Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/9766 E. 2011/14027 K. 05.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9766
KARAR NO : 2011/14027
KARAR TARİHİ : 05.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi, … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 101 ada 47 parsel sayılı, 1195,49 m2 yüzölçümlü taşınmaz, Mart 1999 tarih 2 sayılı tapu kaydı ile … adına, 101 ada 48 parsel sayılı, 8805,62 m2 yüzölçümlü taşınmaz Mart 1999 tarih 1 sayılı tapu kaydı ile … adına tespit edilmiştir. 101 ada 1 sayılı, 12210,11 m2 yüzölçümlü taşınmaz ise 1998 yılında beyanlar hanesinde zilyedinin … olduğu belirtmesi yapılarak 2B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu nedeniyle Hazine adına tespit ve hükmen tescil edilmiştir. Davacı … Yönetimi, 101 ada 47 ve 48 sayılı parsellerin eski tarihli memleket haritasında orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, davacı … ise, tapulu olan taşınmazının 101 ada 1 sayılı parsel içinde bırakıldığı iddiasıyla dava açmış, davalar birleştirilmiştir. Mahkemece, Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulü ile 101 ada 47 sayılı parselin 23/07/2009 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B) işaretli 994,08 m2, 48 sayılı parselin (C) işaretli 2272,41 m2 ve (D) işaretli 1473,49 m2’lik bölümlerinin kadastro tesbitlerinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya teciline, davacı …’in davasının kabul ile 101 ada 1 sayılı parselin kadastro tesbitinin iptali ile … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapılan orman kadastrosu ve 2B uygulaması 27/03/1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 101 ada 47 sayılı parselin (B) işaretli, 48 sayılı parselin (C) ve (D) işaretli bölümlerinin orman tahdidi içinde kalan yerlerden, 47 sayılı parselin (A) işaretli, 48 sayılı parselin (A) ve (B) işaretli bölümlerinin tahdit sınırları dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) Dava konusu 101 ada 48 sayılı parselin 20/10/2008 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) işaretli 2B sahası ile batısındaki yol arasında kalan taşınmaz bölümü de kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı halde bu kısım yönünden davanın kabul edilmemesi isabetsiz olup BOZMAYI gerektirmiştir.
3) Dava konusu 101 ada 1 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Kadastro mahkemesinin görevi kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusudur. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinin 4. fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin yetkisi kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) genel mahkemede görülmesi gerekir. Tutanak kesinleştikten sonra kadastro mahkemesinin görevi sona erer. Somut olayda, çekişmeli 101 ada 1 sayılı parsel hakkında 1998 yılında beyanlar hanesinde zilyedinin … olduğu belirtmesi yapılarak 2B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu nedeniyle Hazine adına tespit ve hükmen tescil edilmiştir. Dava ise 3402 sayılı Yasanın 12. maddesinde belirtilen bir aylık itiraz süresi geçtikten ve tutanaklar kesinleştikten sonra 28/09/2007 günü açılmıştır. Buna göre, bu davaya bakma görevi kadastro mahkemesine ait olmayıp genel hukuk mahkemelerine aittir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Bu sebeple görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ;
1) 1. bendde açıklanan nedenlerle dava konusu 101 ada 47 ve 48 sayılı parsellere ilişkin hükmün, 2. bendde belirtilen bölümü dışındaki temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2) 2. bendde açıklanan nedenlerle dava konusu 101 ada 48 sayılı parselin yukarıda 2.bentte açıklanan bölümü yönünden Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
3) 3. bendde açıklanan nedenlerle, Hazinenin dava konusu 101 ada 1 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsel yönünden hükmün BOZULMASINA 05/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.