Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/10823 E. 2013/4658 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10823
KARAR NO : 2013/4658
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Dodurga Köyü, 263 ada 2 parsel sayılı 12405,54 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle zeytinlik niteliğiyle davalı gerçek kişi adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; davacı … Yönetimi vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.01.2010 tarih ve 2009/9420 – 2010/763 sayılı kararı ile hüküm bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; [Karara dayanak alınan uzman bilirkişi raporunun çekişmeli yerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığı belirtilerek, usulüne uygun orman araştırması yapılması ve 6831 sayılı Kanunun 23.09.1983 gün ve 2896 sayılı Kanun ile değişik 1/ı maddesinde “sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, Özel Kanunu (…1939 gün 3573 sayılı Kanun) gereğince Devlet Ormanlarından tefrik edilmiş ve imar, ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş bulunan yabani zeytinlikler ile 09.07.1956 gün ve 6777 sayılı Kanunla tasrih edilen yabanî veya aşılanmış fıstıklık, sakızlık ve harnupluklar orman sayılmaz” hükmünün bulunduğu, davalının kendisine 3573 sayılı Kanunun 2. ve devamı maddeleri gereğince tahsis edilip imar ve ıslah işlemleri tamamlanarak yetkili makamlarca yapılan temlik işlemine ya da tapuya dayanmadığından, taşınmaz üzerinde bulunan ve orman ağacı niteliğindeki delice ağaçlarının aşılanması halinde orman sayılan yerlerde 3402 sayılı Kanunun 17. maddesinin uygulanmayacağı, % 12’den fazla eğimli delicelerin muhafaza (koruma) makisi olduğu, muhafaza makilerinin 5653 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik 3116 sayılı Kanunun 1/e maddesinin istisnasını teşkil ettiği, aynı maddenin son fıkrası gereğince Devlet Ormanı olarak kabulü gerekeceği, yine 08.09.1956 tarihinde yürürlüğe giren 6831 sayılı Kanunun 1/J maddesi gereğince toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makiliklerin orman sayılan yerlerden olduğu, bilimsel olarak, eğimin % 12’yi aştığı yerlerin toprak muhafaza karakteri taşıyacağı, bu nedenle orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü gerektiğinin gözetilmesi] gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Dodurga Köyü, 263 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın fen bilirkişinin 21.03.2012 havale tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 5630,28 m² yüzölçümündeki bölümünün orman vasfıyla Hazine adına, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 6775,26 m² yüzölçümündeki bölümün ise kadastro tesbiti gibi davalı gerçek kişi adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastro ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3302 sayılı Kanun uyarınca yapılıp sonuçları genel arazi kadastrosu ile birlikte 24.05.2006 tarihinde ilân edilen kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda üç kişilik uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, dava konusu 263 ada 2 parsel sayılı taşınmazın temyize konu krokide (B) harfi ile gösterilen 6775,26 m² yüzölçümündeki bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 29/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.