Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/10404 E. 2012/14591 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10404
KARAR NO : 2012/14591
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Aslanbucak Köyü, Aladağlı Boğazı Mevkii, 100 parsel sayılı 58896 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. maddesi hükmüne göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından söz edilerek, taşınmaz üzerindeki muhdesatın kime ait olduğu beyanlar hanesine yazılmak ve tutanağın iktisab sütununda da taşınmazın hangi bölümlerinin kimin işgalinde olduğu anlatılmak suretiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. İtiraz tapulama komisyonunca reddedilmiş, davacı … Yönetimi; taşınmazın 4400 m2 bölümünün kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde bulunduğu, bu bölümün tesbitinin iptali ve orman niteliğiyle tapulama dışı bırakılması, …; komisyon kararında (A-3) ile gösterilen tahmini 5 dönümlük bölümün, davacılar …, … ve … , 100 sayılı parselin tamamının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, …, … ve …oğlu … taşınmazı … isimli şahıstan satın aldıkları ve 88 yoklama cilt: 108 sayılı tapu kaydının bulunduğu, komisyon kararında kullandıkları yer olarak gösterilen bölümlerin, eski tarihli tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adlarına tapuya tescili iddiasıyla dava açmışlar, davalar birleştirilmiş, …, taşınmazın …’ya ait bölümünün 1000 m2’sini satın aldığını, adına tescili iddiasıyla davaya katılmıştır.
Mahkemenin 27.01.1993 gün ve 1988/149-9 sayılı davaların reddine ve taşınmazın Hazine adına tesciline, işgalcilerin ve muhdesatın beyanlar hanesine yazılmasına ilişkin kararı, Orman Yönetimi, …, … ve … ile … tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.12.1996 gün ve 1995/12665 – 15982 sayılı kararıyla, gerçek kişilerin temyiz itirazları red edilip, Orman Yönetiminin temyiz itirazı kabul edilerek, “karara dayanak yapılan bilirkişi raporu yetersiz olduğundan, bir uzman ve bir … elemanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte, orman kadastro ve 2/B madde uygulamasına ilişkin harita uygulanarak, çekişmeli taşınmazın orman sınır hattına göre konumunun belirlenmesi” gereğine değinilerek bozulmuş, …, … ve … nun karar düzeltme talebi de kabul edilerek, mahkemenin sözü edilen kararı, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.05.1996 gün ve 1996/5240 – 6003 sayılı kararı ile sair temyiz itirazları incelenmeden, duruşmanın sona erdirildiği oturumda tutanağa geçirilen hükmü fıkrası ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının farklı olması nedeniyle bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra bu kez; Orman Yönetiminin davasının reddine, davacılar …, ve … nun taleplerinin reddine, …, .., …, …, … ve müdahil Müşerref Pınarın davasının Hazineden satın aldıkları yerler ve payları yönünden kabulüne ilişkin kararı, davalı Hazine ve davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiş,
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.12.2004 gün ve 2004/6919-12455 sayılı bozma kararında özetle, “3402 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince askı ilân süresinde açılan davalar, 10. madde gereğince komisyon tarafından gönderilen tutanaklara ait davalar, mahalli hukuk mahkemelerinden 27. madde gereğince devredilen davalar ve tesbitten önceki haklara dayanılarak kadastro mahkemesinde görülmekte olan davalara katılma suretiyle açılan davalarda kadastro mahkemesinin görevli olduğu, çekişmeli parselin Hazine adına tesbiti üzerine, Orman Yönetiminin taşınmazın 4400 m2 bölümünün kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı, davacı gerçek kişiler ile katılan gerçek kişilerde çekişmeli taşınmazın belli bölümlerinin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adlarına tescili iddiasıyla davaya katıldıkları, yargılama sırasında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2924 sayılı Yasa gereğince kullanım kadastrosu yapıldığı, çekişmeli parselin bulunduğu yer için 487 ila 507, 517 ilâ 525 sayısı ile Hazine adına kadastro tesbit tutanakları düzenlendiği, bir kısım gerçek kişilerin açtığı davalar sonunda davaların kabulüne ilişkin kadastro mahkemesi kararlarının kesinleştiği, bu parsellerden bir kısmının 2000 yılındaki satışlar ile bir kısmının ise, yapılan tahsisler ile gerçek kişiler adına tescil edildiği, 525 sayılı parselin tapu kaydının Hazine adına oluştuğu, mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporlarıyla çekişmeli parselin tamamının kesinleşen orman sınırları dışında bırakıldığının belirlendiği, Hazine ile gerçek kişiler arasındaki kesinleşen mahkeme kararlarının Hazineyi bağlayacağı gerekçesiyle yukarıda … olduğu biçimde karar verildiği, Aslanbucak Köyü 100 sayılı parselin davalı olması nedeniyle, bu parsel yerine 2924 sayılı Yasa gereği yapılan kullanım kadastrosunda düzenlenen 487 ilâ 507 ve 517 ilâ 525 sayılı parsellere ilişkin kadastro tesbitlerinin, davanın tarafları yönünden kesinleşmediği, Hazine ile gerçek kişiler arasında görülüp kesinleşen mahkeme kararlarının Orman Yönetimini bağlamayacağı, mahkemece davanın tarafları arasında dava konusu tüm parsel için karar verilmesi gerektiği, kullanım kadastrosunda sayılan parseller yanı sıra bu parseller arasında kalan yol olarak bırakılan taşınmaz bölümleri de davanın konusu olup, bu bölümler içinde 3402 sayılı Yasanın 30. maddesi gereğince sicil oluşturulması, kadim yol olduğu belirlenir ise, yol olarak kadastro dışı bırakılmasına karar verilmesi, diğer taraftan mahkemece yapılan araştırma ve inceleme de hükme yeterli olmadığı, şöyle ki; hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi krokisindeki 1012, 1013 ve 1014 numaralı orman sınır noktalarını, 2016 ilâ 2027 ve 1058 numaralı orman sınır noktalarını, 2084, 2085, 2086, 2087 ve 2026 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hatlarıyla, bir örneği dosyada bulunan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin haritalardaki aynı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hatları arasında açı ve mesafe olarak çelişkiler bulunduğu gibi, uzman bilirkişi rapor ve krokilerine göre, kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı anlaşılan ve kullanım kadastrosundaki 517 sayılı parselin kuzeybatı bölümü, 502 sayılı parselin batı bölümünün gerçek kişiler adına tesciline karar verildiği, 5017, 2020, 2021, 2022, 2023, 2088 ve 2020 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattı içinde kalan bölüm dava sırasında 2/B madde uygulamasına konu edildiği ve çalışmanın kesinleşmediği, fenni krokisinde … ile boyanan 1229 m2 bölümün ise 1744 sayılı Yasa döneminde 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin işlemin Danıştay tarafından iptal edildiği, bu bölümün yargılama sırasında 3302 sayılı Yasa döneminde tekrar Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, bu işleminde dava nedeniyle kesinleşmediği, bozma kararlarından önce uzman bilirkişi tarafından çekilen fotoğraflarından bu bölümler de çok sayıda yaşlı çam ağaçları bulunduğu, orman niteliğini yitirmediğinin görüldüğü, bu bölümlerin gerçek kişiler adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı, bu nedenle; mahkemece, üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte 1942 orman kadastro haritası, 1977 orman kadastro ve 2. madde uygulamasına ilişkin harita, 1989 aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin kesinleşmiş tahdit haritası ve genel arazi kadastro paftası ile kullanım kadastrosuna ilişkin pafta ölçeklerinin denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi, 3402 sayılı Yasanın 30. maddesi gereğince, çekişmeli 100 sayılı parselin kesinleşmiş orman sınırları içinde kalan bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına, yine 1744 sayılı Yasa döneminde yapılan 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı halde, Danıştay iptal kararın konu bölüm ile 2020, 2021, 2022, 2023, 2088 ve 2020 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattı içinde kalan bölümün, dosya içindeki fotoğraflarına ve bilirkişi raporlarına göre 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini yitirmediğinden, bu bölümlerinde orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi, 100 sayılı kadastro parselinin kullanım kadastrosunda belirlenen … parsel numaralarıyla tesciline karar verilirken, Hazine ile gerçek kişiler arasında görülüp kesinleşen kadastro mahkemesi kararları da dikkate alınması” gereğine değinilmiştir. Bozma kararına uyularak yapılan araştırma sonunda, bu kez Orman Yönetiminin davasının KISMEN KABULÜNE, davacılar … , … ’nun isteminin REDDİNE, davacılar …, … …, …, …’nun Hazineden satın aldıkları yerler ve paylar yönünden davalarının KABULÜNE, Arslanbucak Köyü 100 sayılı parselin malik hanesi ve krokisinin iptali ile, … bilirkişi … … ve … ile orman bilirkişiler … …, … … tarafından düzenlenen 28.03.2008 tarihli rapor ve krokide 487 parsel olarak gösterilen 798 m2, 488 parsel olarak gösterilen 1095 m2, 490 parsel olarak gösterilen 1457 m2 yerin … oğlu … adına tapuya tesciline, 489 parsel olarak gösterilen 3243 m2 yerin tamanı 3243 pay kabul edilerek 500 payının … …, 150 payının Hülya …, 2593 payının Keramettin Karakoyunlu, 491 parsel sayılı 1424 m2 yüzölçümündeki taşınmazın Keramettin Karakoyunlu, 492 parsel sayılı 3881 m2 yüzölçümündeki taşınmazın …, 493 parsel sayılı 554 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … , 494 ve 497 parsel sayılı 2396 m2 ve 499 m2 yüzölçümündeki Türk Diyanet Vakfı, 495 parsel sayılı 1883 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 1/2’şer pay ile … ve …. 496 parsel sayılı 1582 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tamamı 1582 pay kabul edilip, 507 payının … , 500 payının … …, 275 payının … Baskış, 300 payının … …, 498 parsel sayılı 1074 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … , 499 parsel sayılı 248 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … 500 parsel sayılı 319 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … , 501 parsel sayılı 174 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … …, 502 parsel sayılı 14170 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tamamı 14170 pay kabul edilip 1200 payının … 12820 payının …, 150 payının Necdet Gören, 503 parsel sayılı 438 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … Acar, 504 parsel sayılı 135 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … 505 parsel sayılı 2973 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tamamı 2973 pay kabul edilerek 1000 payının Feriha Gürbüz, 1800 payının Mükerrem …, 173 payının … …, 517 parsel sayılı 1753 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tamamı 1753 pay kabul edilip, 1640 payının …, 113 payının …, 518 parsel sayılı 1424 m2 yüzölçümündeki taşınmazın …, 519 parsel sayılı 1403 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … 520 parsel sayılı 1339 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … 521 parsel sayılı 1321 m2 yüzölçümündeki taşınmazın …, 522 parsel sayılı 3817 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tamamı 4 pay kabul edilip 2 payı …, 1’… payı ise … ve …, 523 parsel sayılı 6865 m2 yüzölçmündeki taşınmazın … 524 parsel sayılı 6123 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tamamı 6123 pay kabul edilip, 500 payının …, 5623 payının ise … adına tapuya tesciline bu kısımda … olarak gösterilen 1229 m2 bölüm yönünden bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere orman özelliğinde ve niteliğinde bulunmadığından bu husustaki Orman Yönetiminin isteminin REDDİNE, 525 parsel sayılı 3741 m2 yüzölçümündeki taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, krokide (A) ile gösteriln 783 m2, (B) ile gösterilen 1743 m2 yerlerin birliğin en son parsel sayısı ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, krokide YOL-1 olarak gösterilen 1501 m2, YOL-2 olarak gösterilen 369 m2, YOL-3 olarak gösterilen 215 m2, YOL-4 olarak gösterilen 201 m2, YOL-5 olarak gösterilen 406 m2, YOL-6 olarak gösterilen 49 m2, YOL-7 olarak gösterilen 56 m2, YOL-8 olarak gösterilen 46 m2 bölümlerin tapudaki krokide gösterildiği üzere paftada yol olarak gösterilmesine, 506 ve 507 sayılı parseller yönünden çekişmeli 100 sayılı parsel dışında kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1977 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve dava sırasında 1989 yılında yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 18/12/2012 gününde oy birliği ile karar verildi.