YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10907
KARAR NO : 2012/12505
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1976 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü, 395 parsel sayılı 3080,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 150 tahrir numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tesbit edilmiş, itirazsız kesinleşmiştir. 2000 yılında 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlarda yapılan ek kadastro sırasında 395 parselin yeniden kadastroya tabi tutularak 1490, 1491, 1494, 1495, 1498, 1513, 1514 ve 1515 sayılı parseller oluşturulmuş ve bu parsellerin tamamı 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tesbit edilmişlerdir. … ve arkadaşlarının açtıkları dava … Kadastro Mahkemesinin 20.12.2002 gün ve 2000/122 – 2002/51 sayılı kararı ile 1490, 1494, 1495, 1498, 1516 ve 1517 parsellere ait kadastro tesbit tutanaklarının 3402 sayılı Yasanın 22. maddesi uyarınca ikinci kadastro oldukları gerekçesiyle iptallerine karar verilmiş, temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmiştir.
Davacı …, 1975-1976 yıllarında yapılan genel arazi kadastrosunda, … Köyü … mevkii 395 parsel sayılı 3080,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın … adına tesbit edilip kadastronun kesinleştiğini, yörede 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanların kadastrosu sırasında bu yer için 1490, 1491, 1494, 1495, 1498, 1513 ve 1515 parsel sayısıyla yeniden kadastro tesbit tutanağı düzenlendiğini, 1490, 1494, 1495 ve 1498 parsellerin kadastro tesbitine itiraz davasına konu edildiğini, İlçe Kadastro Müdürlüğünün, 12.11.2001 tarih ve 270/1195 sayılı yazısıyla, önceden kadastrosu yapılıp kesinleşen yerlerde yapılan ikinci kadastronun 3402 sayılı Yasanın 22. maddesi gereğince iptali için dava açılmak üzere kendilerine süre verildiğini bildirdiğini, ekli krokide görüldüğü gibi, 1490 parselin (B) ile gösterilen 969,39 m², 1491 parselin (D) ile gösterilen 583,15 m², 1494 parselin (G) ile gösterilen 510,75 m², 1495 parselin (I) ile gösterilen 224,40 m², 1498 parselin (K) ile gösterilen 9,62 m², 1513, 1514 ve 1515 parsellerin tamamı ile ikinci kadastroya tabi tutulduğunu, parsellerin öncesinin orman olduğunu, 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını ileri sürerek, bu yerlerin ilk tesis kadastrosu ile oluşturulan tapu kayıtlarının iptali, ikinci kadastronun iptali ve Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, dosya içindeki bilgi ve belgelerden ilk tesis kadastrosu ile tesbit edilen 395 parsel sayılı taşınmaz için 1999 yılında yapılan kadastroca kadastro tesbit tutanağı düzenlendiği, 3402 sayılı Yasanın 22. maddesi gereğince ikinci kadastronun bütün sonuçları ile hükümsüz sayılacağı, ikinci kadastronun Tapu Sicil Müdürlüğünce geçersiz kabul edilip, yeni oluşturulan parsellerin tapu sicilinden terkin edilmesinin usulsüz olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, mahkemece verilen bu hüküm Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.9.2004 gün 2004/3390-8903 sayılı bozma kararında özetle ” 1976 yılında kesinleşen genel arazi kadastrosunda, çekişmeli … Köyü, 395 parsel numaralı 3080 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsizden, 150 tahrir numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilip, tapu kaydı oluştuğu, yine aynı köyde 2/B madde uygulamasına konu yerlerde yapılıp 2000 yılında kesinleştiği anlaşılan kısmî kadastroda da, 1490, 1491, 1494, 1495, 1498, 1513 ve 1515 parsel numaralı taşınmazların Hazine adına tesbit edildiği, … ’nun 1494, …’nun 1495, … 1516, … 1517, … … 1490 ve 1498 parsellerin Hazine adına yapılan kadastro tesbitlerinin iptali ve zilyetlik iddiasıyla adlarına tescili istemiyle askı süresi içinde dava açtıkları, Kadastro Mahkemesinin; Orman Yönetimine karşı açılan davanın davalı sıfatı bulunmadığından reddine; 1494, 1516, 1517, 1490, 1498 parseller ile ilgili ikinci kadastronun 3402 sayılı Yasanın 22. maddesi gereğince iptaline ilişkin 20.12.2002 gün ve 2000/122-51 sayalı kararının, Hazine tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 01.05.2003 gün ve 2003/3956-3767 sayıyla kararıyla, 1495 parsel de eklenip, düzelterek onandığı, 1491, 1513, 1514, 1515 parsellerin Hazine adına kadastro tesbitlerinin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, başkaca bir araştırma yapılmadan, davanın, ikinci kadastrosunun iptaline ilişkin olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Oysa, yukarıda da anlatıldığı gibi, Hazine dava dilekçesinde olayı anlatmış ve 1975 ve 1976 yıllarında yapılan genel arazi kadastrosunda … adına tesbit edilip, kadastro tesbiti itirazsız kesinleşerek tapu kaydı oluşan … köyü 395 numaralı parselin öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Başka deyişle, dava, 395 numaralı parselin tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkin olup, ikinci kadastro ile belirlenen parsel numaralarının da iptalinin istenmesi davanın özünü etkilemez.
H.Y.U.Y. 74. madde hükmüne göre mahkeme dava ile bağlı olup, davadan başka bir şeye hükmedemez. Diğer taraftan, kadastro mahkemesinin 2000/122-51 sayılı dosyasında kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve … elemanı bilirkişi rapor ve krokilerindeki, 9067, 9066, 9065, 2233, 2234 ve 9069 numaralı orman sınır noktalarını ve 9067, 9066, 9065, 9082, 9081, 9080, 9079 ve 2301 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hatlarıyla, bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında aynı noktaları birleştiren orman sınır hatları arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik bulunmadığından, eldeki dosyada bu bilirkişi rapor ve krokileriyle karar verilemez.
O halde; mahkemece, bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş orman kadastro ve 2/B madde uygulamasına ilişkin haritalar ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre 395 numaralı kadastro parseli hakkında bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu” na değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kısmen kabulüne ve bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 30.07.2008 tarihli rapora ekli krokide 395 parselden ifrazen oluşan 1513 parselin (M), 1514 parselin (N), 1515 parselin (O) ile işaretlenen sırasıyla 0,93 m²; 29,33 m²; 124,22 m² yüzölçümlü bölümlerinin tapu kayıtlarının iptal edilerek Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1744 sayılı Yasaya göre 1974 yılında yapılıp, dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 3302 sayılı Yasaya göre yapılıp 18.05.1990 tarihinde ilân edilerek dava tarihinden önce kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
6831 sayılı Orman Yasasının 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. 2896 ve 3302 sayılı Yasalar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19.04.2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa ”, 26.04.2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve aynı Yasayla 17.10.1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Yasa ile 16.02.1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Yasanın bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış, bu cümleden olarak, diğer birçok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konular düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kabule göre ise, davalı gerçek kişilerin murisi adına tapuda kayıtlı olan dava konusu 395 parsel sayılı taşınmaz hakkında karar verilmesi gerekirken, ikinci kadastro sonucu oluşturulan 1513, 1514 ve 1515 parseller hakkında hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 12/11/2012 günü oy birliği ile karar verildi.