YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1086
KARAR NO : 2012/6806
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 2010/3123-5574 sayılı bozma kararında özetle; “H.U.M.K’nın 49 ve devamı maddelerine göre, davada taraf olmayan bir kimsenin lehine veya aleyhine hüküm kurulması mümkün değildir. Dava dilekçesinde …. davalı olarak gösterilmediğinden davda taraf sıfatı yoktur. O halde, 155 ada 135 sayılı parsel hakkında davanın husumet yönünden reddi gerekir.
Öncelikle davacı tarafın dayandığı tapuların ve komşu tapuların ilk oluştukları günden itibaren tüm değişiklikleriyle birlikte getirtilmeli, oluşma nedenleri ile dayanakları 1935 tarihli haritaların hangi amaçla yapıldığı tapu sicil müdürlüğünden sorulmalı, taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, yapılmış ise buna ilişkin tutanak ve haritalar ile komşu parsellerin tespit tutanakları ve var ise dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları, en eski tarihli memleket haritaları, hava fotoğrafları ve amenajman planları getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; Keşif sırasında hakim gözetiminde, taşınmazın bir birinden farklılık gösteren bölümlerinin ayrı ayrı dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dava dosyası içine konulmalı, çekişmeli taşınmazın komşusu olan parsellere uygulanan kayıtların bu yönü ne olarak nitelendirdiği belirlenmeli, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra; dava konusu eski tapuda kayıtlı … ili, …. ilçesi,…. köyü eski tapuda kayıtlı 15 ada 3 parsele yönelik davanın REDDİNE,
Dava konusu eski tapuda kayıtlı …. ili, …. ilçesi, …. köyü 18 ada 61 nolu parselin kadastro çalışmaları sırasında ….. ili, …. ilçesi, …. köyü 155 ada 1.35 parsel ve 155 ada 136 parsel sayılı taşınmazlar içerisinde kaldığı, 155 ada 135 parsel malikinin bu davada davalı sıfatının bulunmaması nedeniyle davacının davasının 155 ada 135 parsel yönünden husumet nedeniyle REDDİNE, 155 ada 136 parselin mevcut tapu kaydının iptali ile aynı ada ve parsel numarası ile tarla vasfı ile Tepedüzü köyü Torunağa Mahallesi Suyu Vakfı adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE,
Dava konusu ….. ili , …. İlçesi, …. köyü eski tapuda kayıtlı 18 ada 27 parsele yönelik verilen 03/11/2009 tarihli kararın Yargıtay ilamıyla onanarak kesinleşmesi nedeniyle bu parsel yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
1- Davalı Hazinenin temyiz itirazları yönünden;
Davalı Hazine tarafından hüküm temyiz edilmiş ise de, Mahkemece verilen kararda Hazine aleyhine bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla Hazinenin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
Davacı … Müdürlüğünün aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.,
2- Davacı … Müdürlüğünün dava konusu 155 ada 135 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
3- Davacı … Müdürlüğünün 101 ada 1 sayılı orman parseli içinde kalan (A) işaretli bölüme ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de, rapor ekindeki memleket haritasında taşınmazın orman sayılmayan açık alanda kaldığı, her ne kadar orman içi açıklığı niteliğinde ise de, davacı taraf tapu kaydına dayandığından kaydın uyması halinde davasının kabulünün gerekeceği, ne var ki, dayanılan tevzi tapusunun haritası getirtilerek uygulanmadığı için kayıt uygulamasının da yetersiz olduğu görülmektedir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Bu nedenle;
Mahkemece, öncelikle tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren bütün tedavüllerinin bilgisayar çıktısı şeklinde varsa haritası ile birlikte getirtildikten sonra yapılacak keşifte, yerel bilirkişiler yardımıyla ve kadastro fen bilirkişi marifetiyle 4753 sayılı Yasaya göre yörede yapılıp oluşturulan tevzi paftası getirtilip kadastro haritasıyla birlikte çakıştırılmak suretiyle zemine aplike edilmeli; davalının dayanağı tapu kaydı çevre komşu parsellerin dayanaklarını teşkil eden tapu kayıtlarıyla birlikte uygulanmalı; hudutların birbirlerini ne okuduğu, dağıtım ve tablendikatif cetvellerine bakılarak denetlenmeli; 3402 sayılı Yasanın 20/A maddesine göre, “Kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokideki sınırlara itibar” olunacağından, çekişmeli taşınmazın tevzi haritası ve tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, plan ve krokinin fenni sıhhati haiz olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz ile örtüşüp örtüşmediği uygulama sonunda raporda tartışılmalı; keşif ve uygulama bilirkişilerinin düzenleyecekleri müşterek krokiye ayrı ayrı renklerle yansıtılmalı; tapu kaydının uyması halinde, taşınmaz eski tarihli memleket haritasında orman sayılmayan açık alanda kaldığından dava kabul edilmeli, tapu kaydının uymaması halinde orman içi açıklığı niteliğinde olacağından davanın reddine karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1.bentde açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı … Müdürlüğünün dava konusu 155 ada 135 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu parsel yönünden hükmün ONANMASINA,
3) Üçüncü bentde açıklanan nedenlerle; davacı … Müdürlüğünün 101 ada 1 sayılı orman parseline ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 08.05.2012 günü oybirliği ile karar verildi.