Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/10490 E. 2012/13181 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10490
KARAR NO : 2012/13181
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi; 29/04/2010 tarihli dava dilekçesinde; … İlçesi, … Köyünde, 6831 sayılı Orman Kanuna göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmalarının 09/09/1997 tarihinde ilân edildiğini ve 09/03/1998 tarihinde kesinleştiğini, … Kadastro Müdürlüğü ekiplerince aynı köyde 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanun ile eklenen ek 4. maddesine göre kadastro yapıldığını ve 05/04/2010 tarihinde ilâna çıkarıldığını, ancak ek 4. maddeye göre yapılan kadastroda kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan bir bölüm yerin … Kadastro Müdürlüğü kadastro ekiplerince tanzim edilen kadastro paftalarında orman sınırları dışında bırakıldığını ve orman aleyhine daralmanın olduğunu bildirerek … Köyü 101 ada 1 ve 2 sayılı parsellerin kadastro tespitlerinin iptali ve orman aleyhine oluşan kaymanın düzetilmesi istemleri ile dava açmıştır. Mahkemece, istemin idari makamlar huzurunda ileri sürülüp, idari makamlar tarafından düzeltme işlemlerinin yapılması gerektiği gerekçesiyle işin esasına girilmeden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10/11/2010 gün ve 2010/11461-14013 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece, 3402 sayılı Kanunun ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine askı ilân süresinde açılan davanın “Düzeltme işlemlerinin idari makamlar huzurunda ileri sürülüp, idari makamlar tarafından yapılması gerektiği” gerekçesiyle işin esasına girilmeden davanın reddine karar verilmişse de, yörede 10/03/1998 tarihinde kesinleşen 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 29.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastroda kesinleşen orman kadastro sınırlarına uyulmadan ve 2/B madde alanlarının orman alanına taşırıldığı ve böylece orman sınırlarının daraltıldığı savıyla Orman Yönetimi vekilince tespite itiraz davası açıldığına göre, uyuşmazlığın çözüm yeri idari makamlar değil kadastro mahkemesidir. O halde; askı ilan süresi içinde açılan bu davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu gözönünde bulundurularak, mahkemece yapılacak …: davaya konu parsellerin kadastro tespit tutanak asılları kadastro ya da tapu sicil müdürlüğünden ve 1997 yılında yapılan orman kadastrosu ile 2/B madde çalışmalarına ilişkin harita ve tutanakları da orman işletme müdürlüğünden getirtilerek ve gerekli diğer tüm deliller toplandıktan sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte yöntemince uygulanarak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 09/09/1997 tarihinde askı ilânı yapılarak 10/03/1998 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmaları bulunmaktadır.
H.M.K.’nın 297. maddesine göre kararın hangi hususları kapsayacağı tek tek sayılmış olup, mahkemece … şekilde verilen kararda H.M.K’nın 297 . maddesinde açıklanan taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm kısmında bulunmadığı, dava konusu taşınmazın hangi parsel olduğu hükmün gerekçe ve sonuç kısmında açıkça belirtilmediği, bu şekilde verilen kararın H.M.K.’nın 297. maddesine aykırı olduğu anlaşılmakla, davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 22/11/2012 günü oy birliği ile karar verildi.