YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10642
KARAR NO : 2013/854
KARAR TARİHİ : 06.02.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında … Köyü, 171 ada 10 parsel sayılı 20.550,57 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi niteliği ile Hazine adına tesbit edilerek tapuya tescil olunmuştur. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın etrafının duvarla çevrili olduğunu ve içinde badem ağaçları ile ev harabelerinin bulunduğunu belirterek, tapu kaydının iptali ile adına tescili isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu parselin kadastro tespitinin iptaline, davacı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan 20. Hukuk Dairesinin 14.12.2011 gün ve 2011/11230 E. – 14834 K. sayılı bozma ilâmında özetle: “Davacı, taşınmazın bütününde hak iddia etmediği halde mahkemece talep aşılarak, taşınmazın bütününü kapsayacak şekilde tapusunun iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; davacının kullandığı ve mülkiyet iddiasında bulunduğu bölümün 11.04.2011 günlü fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1626.67 m2 bölüm olarak belirlendiğine göre, davanın bu kısım için kabulüne karar verilmesi, geri kalan kısım için davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine görüş ve kanaatle taşınmazın tümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır. Kabulü göre de, taşınmaz tapuda kayıtlı olduğundan tapu kaydının iptali yerine kadastro tespitinin iptaline şeklinde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 171 ada 10 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1626,67 m2’lik bölümü yönünden iptaline ve davacı … adına tesciline, kalan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar davalı Hazine tarafından taşınmazın Devlete ait yerleden olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesine göre açılan tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 21/05/2009 – 19/06/2009 tarihlerinde ilân edilen ve kesinleşen arazi kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye,uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlendiğine göre, mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; dosya kapsamı ve dava dilekçesinden, davacının çekişmeli taşınmazın tamamını değil bir kısmını dava ettiği ve bu kısmın da yapılan keşif sonucunda, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.626,67 m2’lik kısım olduğu anlaşıldığına ve davanın kadastro tespitine itiraz olmayıp, tapu iptaline ilişkin olmasına göre, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi ve kabul yönünden kadastro tespitinin iptaline karar verilmiş olması doğru görülmemiş ise de bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını
gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 1. madde, 1. cümlesinde yer alan “davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,” cümlesinin çıkartılarak yerine “1-davanın KABULÜNE,” cümlesinin yazılması ve hüküm fıkrasının 1. madde, 2. satır, 2. cümlesinde yer alan “taşınmazın kadastro tespitinin” tümcesinin çıkartılarak yerine “taşınmazın tapusunun iptaline” tümcesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla …M.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 06/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.