Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/10122 E. 2012/13795 K. 03.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10122
KARAR NO : 2012/13795
KARAR TARİHİ : 03.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişiler ve davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi, Varsak Köyü 9 ada 8 parsel sayılı 462 m² taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın KABULÜNE, çekişmeli taşınmazın 22.07.2011 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde (A)=102 m² bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına, aynı krokide (B)=360 m² bölümüne ilişkin davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler ile davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1946 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra yapılan ve itirazsız yerlerde 23.05.1980 günü, itirazlı yerlerde ise 20.06.1983 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 2. madde ve aplikasyon çalışması ile 23.12.1988 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B uygulaması ve aplikasyon çalışması vardır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli Varsak Köyü 9 ada 8 sayılı parselin hükme esas alınan bilirkişi raporlarında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdid hattının 8918 – 8922 sayılı orman sınır hattının solunda ve orman sayılan yerlerden olduğu, 1744 sayılı Kanuna göre yapılan aplikasyon çalışmalarında ise 1952 yılında 5653 sayılı Kanuna göre çalışma yapan maki komisyonunun belirlediği maki hattı ile orman tahdid hattı uyumlu hale getirilerek, çekişmeli taşınmazın (A)=120 m² bölümünün orman tahdidi içinde, (B)=360 m² bölümünün ise orman tahdidi dışında bırakıldığı belirlenmiştir.
Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı Yargıtay Kararlar Dergisinde yayınlanan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 gün ve 2006/14641-17945 sayılı kararında da açıklandığı gibi, makiye ayırma çalışması yapan komisyon yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştığı için, bu komisyonun yaptığı makiye ayırma işlemine değer verilemez. Ayrıca, yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmadığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmez. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulun 30.04.2010 günlü kararında, 3116 sayılı Kanun Hükümlerine göre yapılıp kesinleşen ve tapuya tescil edilen orman kadastro (tahdit) sınırları içinde bulunan ve 1996/1 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı ile kabul edilen konu, sözü edilen bu içtihadı birleştirmenin kapsamı dışındadır. Aynı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen, ancak tapuya tescil edilmeyen yerlerde 5653 sayılı Kanun ile değişik 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre maki komisyonlarının yaptığı işlemler bir tesbit niteliği taşıyıp, teknik ve hukuki anlamda orman kadastro (tahdit) sınırı dışına çıkarma işlemi değildir.
O halde, mahkemece, yörede yapılan tahdid ve aplikasyon çalışmalarına ilişkin tüm tutanak ve haritalar ile maki komisyonunca yapılan maki tefrikine ilişkin tutanak ve haritalar ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, kesinleşmiş orman kadastrosu, varsa aplikasyon ve 2/B madde haritaları ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek değişik açı ve uzaklıklarda olan, en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktası görülecek biçimde dava konusu taşınmazın ve komşu taşınmazların orman kadastrosu ve aplikasyon hattına göre konumu, orman kadastro haritasındaki sınır noktaları ile varsa aplikasyon haritasındaki sınır noktaları kadastro paftası üzerinde ayrı renkli kalemlerle çizilmek suretiyle gösterilmesi suretiyle yapılacak incelemede, çekişmeli taşınmazın 3116 sayılı Kanuna göre yapılan ilk orman kadastrosu sınırları içinde kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmeli, tamamının ilk orman kadastrosu içinde kalması halinde, 1952 yılında yapılan maki tefriki işleminin tespit niteliğinde olup, teknik ve hukuki anlamda orman kadastro (tahdit) sınırı dışına çıkarma işlemi olmadığı nazara alınmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi vekili ve davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 03/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.