dedesi … yönünden de Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu … köyü 101 ada 8 nolu parselin tesbitinin iptali ile (B) ile gösterilen 4788,54 m²’lik kısmın ayrı parsel numarası verilerek tarla niteliğiyle … adına tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmın Hazine adına tespit ve tesciline, beyanlar hanesine 2/B uygulaması ile Hazine adına çıkartılan yerlerden olduğunun ve …’ın kullanımında bulunduğu, yine üzerindeki ağaçlara ilişkin muhdesatların davacıya ait olduğunun şerh verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1972 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 sayılı Yasaya göre yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 01/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.