YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9780
KARAR NO : 2011/10339
KARAR TARİHİ : 21.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.10.2008 gün ve 2008/8611-12364 sayılı bozma kararında özetle, “… Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazların öncesinin orman niteliğinin ve hukuki durumunun belirlenmesi ve eğiminin doğru olarak hesaplanması için belediyede bulunan hali hazır harita ve münhanili haritalar ile varsa topografya haritaları bulundukları yerden getirtilerek bir jeolog, aracılığı ile uygulanmadığı gibi, çekişmeli taşınmaza komşu kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanaklarının dayanaklarının getirtilmediği ve uygulanmadığı, davalı Hazinenin dayandığı ecrimisil belgelerinin çekişmeli yere ait olup olmadığı yolunda araştırma ve uygulama yapılmadığı
Bu nedenlerle; yörede 1955 yılında yapılarak kesinleşen genel arazi kadastrosuna ilişkin ve çekişmeli taşınmazın içinde yer aldığı kadastro paftasının onaylı örneği ile dava konusu yere en yakın kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanakları ile tutanakları kesinleşmiş ise edinme nedeni ve tarihinin … olduğu tapu kayıtları tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden, getirtilerek dosyaya eklenmesi, yöreye ait bulunabilecek en eski memleket haritası, amenajman planı, hava fotoğrafı ile belediyede bulunan hali hazır harita ve münhanili haritalar ile varsa topografya haritaları ile 1985-1990’lı yıllardan sonraki aktüel durumunu gösteren memleket haritası ve hava fotoğraflarının getirtilmesi, bir jeolog, bir orman ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla çekişmeli taşınmaza ve çevresine uygulanarak haritalardaki konumu saptanıp, taşınmazın eğiminin duraksamaya yer vermeyecek biçimde hesaplatılması, anılan belgelerin, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, çekişmeli taşınmaza komşu kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanaklarının dayanaklarının uygulanması, 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumunun saptanması, tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı bulunmadığı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu, toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmesi, orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, eğimi % 12’nin üzerinde olan toprak ve orman muhafaza karakteri taşıyan funda veya makiliklerle örtülü yerlerin orman niteliğinde ve 6831 sayılı Yasanın 1/j bendi kapsamı dışında olduğunun gözetilmesi, yukarıdaki yöntemle yapılan araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın öncesinin ve fiili durumunun orman olmadığının, ancak tüm yönlerinin Devlet Ormanı ile çevrili orman içi açıklık olduğunun saptanması halinde 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi kapsamındaki yerlerden olduğu, bu tür yerlerin yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak bulunmadığı, dolayısıyla bu yollarla ormandan toprak kazanımından söz edilemeyeceği, orman içi açıklık olduğu saptanan taşınmazın özel mülke konu olamayacağı gözetilerek, Orman araştırması sonucunda daya konu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu saptandığı taktirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması, Öncelikle, 1985-1990’lı yıllardan sonraki aktüel durumunu gösteren memleket haritası ve hava fotoğraflarında çekişmeli yerlerin henüz hiç işlenmemiş durumda olduğu saptandığı takdirde, henüz zilyetlik olgusunun başlamadığı, dolayısıyla zilyetlikle kazanma süresinin dolmadığının düşünülmesi, yapılacak keşifte,davalı hazinenin dayandığı ecrimisil belgelerinin uygulanması, belgelerinin dava konusu yere ait olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınması, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanması, bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdiklerinin araştırılması, varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmesi, zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi, 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen kısıtlamaların araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra bu kez, davanın KABULÜNE, … merkez … köyünde bulunan 26.06.2007 tarihli … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen taşınmaz bölümünün toplam 6 pay kabul edilerek 1 er payının davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda tapula dışı bırakılmış olan taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapuya tesciline ilişkindir.
Kadastro Müdürlüğüce çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işleminin 13.02.1955 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın bu işlemde tapulama dışı bırakıldığı ancak hangi nitelikle tapulama dışı bırakıldığının bilinmediğini bildirilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 21/09/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.