YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9614
KARAR NO : 2011/9687
KARAR TARİHİ : 13.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine 22.05.2008 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği, 20747 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince adına tapuya tescili istemiyle … tarafından açılan davanın, dava edilen taşınmazın bir bölümünün baraj gölü içinde, bir bölümünün belediye istimlak alanı içinde, bir bölümünün devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığının belirlendiği gerekçesiyle reddine ilişkin Adana asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/942-930 sayılı kararının kesinleştiği, bu nedenlerle, ekli krokide (A) ile gösterilen bölümünün Orman niteliğiyle Hazine adına tescili, (B) ile gösterilen 2917 m2 bölümünün Seyhan Baraj gölü kamulaştırma sahası içinde kaldığından tapulama dışı bırakılması ve ( C ) ile gösterilen 8130 m2 bölümün de Hazine adını tescili iddiasıyla dava açmış, Mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması ve parselasyon yapıldığı, imar uygulaması sonuçlarının 10.04.1999 tarihinde tapuya geçirildiği, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (I) işaretli 1507 m2 bölümünün Seyhan baraj gölü kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı, (H) işaretli 1405 m2 yüzölçümündeki bölümün imar uygulamasında park olarak bırakıldığı, (G) ile gösterilen 1787 m2 bölümün Kargakekeç köyü 1 sayılı parsel içinde kaldığı, (F) işaretli 800 m2 bölümü imar yolu olarak bırakıldığı, (E) işaretli 1335 m2 bölümün Kargakekeç köyü 159 ada 4 sayılı parsel, (D) işaretli 3424 m2 bölümün 159 ada 3, ( C ) işaretli 2476 m2 bölümün 159 ada 2, (B) işaretli 2368 m2 bölümün kıyı kenar çizgisi, (A ) işaretli 431 m2 bölümün orman alanında kaldığının belirlendiği, park ve yol olarak ayrılan yerlerde 3194 sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince dava hakkı bulunmadığı, orman olarak tescil edilmiş yerlerde dava açmakta yararı bulunmadığı, imar uygulamasıyla tapuya tescil edilen bölümler yönünden imar uygulaması ve parselasyon iptal edilmeden, bu işlem sonunda oluşan tapu kayıtlarının iptal edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, gerçek kişi tarafından Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemiyle açılan davanın reddine ilişkin hükmün kesinleşmesinden sonra, aynı yerler için Hazine tarafından açılan tescil davasına ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Kargakekeç köyünde dava tarihinden önce orman kadastrosu 1999 yılında yapılmış, 12.5.2000 tarihinde ilan edilmiştir.
Kargakekeç köyünde genel arazi kadastrosu ise 21. 12. 1965 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Davacı … tarafından davalı sıfatıyla Hazine, Orman Yönetimi ve … köyütüzelkişiliği aleyhine 10.01.1995 tarihinde, … köyü … mevkiinde bulunan 40 dönüm yüzölçümündeki taşınmaz için yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, bu taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmış, keşif sonucu düzenlen bilirkişi raporlarıyla dava edilen yerin fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 29.05.2009 havale tarihli krokide 41 ve 42 parsellerin doğusunda bulunan (B) ile gösterilen 2917 m2, (C ) ile gösterilen 8130 m2 ve (A) ile gösterilen 9700 m2 yüzölçümündeki yerler olduğu, (A) bölümünün orman alanı içinde kaldığı, (C) bölümünün kültür alanı olduğu, (B) bölümünün ise baraj kotu içinde kaldığı bildirilmiş, ziraat uzmanı bilirkişi çekişmeli taşınmazın çalılıktan temizlenerek 25 yıl önce imar ihya edildiğini bildirmiş, Orman Bilirkişi … taşınmazın (A) ile gösterilen 9700 m2 bölümünün eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarında orman olarak, (C) ve (B) işaretli bölümlerinin ise açık alanı olarak nitelendirildiğini, sonuç olarak (A) ile gösterilen 9700 m2 bölümün orman sayılan yerlerden, (B) ile gösterilen 2917 m2 ve (C) ile gösterilen 8130 m2 yüzölçümündeki bölümün ise orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmiş, taşınmazlar kroksinde 349 parsel ile 41 ve 42 parsellerin arasındaki tapulama harici bırakılan alan olarak gösterilmiştir. D.S.İ. Bölge Müdürlüğü tarafından çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 29.05.1996 havale tarihli krokide (B) ile gösterilen bölümün Seyhan Baraj gölünün maksimum su kotunun altında, (A) ve (C) bölümlerinin ise maksimum kot üzerinde yer aldığı ve baraj gölü ile ilgisi olmadığını bildirmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinin taşınmazın bir bölümünün baraj gölü içinde kaldığı, bir bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu bir bölümünün de davacı yönünden zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğuna dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin 30.12.1996 gün ve 1994/942-930 sayılı kararı davacı temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.04.1997 gün ve 1997/3480 sayılı kararı ile onandıktan sonra karar düzeltme yolu kullanılmadığı için 05.05.1998 tarihinde kesinleşmiştir.
Kadastro Müdürlüğü 27.06.2008 tarihli yazı ile dava konusu edilen taşınmazın krokisinde (A) ile gösterlen bölününün imar uygulamasında Menekşe köyünde kaldığı, 159 ada 1, 2, 3 ve 4 parseller olduğu, (C) ile gösterilen bölümün ise 191 ada 1 parsel olduğu ve 73 nolu park alanı olduğu bildirilmiştir.
1) İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşnımazın Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/942 esasına kayıtlı dava dosyasında fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 29.05.2009 havale tarihli krokide (B) ile gösterlien 2917 m2 bölümünün baraj gölü en son ulaşılacak su seviyesi kotunun altında, başka deyişle baraj gölü içinde yer aldığı, bu bölümün tapuya tescil edilmeyeceği, çekişmeli taşınmazın aynı krokide (C) ile gösterilen bölümünde ise Adana Büyükşehir Belediye Encümeninin 30.04.1997 gün ve 1406 sayılı kararıyla imar planının onaylandığı, bu uygulamada bir bölüm için imar parselleri oluşturulduğu, bir bölümünün de imar yolunda kaldığı, imar uygulamasına tabi tutulan ve (C) ile gösterilen bölüm için idari işlem niteliğindeki imar planı idari yargı yoluyla iptal edilmediği sürece, bu yolla oluşan imar parsellerinin tapu kayıtlarının iptali ve Hazine adına tapuya tescilinin istenemeyeceği, imar yollarının ise tapuya tescil edilemeyeceği gözetilerek bu bölümlere ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
2) Gerek Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/942 esaslı dosyasında gerekse somut olayda, resmi belge niteliğindeki eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi raporuyla Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/942 esasına ayıtlı dosya da en bilirkişi … tarafından düzenlenen 29.05.2009 havale tarihli krokide (A) ile gösterilen (Hazine tarafından açılan davaya ilişkin somut olayda Fen Bilirkişi … tarafından düzenlenen krokisinde de (A, B, C, D ve E) ile gösterilen sırasıyla (431 m2, 2368 m2, 2476 m2, 3424 m2, 1335 m2) bölümün eski tarihli harita ve fotoğraflarda orman olarak nitelendirildiği, orman sayılan yerlerden olduğu belirlenmiş ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.12.1996 gün ve 1994/942-930 sayılı kararının 05.05.1998 tarihinde kesinleşmesiyle, (A) ile gösterilen 9700 m2 yüzölçmündeki bölümün orman sayılan yerlerden olduğu hususu kesinlik kazanmıştır. Bu tarihten sonra yörede yapılan orman kadastrosunda, kesinleşmiş mahkeme kararını uygulamakla görevli Orman Kodastro Komisyonun bu görevini yapmayarak, çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 9700 m2 bölümünün orman sınrıları dışında bırakılmasına ilişkin işlemine değer verilemeyeceği gibi, bu bölümün 4999 sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri ile Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/g maddesi gereğince orman olarak sınırlandırma olanağı vardır.
Diğer taraftan; Orman sayılan yerler ile 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir Yasa hükmü bulunmayıp aksine, 3194 sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki “… diğer özel Yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) Yasanın özel Yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ile 2981 sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. Maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 sayılı “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 sayılı Yasada ve 3402 sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine… ”verildiğine (M.Y.- Md. 1025.(933) ilişkin kararı dikkate alındığında, orman olgusu hükmen kesinleşen alanlarda imar uygulaması yapılamayacağı gibi, adliye mahkemelerinin yosuz oluşan tapu kayıtlarının ve park bahçe gibi düzenlemelerin iptaliyle bu yerlerin Hazine adına tesciline karar verme yetkisi vardır.
O halde, çekişmeli taşınmazın Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/942 esaslı dosyasında fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 29.05.2009 havale tarihli krokide (A ) ile gösterilen 9700 m2 yüzölçmündeki bölümünün (fen bilirkişi … tarafından düzenlenen krokisinde (A, B, C, D ve E) ile gösterilen bölümlerin temas ettiği imar parsellerinin Malikleri ile imar yolları ve park bahçe gibi alanlar nedeniyle de imar planını yapan Belediyenin davaya dahil edilmesi için davacı yönetime olanak verilmesi gerekirken, bu bölümle ilgili yargılamaya devamla esas hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1. Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının reddiyle çekişmeli taşınmazın Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/942 esasında yapılan yargılamada, fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 29.05.2009 havale tarihli krokide (B) ve (C ) ile gösterilen bölümlerine ilişkin hükmün ONANMASINA,
2) Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli taşınmazın Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/942 esaslı dosyasında fen bilirkişi … Atakan tarafından düzenlenen 29.05.2009 havale tarihli krokide (A) ile gösterilen 9700 m2 yüzölçmündeki bölümüne (somut olayda fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 17.11.2009 tarihli krokide (A, B, C, D ve E) ile gösterilen bölümlerine) ilişkin hükmün BOZULMASINA 13.09.2011 günü oybirliği ile karar verildi.