Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/1020 E. 2012/9278 K. 19.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1020
KARAR NO : 2012/9278
KARAR TARİHİ : 19.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacılar … ve arkadaşları 30.12.1997 tarihli dilekçeleriyle, … köyü, … mevkiindeki Güneyi; kendi adlarına kayıtlı dava dışı 698 ve 699 sayılı parseller, Kuzeyi; orman, Doğusu; … taşınmazı, Batısı; …taşınmazı ile çevrili, yaklaşık 25 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın, 1950’li yıllarda yapılan genel kadastroda tapulama dışı bırakıldığını, taşlık ve çalılıktan 20 yılı aşkın bir süre önce temizlenerek tarım alanı haline getirildiğini, yararlarına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek adlarına tapuya tescilini istemiştir. Hazine ise, dava konusu taşınmazların Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemenin 698 ve 700 sayılı parseller içinde kalan taşınmazlar için davalılar aleyhine açılan davanın ve 1606 sayılı parsel sınırları içinde kalan bölümler için Hazine aleyhine açılan davanın husumetten reddine, 1606 sayılı parsel için Hazine aleyhine açılan, yine 698, 700 ve 1606 sayılı parseller için Hazine dışındaki diğer davalılar aleyhine açılan davaların sübut bulmadığından reddine, davaya konu tapuda tescilli olmayan ve … köyünde bulunan fen bilirkişi …tarafından düzenlenen 16.09.2007 tarihli krokide (A5), (A6), (A7), (B4), (B5), (B6), (B8), (B9), (B10), (B11), (B12), (B13) ve (B16) ile gösterilen sırasıyla 2119,66 m2, 828,97 m2, 677,65 m2, 1570,42 m2, 180,16 m2, 78,37 m2, 84,31 m2, 688,39 m2, 371,04 m2, 136,53 m2, 57,78 m2, 109,41 m2 ve 15,44 m2 bölümlerin tarla olarak Hazine adına tesciline, (A5), (A6), (A7), (B8), (B9), (B10), (B11), (B12), (B13) ve (B16) bölümlerin tapu kaydının beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu belirtilerek tescilinin yapılmasına ilişkin kararının Hazine ve davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyizi üzerine karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 0.07.2009 gün ve 2009/6691-11148 sayılı kararı ile “Kesinleşmiş orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişi raporlarıyla tescil talebine konu ekli krokide (A1), (A2), (A3), (A4), (A5), (A6), (A7), (B1), (B2), (B39, (B4), (B5), (B6), (B7), (B8), (B9), (B10), (B11), (B12), (B13), (B14), (B15), (B16) (C1), (C2), (C3), (C4), (C5) , (C6) ve (C7) ile gösterilen bölümlerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken, yine 1977 yılında yapılan 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla (A1), (A2), (A3), (A4), (A5), (A6), (A7), (B5), (B6), (B7), (B8), (B9), (B10), (B11), (B12) ve (B13) bölümlerinin Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, (B1), (B2), (B3), (B4), (B6) ve (B7) bölümlerinin 608, 609 ve 610 nolu OTS ile çevrili P.2 sayılı orman içi tarım poligonu olarak orman sınırları dışında aplike edildiği, (C1), (C2), (C3) (C4) ve (C5) ile gösterilen bölümlerin 700 nolu parsel içinde kaldığı, bu bölümün P.IV olarak Hazine adına orman sırları dışına çıkarıldığı, (C5) ile gösterilen bölümlerin kısmen orman sınırları içinde bırakıldığı, (B14) ve (B15) ile gösterilen bölümlerin 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre P.XXII poligon olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, (C6) ile gösterilen bölümün P. XXII poligon olarak Hazine adına orman sınırları
2012/1020-9278
dışına çıkarıldığı, (C7) ile gösterilen bölümün 2077 ve 2039 nolu OTS hattı ile orman sınırları içinde bırakıldığı (C7) bölümünün 611, 612, 613 nolu OTS ile hattı ile P.3 numaralı orman içi tarım poligonu içinde bırakıldığı, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin % 0 – 3 eğimli narenciye bahçesi olduğu belirlenerek, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanları ile kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken, yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği gibi, devlet ormanlarındaki zilyetliğin hukuki değerinin bulunmadığı, ormanlardaki zilyetliğin işgal suçunu oluşturacağı, 6831 sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazine’ye kalan yerler olması nedeniyle, aynı Yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı gibi, karar tarihinden sonra , 27.01.2009 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 sayılı Yasanın 5. maddesiyle, 6831 sayılı Yasaya eklenen Ek.10. maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 sayılı Yasalarla değişik 2. madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği, yasa hükmünün “Orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğü, davaya konu birkaç bölümün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakılan alanda kaldığı saptanmışsa da, bu bölümlerin etrafı kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanı ile çevrili, toplam yüzölçümü 10-15 dönümü bile geçmeyen orman içi açıklığı olduğu saptanıp, 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklıklardaki zilyetliğin hukuki değerinin bulunmadığı, bu tür yerlerin özel mülkiyete konu edilebilecek şekilde tapuya kayıt edilemeyeceği gözetilerek gerçek kişilerin davalarının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına değinilerek davcı gerçek kişilerin tüm temyiz itirazları ret edilmiş, Hazinenin temyiz itirazları kabul edilerek, “Mahkemece davaya konu edilen taşınmazın bir bölümünün tapuda zaten kayıtlı olduğu belirlenerek bu bölümlere ilişkin davanın reddine karar verilmesinde, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan bölümler, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan bölümlere ilişkin davanın kabulü yerinde olduğu, ancak, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A1), (A2), (A3), (A4), (A5), (A6), (A7), (B4), (B5), (B6), (B8), (B9), (B10), (B11), (B12), (B13) ve (B16) bölümlerinin kısmen kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde, kısmen de 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu saptandığı halde, orman sınırları içindeki ve 2/B uygulaması kapsamındaki yerlerini ayrı ayrı gösteren ifraz krokisi düzenlenerek, bölümlerin belirlenen niteliklerine göre, orman sınırları içinde kalan bölümlerinin orman olarak, diğer bölümlerinin ise 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, nitelikler ayırt edilmeden tümünün tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı, davaya konu edildiği ve tapuda kayıtlı olmadığı, Hazine’nin davası da tamamen kabul edildiği halde, davaya konu edilen ve bilirkişi krokisinde (B1), (B2), (B3), (B4), (B5), (B7), (B12), (B13), (C1), (C2), (C39, (C4), (C6) ve (C7) ile gösterilen bölümlerin Hazine adına tesciline karar verilmemesinin doğru olmadığı, bu nedenle; daha önceki keşfe katılan harita mühendisi bilirkişi ve fen elemanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan bölümleri, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken, kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan bölümlerin ayrı ayrı infaza olanak veren ölçekli ve sayısal metot ile yüzölçümü hesaplanarak düzenlenen ifraz krokisi düzenlettirilmeli, taşınmazların belirlenen niteliklerine göre, orman sınırları içinde kalan bölümlerin
2012/1020-9278
devlet ormanı, 2/ B uygulamasına konu yerlerin 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi” gereğine değinilerek, yerel mahkeme kararları bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan araştırma sonunda, tescil davasına konu edilen ve yörede 3402 sayılı Yasanın (5831 sayılı Yasa ile eklenen) Ek 4 madde hükmüne göre yapılan kadastroda hakkında … köyü, … mevkii 20426 ada 1 ila 17 parsel sayısı ile tutanak düzenlenen taşınmazlara ilişkin tescil davası ayrılarak 2011/460 esasa kayıt edilmiştir.
Mahkemece, tescil davasına konu edilip hakkında … köyü, … mevkii 20426 ada 1 ila 17 parsel sayısı ile tutanak düzenlenen taşınmazlara ilişkin davada kadastro mahkemesi görevli olduğundan mahkemenin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde … köyü idari sınırları içinde kabul edilerek 3116 sayılı Yasaya göre 1940 yılında 8 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılıp kesinleşen orman tahdidi ile daha sonra 1979 yılında 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılıp, 11.05.1982 tarihinde itirazlı yerlerde komisyon çalışmalarının 23.11.1982 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp 03.06.1988 tarihinde ilân edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
… köyünde 1941 yılında askı ilânı yapılarak 1942 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra, 18.07.1977 tarihinde yapılarak 16.11.1977 tarihinde askıya çıkartılan ve dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması, 1988 ve 1989 yıllarında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Genel arazi kadastrosu işlemi … köyünde 1956 yılında yapılmış ve sonuçları 03.05.1956 – 04.06.1956 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Bu çalışmada çekişmeli yer, tapulama dışı bırakılmıştır. Köyde davadan sonra 5831 sayılı Yasanın 8 ve 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesine göre 2010 yılında yapılan kadastro 21.07.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazlardan bir bölümü 3402 sayılı Yasanın (5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen) Ek 4. madde hükmüne göre 2010 yılında yapılan kadastroda, … köyü, … mevkii 20426 ada 1 ila 17 parsel sayısı ile tutanak düzenlendiği, bu nedenle davanın kadastro tesbitine itiraza dönüştüğü, dava fark edilmeden tutanakların kesinleştirilip tapu sicile gönderilmesine hukuki değer izafe edilemeyeceği, 3402 sayılı Yasanın 26/C maddesi gereğince davada kadastro mahkemenin görevli olduğu gözetilerek, davada görevsizliğe karar verilerek 3402 sayılı Yasanın 27. maddesi gereğince dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, Hazine’nin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 19/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.