YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10314
KARAR NO : 2013/1955
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davacı gerçek kişiler vekili ile davalılardan Orman Yönetimi, … ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, kök muristen kalan ve tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlara bir kısım davalı gerçek kişilerin elattığını belirterek, sınırları belirtilen taşınmazlara, davalı gerçek kişilerin elatmasının önlenmesi ve bu taşınmazların müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında çekişmeli taşınmazlara yönelik olarak kadastro tespit tutanağı düzenlendiğinden genel mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyalar kadastro mahkemesine devredilmiştir. … Köyünde bulunan çekişmeli 105 ada 332 parsel sayılı taşınmaz 3020.58 m2, 105 ada 331 parsel sayılı taşınmaz 2390.87 m2, 105 ada 327 parsel sayılı taşınmaz 86.55 m2, 105 ada 326 parsel sayılı taşınmaz 1104.74 m2, 105 ada 531 parsel sayılı taşınmaz 3221. 96 m2, 105 ada 29 parsel sayılı taşınmaz 2603.51 m2, 103 ada 7 parsel taşınmaz 4606.65 m2, 102 ada 7 parsel sayılı taşınmaz 4142.27 m2, 102 ada 3 parsel sayılı taşınmaz 7309.16 m2, 101 ada 2 parsel sayılı taşınmaz 7020.05 m2, 101 ada 14 parsel sayılı taşınmaz 12.200 m2, 101 ada 18 parsel sayılı taşınmaz 4800 m2, 101 ada 34 parsel sayılı 2106.85 m2, 101 ada 20 parsel sayılı taşınmaz 2106.02 m2, 139 ada 308 parsel sayılı taşınmaz 4112.88 m2 yüzölçümünde malik haneleri boş olarak tespit tutanakları düzenlenmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne, 101 ada 14 ve 34, 105 ada 326, 327 ve 331, 103 ada 7, 102 ada 7 ve 3 sayılı parsellerin davacı ve davalı gerçek kişiler adlarına, 101 ada 34’ün beyanlar hanesinde “üzerindeki ahşap 2 katlı evin 7.74 m2, ahırın 14.08 m2’lik bölümlerinin karayoluna tecavüzlü” olduğunun şerh edilmesine, çekişmeli 101 ada 18 parselin orman niteliği ile, 105 ada 332, 51 ve 29, 139 ada 308, 101 ada 2 ve 20 parsellerin ise, tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, karar, davacı gerçek kişiler ile davalılardan … ve Hazine tarafından temyiz edilmekle Dairece bozulmuştur.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08/05/2005 gün ve 2004/10176-839 sayılı bozma kararında özetle; “1-Davalı … Müdürlüğünün temyiz itirazları yönünden; 101 ada 34 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ev ile ahırın karayoluna tecavüzlü olduğu kadastro paftasında da anlaşılmakta olup, bu parsel yönünden beyanlar hanesine tecavüzle ilgili şerh verilmesi ve diğer taşınmazların karayoluna tecavüzlü olmadıkları anlaşıldığından, temyiz itirazları yerinde görülmemiş, ayrıca, duruşmalara vekil ile katılarak kendisini temsil ettirmediğinden davalı kurum yararına vekalet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2-Çekişmeli 105 ada 29 ve 101 ada 18 parsellere yönelik davacıların temyiz itirazları yönünden; 101 ada 18 parselin dört yandan orman ile çevrili orman niteliğinde taşınmaz olduğu, 105 ada 29 parsel sayılı taşınmazda ise zilyetliğin olmadığı anlaşılmakla, temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3-Hazinenin 101 ada 14 parsele yönelik itirazlarına gelince; çekişmeli taşınmaza ilişkin mülkiyet belgesinin bulunmadığı ve tüm yönlerden orman niteliğindeki taşınmaz ile çevrili olduğundan orman içi açıklık niteliğinde bulunduğu ve orman içi açıklıklar özel mülke konu olamayacaklarından bu parsele yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kişiler adına tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.
4-Çekşimeli diğer taşınmazlara yönelik davacılar ve davalı Hazinenin temyiz itirazları yönünden; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Öncelikle uzman orman bilirkişi çekişmeli taşınmazların tamamının memleket haritasında açık alanda kaldıklarını ve orman sayılmayan yerlerden olduklarını açıklamış ise de, taşınmazların konumunu elle boyalı memleket haritası üzerinde işaretlemiştir. Mahkemece uzman ziraat bilirkişi raporunda “uzun zamandan beri tarım yapılmadığı ve boz halde” oldukları belirtilen taşınmazların üzerinde gerçek kişilerin zilyetliklerinin bulunmadığı kabul edilerek tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de, bu taşınmazların kaç yıldan beri kullanılmadıkları, öncesinde ne olarak kullanıldığı hususlarında açıklık olmadığı gibi, bu konuda tarafların gösterecekleri tanıklar dinlenmemiş, taşınmazın terki söz konusu ise bunun hangi tarihte olduğu ve terkin sebebi de araştırılmamıştır. Ayrıca, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesindeki koşulların davacılar ile davalılar yönünden yapılan araştırması da yetersizdir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; yapılacak araştırma sonucu taşınmaların orman sayılmayan yerlerden olmadığı belirlendiği takdire bu kez, zilyetlikle kazanma koşullarının araştırılması” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne kısmen reddine,
dava konusu 105 ada 327, 101 ada 14 ve 105 ada 326 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün 12200,00 m2 olarak tespiti ile bu taşınmazların ve 105 ada 331 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün 2390,87 m2 olarak tesbiti ile 105 ada 331 parsel sayılı taşınmazın fen ve orman bilirkişiler tarafından birlikte tanzim edilen 23/08/2011 tarihli raporda (A) ile işaretli 1561,02 m2 yüzölçümündeki kısmının orman niteliğiyle Hazine adına kayıt ve tesciline,
105 ada 332, 105 ada 51, 101 ada 2, 101 ada 20, 139 ada 308, 103 ada 7, 102 ada 7, 101 ada 34 ve 102 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar ile, 105 ada 331 parsel sayılı taşınmazın fen ve orman bilirkişiler tarafından birlikte tanzim edilen 23/08/2011 tarihli raporda B ile işaretli 829,85 m2 yüzölçümündeki kısmının kararda gösterilen paylar oranında … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline,
101 ada 34 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ahşap iki katlı evin 7, 74 m2 ve ahşap ahırın 14,08 m2’lik kısımlarının Samsun Ankara karayoluna tecavüzlü olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine,
105 ada 29 ve 101 ada 18 sayılı parseller hakkında mahkemenin 26/03/2004 gün ve 2002/123 E, 2004/15 K. sayılı kararıyla hüküm kurulup, bu parseller bakımından karar kesinleşmiş olduğundan bu parseller hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına
karar verilmiş, hüküm bir kısım davacı gerçek kişiler vekili ile davalılardan Hazine, Orman Yönetimi ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak, yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, çekişmeli taşınmazlardan sadece 139 ada 308 parsel sayılı taşınmaz, … Köyünde bulunmasına rağmen, hüküm yerinde … Köyünde bulunan çekişmeli taşınmazlarında maddi yanılgı neticesi … Köyündeymiş gibi hüküm kurulması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 1, 2, 3 ve 4. bentlerinde yer alan “…” kelimesi kaldırılarak, bunun yerine, “…” kelimesinin, yine 2. bendin ikinci satırında yer alan “139 ada 308” ibaresi kaldırılarak 2. bendin üçüncü satırında yer alan “105 ada 331 parsel” ibaresinden sonra gelmek üzere “ ve … Köyü 139 ada 308 parsel” ibarelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 26/02/2013 günü oy birliğiyle karar verildi.