Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/10111 E. 2013/869 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10111
KARAR NO : 2013/869
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu … Köyü, 167 ada 1 parsel sayılı 17 hektar 1409,51 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilerek 29.01.2008’de tapuya kaydedilmiştir. Davacılar, Mudanya Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997 yılında kesinleşen hükmüyle gerçek kişi adına tescil edilen, satın aldıkları ve zilyetliklerinde bulunan taşınmazın orman parselinde bırakıldığı iddiasıyla bu bölümün tapusunun iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ve 20.09.2011 günlü bilirkişi raporuna ekli haritada (A) ve (B) harfleri ile gösterilen toplam 4542,33 m²’lik alanın 167 ada son parsel numarası verilmek suretiyle davacılar adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacıların dayandığı tescil tapusu sınırları içinde kaldığı, ancak zeminde yapılan elektronik ölçüm sonucu davacıların 4542,33 m²’lik alanı kullandıkları, 1994 tarihli bilirkişi tarafından verilen raporda koordinatlı ölçüm yapılmadığından aradaki yüzölçüm farkının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de mahkemenin hükmü yerinde değildir. Şöyle ki; mahkemece, davacının dayandığı tapu kaydı sınırları taraf tanıkları, yerel bilirkişiler ve tespit bilirkişilerinden sorularak yapılan keşifte uygulanmamış, dört sınır itibarıyla taşınmaza uyup uymadığı saptanmamış, komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve dayanakları getirtilerek bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmamıştır. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece öncelikle komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve dayanakları ilgili yerlerden getirtilip bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazın konumunun çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, taraf tanıkları, yerel bilirkişiler ve tespit bilirkişiler dinlenerek dayanak tapu kaydı yöntemince zemine uygulanmalı, yapılan keşif sonrası tescil tapusunun taşınmaza uyduğu anlaşıldığı takdirde, Mudanya Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/ 364 Esas sayılı dosyasında davacı Baki Erkin tarafından Hazine ve Orman Yönetimine karşı tescil davası açıldığı, yapılan yargılama sonucu mahkemece davanın kabul edilerek 5947,48 m²’lik yerin davacı adına tapuya tesciline karar verildiği,
2000 yılında çekişmeli yerin bu dosya davacıları tarafından Baki Erkin’den satın alındığı, bu nedenle kesin hükmün tarafları bağlayacağı gözönüne alınarak tescil krokisi kapsamında kalan yer yönünden davacıların davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği dikkate alınmalıdır. Eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … ile davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harçlarının istek halinde iadesine 07.02.2013 günü oy birliği ile karar verildi.