YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10857
KARAR NO : 2013/5839
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Kayacık Köyü, 258 ada 6 parsel sayılı 1247,20 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalı … adına tesbit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün resmî belgelere göre orman sayılan yerlerden olduğu, (B) harfi ile gösterilen bölümünün ise, % 30-35 eğimli oluşu, üzerinde yer yer kayalık ve blok taşlıkların, değişik yaşlarda meşe ve pırnal meşe çalılarının bulunması karşısında ormandan açıldığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tesbitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; davalı … vekilinin hükmü temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.02.2010 tarih ve 2009/14496 – 2010/2277 sayılı kararı ile taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen bölümü yönünden temyiz itirazları reddedilmiş, krokide (B) harfi ile gösterilen bölüm yönünden ise hüküm bozulmuştur.
Hükmüne uyulan red-bozma kararında özetle; “Çekişmeli taşınmazın temyize konu bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle (A) harfi ile gösterilen bölüme yönelik davalı gerçek kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, taşınmazın krokide (B) harfi ile gösterilen bölümü yönünden ise, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen bölümünün 1958 baskı tarihli memleket haritasında ve 1948 uçuş tarihli hava fotoğrafında açık renkli alanda, (A) harfi ile gösterilen bölümünün yeşil renkli ormanlık alanda gözüktüğü, eğiminin % 30-35 olduğu, bir kesiminin üzerinde buğday ekili olduğu, ekili olmayan kısımlarında ise değişik yaşlarda meşe ve pırnal meşe çalılarının bulunduğu, yer yer kayalık ve blok taşlık bulunduğu, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün orman sayılan, (B) harfi ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmıştır. Ziraat bilirkişi Serdal Nalbant tarafından düzenlenen raporda ise, çekişmeli taşınmazın % 25 eğimli olduğu, % 80’nin zeytinlik, % 20’nin taşlık niteliğinde bulunduğu, üzerinde 1 tane 100 yaşında meşe ağacı olduğu, 3. sınıf tarım arazisi ve kısmen zeytinlik olduğu belirtilmiş olup taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde orman ağaçlarının bulunup bulunmadığı, orman ağaçları var ise orman ağaçlarının sayısı, kapalılık oluşturup oluşturmadığı, toplu veya dağınık halde bulunup bulunmadığı yönünde rapor alınmadan dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı ve 6831 sayılı Kanunun 05.11.2003 tarihinde kabul edilen 4999 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değiştirilen 11. maddesinde fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tesbit edilen yerlerin, talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edileceği ve tahsisi yapılan bu yerlerin Hazine adına tapuya orman niteliği ile tescil edileceği düzenlendiği belirtilerek, bir fen ve bir orman bilirkişi ile keşif yapılarak çekişmeli taşınmazın temyize konu (B) harfi ile gösterilen bölümü hâkim tarafından gözlemlenmeli, taşınmaz üzerinde neler bulunduğu (bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı, yaşları vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, taşınmaz üzerindeki ağaçların yaşları, sayısı, kapalılık oluşturup oluşturmadıkları, orman ağaçlarının sayısı, yaşı, cinsi, taşınmaz üzerinde toplu veya dağınık olarak bulunup bulunmadıkları yönünde rapor alınmalı, orman ağaçları taşınmaz üzerinde toplu halde bulunuyor ise o bölüm fen bilirkişiden alınacak ek rapor ile ifraz ettirilmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmeli ” denilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu Kayacık Köyü, 258 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptali ile teknik bilirkişi Adem Uçar’ın 17.11.2011 havale tarihli raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 454,75 m² yüzölçümündeki bölümün orman vasfıyla son parsel sayısıyla Hazine adına, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.02.2010 gün ve 2009/14496 Esas-2010/2277 K. sayılı kararı ile temyiz itirazları reddedilerek kesinleşen teknik bilirkişi Adem Uçar’ın 17.11.2011 havale tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 792,45 m² yüzölçümündeki bölümün orman vasfı ve 258 ada 6 parsel sayısıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, çekişmeli 258 ada 6 parsel sayılı taşınmazın temyize konu krokide (B) harfi ile gösterilen bölümünün uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğine göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, bozma öncesi kararda dairenin 24.02.2010 tarih ve 2009/14496 – 2010/2277 sayılı kararı ile krokide (A) ile gösterilen bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle (A) harfi ile gösterilen bölüme yönelik davalı gerçek kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş ise de, ilk kararda bu bölüm hakkında sicil oluşturulmadığı ve bozma sonrasında da krokide (B) harfi ile gösterilen bölümünde orman sayılan yerlerden olduğu ve böylece taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğine göre, dava konusu 258 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ifraz edilmeden orman niteliğiyle tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, tamamıyla orman olduğu belirlenen taşınmazın ifraz edilerek ayrı ayrı orman niteliğiyle tapuya tescillerine karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının (B) bendi ile (B) bendinin alt (a) ve alt (b) bentleri hükümden tamamen çıkartılarak, yerine “B-Dava konusu Muğla İli, Fethiye İlçesi, Kayacık Köyü, 258 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptali ile taşınmazın tamamının orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 20/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.