YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10251
KARAR NO : 2013/1230
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 107 ada 78, 156 ve 160, 116 ada 3, 8 ve 10, 117 ada 40, 62 ve 83, 118 ada 27, 121 ada 17, 111, 132, 147 ve 165 parsel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle davalılar adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Yargılama sırasında Orman Yönetimi orman iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, 121 ada 111, 132, 147 ve 165 parsel sayılı taşınmazların kadastro tesbitlerinin iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 107 ada 78, 156 ve 160, 116 ada 3, 8 ve 10, 117 ada 40, 62 ve 83, 118 ada 27, 121 ada 17 parsel sayılı taşınmazların ise kararda gösterilen gerçek kişiler adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından kişiler adına tesciline karar verilen taşınmazlar, … ve arkadaşları vekili Av. … tarafından ise orman niteliğiyle tesciline karar verilen taşınmazlar yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, dava konusu 107 ada 78, 156, 160, 116 ada 3, 8, 10, 117 ada 40, 62, 83, 118 ada 27, 121 ada 17 sayılı parseller üzerinde davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu, 121 ada 111, 132, 147 ve 165 sayılı parsellerin orman olduğu gerekçesiyle Hazinenin davası kısmen kabul kısmen reddedilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açtığı halde, dava konusu olan bütün taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Diğer taraftan, orman yapılan parseller her ne kadar orman bilirkişi raporunda memleket haritasında orman olarak nitelendirilmişse de, hükme esas alınan 1957 tarihli memleket haritasında davalı taşınmazların orman sayılmayan açık renkli alanda kaldığı ve üzerinde herhangi bir orman ağacı sembolünün de bulunmadığı, eylemli olarak da taşınmazların orman olmadığı, bu haliyle raporun taşınmazların hukukî durumunu belirlemekten uzak ve yetersiz olduğu görülmektedir. Bilirkişinin yetersiz raporu ve eksik araştırma ile hüküm kurulamaz.
Bu nedenle, mahkemece; eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte
çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine ve davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı gerçek kişilere iadesine 12/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.