Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/11081 E. 2013/1093 K. 11.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11081
KARAR NO : 2013/1093
KARAR TARİHİ : 11.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili ile Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, … Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 16/01/2004 tarihli dava dilekçe ile tarafların babası olan muris …’in 18/01/2003 tarihinde vefat ettiğini, muris adına kayıtlı bulunan 22/06/21987 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kaydındaki hissesini davalı …’e, 24/11/1986 tarih ve 15 sıra numaralı tapu kaydındaki hissesini davalı … ve …’e, aynı şekilde Ekim 1998 tarih ve 17 sıra numaralı tapu kaydındaki hissesini …, … ve …’e, … İlçesi, 1 pafta, 581 parsel sayılı taşınmazı …’e, 7 pafta 335 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 hissesini …’e satış gibi gösterilerek mirasçılarından mal kaçırma kastıyla muvazaalı olarak devredildiğini, söz konusu taşınmazların satış bedelleri ile satış tarihindeki gerçek değerleri arasında açık orantısızlık bulunduğunu, müşterek murisin dava konusu taşınmazları satmasını gerektirecek bir durum olmadığını, müvekkilinin işi gereği uzakta bulunduğunu, davalıların babalarının yanında kaldığını ifade ederek, söz konusu tapu kayıtlarının müvekkillerinin miras hissesi oranında iptalini, müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir. Dava nedeniyle yörede yapılan kadastro sırasında 115 ada 3, 4 ve 13, 120 ada 1, 2, 3, 4 ve 5, 121 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar hakkında düzenlenen kadastro tutanaklarının malikhaneleri açık bırakılmıştır.
Birleştirilen 2007/261 sayılı dosyada davacı …, 116 ada 15 sayılı parselin muris …’in bütün mirasçıları adına tesbit edildiğini, oysa ki, taşınmazı haricen satın aldığını ileri sürerek kadastro tesbitine itiraz etmiştir.
Birleştirilen 2007/262 sayılı dosyada davacı …, 117 ada 2, 124 ada 52 ve 116 ada 1 sayılı parsellerin muris …’in bütün mirasçıları adına tesbit edildiğini, oysa ki, taşınmazları haricen satın aldığını ileri sürerek kadastro tesbitine itiraz etmiştir.
Birleştirilen 2007/378 sayılı dosyada davacı … Genel Müdürlüğü, 121 ada 1, 2 ve 4 sayılı parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece, davacılar … ve …’in davalarının kabulüne, Orman Yönetimi ve …’in davasının kısmen kabulüne;
Dava konusu 121 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmazın 17.241,89 m2 olarak orman vasfında maliye hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline,
121 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmazın 2.625,64 m2 olarak orman vasfında maliye hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline,
120 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmazın 213,98 m2 olarak … kızı, … … adına tapuya kayıt ve tesciline,
121 ada 5 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmazın 966,45 m2 olarak … kızı, … … adına tapuya kayıt ve tesciline,
120 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmazın 1.681,15 m2 olarak … ve … kızı, 1945 doğumlu, … … adına tapuya kayıt ve tesciline,
120 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmazın 469,11 m2 olarak mülkiyeti 2 pay kabul edilip, 1 payının … ve … oğlu, 1965 doğumlu, …, 1 payının … ve … oğlu, 1969 doğumlu, … … adına tapuya kayıt ve tesciline,
121 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmazın 7.997,59 m2 olarak … ve … oğlu, 1949 doğumlu … adına tapuya kayıt ve tesciline,
121 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmazın 957,09 m2 olarak mülkiyeti 2 pay kabul edilip, 1 payının … ve … oğlu, 1965 doğumlu, …, 1 payının … ve … oğlu, 1969 doğumlu, … … adına tapuya kayıt ve tesciline,
121 ada 7 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmazın 389,62 m2 olarak mülkiyeti 2 pay kabul edilip, 1 payının … ve … oğlu, 1965 doğumlu, …, 1 payının … ve … oğlu, 1969 doğumlu, … … adına tapuya kayıt ve tesciline,
115 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmazın 1.646,91 m2 olarak … ve … oğlu, 1938 doğumlu … adına tapuya kayıt ve tesciline,
120 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmaz 376,37 m2 olarak mülkiyeti 7187 pay kabul edilip, 1280 hissesi … ve … oğlu, 1929 doğumlu … adına, 1584 hissesinin … ve … kızı, 1929 doğumlu … Temel adına, 1441 hissesinin … adına, 1441 hissesinin … adına, 1441 hissesinin … adına tapuya kayıt ve tesciline,
120 ada 5 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmaz 376,37 m2 olarak mülkiyeti 7187 pay kabul edilip, 1280 hissesi … ve … oğlu, 1929 doğumlu … adına, 1584 hissesinin … ve … kızı, 1929 doğumlu … Temel adına, 1441 hissesinin … adına, 1441 hissesinin … adına, 1441 hissesinin … adına tapuya kayıt ve tesciline,
115 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmazın 763,33 m2 olarak mülkiyeti 6 pay kabul edilerek; 1 hissesinin …, 1 hissesinin …, 1 hissesinin …, 1 hissesinin …, 1 hissesisinin …, 1 hissesisinin … adına müşterek şekilde tapuya kayıt ve tesciline,
115 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmazın 6.876,50 m2 olarak mülkiyeti 6 pay kabul edilip, … oğlu …’in çocuklarına eşit şekilde, 1 hissesinin …, 1 hissesinin …, 1 hissesinin …, 1 hissesinin …, 1 hissesisinin …, 1 hissesisinin … adına tapuya kayıt ve tesciline,
116 ada 15 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmazın 3.757,47 m2 olarak davacı … ve … oğlu, 1955 doğumlu, … adına tapuya kayıt ve tesciline,
117 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmazın 2.439,59 m2 olarak mülkiyeti 12 pay kabul edilerek; 6 hissesinin davacı … ve … oğlu, 1964 doğumlu, … adına, 1 hissesinin davalı …, 1 hissesinin …, 1 hissesinin …, 1 hissesinin …, 1 hissesisinin …, 1 hissesisinin … adına müşterek şekilde tapuya kayıt ve tesciline,
124 ada 52 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmazın 449,77 m2 olarak mülkiyeti 12 pay kabul edilerek; 6 hissesinin davacı … ve … oğlu, 1964 doğumlu, … adına, 1 hissesinin davalı …, 1 hissesinin …, 1 hissesinin …, 1 hissesinin …, 1 hissesisinin …, 1 hissesisinin … adına müşterek şekilde tapuya kayıt ve tesciline,
116 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbit tutanağının iptaline, taşınmazın 315,86 m2 olarak mülkiyeti 12 pay kabul edilerek; 6 hissesinin davacı … ve … oğlu, 1964 doğumlu, … adına, 1 hissesinin davalı …, 1 hissesinin …, 1 hissesinin …, 1 hissesinin …, 1 hissesisinin …, 1 hissesisinin … adına müşterek şekilde tapuya kayıt ve tesciline,
karar verilmiş, hüküm davacı-davalı … vekili ile Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
1) Davacı-davalı … vekilinin dava konusu 116 ada 1 ve 15, 124 ada 52 ve 117 ada 2 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve taşınmazların muris … tarafından 05.05.1997 tarihli satış senedi ile 116 ada 15 sayılı parselin …’e, 116 ada 1, 117 ada 2 ve 124 ada 52 sayılı parsellerin …’e satılıp zilyetliklerinin devredildiği, davalı-davacı … tarafından satışların muvazaalı olduğu ileri sürülmüş ise de, taşınmazların tapulu olmadığı, tapuya kayıtlı olmayan taşınmazlar hakkında muris muvazaasına dayalı hak talebinde bulunulamayacağı gözönünde bulundurularak yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, bu parseller yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı …’in 115 ada 13 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 115 ada 3, 4 ve 13 sayılı parsellerin kadastro tutanaklarının malikhaneleri açık ise de, taşınmazların çevresinin gerçek kişiler adına tesbit görüp kesinleşen parsellerle çevrili olduğu ve 3402 sayılı Kanunun 30. maddesi gereğince gerçek hak sahipleri adlarına tescillerine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 115 ada 13 sayılı parselin hüküm yerinde sehven 115 ada 3 parsel olarak yazılması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükmün 14. bendinin çıkartılarak yerine, “… İlçesi, … Köyü 115 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tesbitinin iptaline, taşınmazın 6.876,50 m2 olarak mülkiyeti 6 pay kabul edilip, … oğlu …’in çocuklarına eşit şekilde, 1 hissesinin …, 1 hissesinin …, 1 hissesinin …, 1 hissesinin …, 1 hissesisinin …, 1 hissesisinin … adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3) Dava konusu 120 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 sayılı parseller ile 121 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 7 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazları bakımından;
Davacı … tarafından muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası nedeniyle kadastro sırasında dava konusu taşınmazlara ait tesbit tutanaklarının malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tesbitleri yapılmıştır. Malik hanesi açık bırakılarak düzenlenecek tesbit tutanaklarının mahkemeye gönderilmesi halinde, dava dosyası ile birleştirilip 3402 sayılı
Kanunun 27, 28 ve 29. maddeleri hükümlerine göre işlem yapıldıktan sonra tesbit tutanaklarında isimleri geçen ya da keşif sırasında belirlenecek olan hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler davaya katılıp kendilerine duruşma günü tebliğ edilerek husumet yaygınlaştırılıp davada taraf oluşturulduktan sonra taraf delilleri ve 3402 sayılı Kanunun 30. maddesi gereğince mahkemece lüzum görülen diğer deliller de toplanarak dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi adına tescil edilmesi gerekir. Ne var ki; mahkemece, taşınmazların kadastro tutanaklarında adı geçen hak sahipleri ve Hazine davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmadığı gibi, taşınmazların sınırında eylemli orman bulunmasına rağmen davacı … Yönetiminin dava açtığı 121 ada 1, 2 ve 4 sayılı parseller dışında kalan taşınmazlar yönünden usulünce orman araştırması da yapılmamıştır. Hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda ise, memleket haritasındaki konumları ve görünümleri ile eylemli durumları aynı olmasına rağmen 121 ada 2 ve 4 sayılı parsellerin orman, 121 ada 1 sayılı parselin orman olmadığı belirtilmiştir. Bu haliyle rapor yetersiz ve çelişkilidir. Bilirkişinin yetersiz ve çelişkili raporu hükme esas alınamaz.
Mahkemece, öncelikle Hazine ve kadastro tutanaklarında adları geçen hak sahipleri davaya dahil edildikten sonra eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmazların malik hanelerinin açık olduğu gözönünde bulundurularak 3402 sayılı Kanunun 30. maddesi gereğince mahkemece lüzum görülen diğer deliller de toplanarak dava konusu taşınmazların gerçek hak sahibi adına tescil edilmesi gerekir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, bilirkişinin eksik inceleme ve yetersiz raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ; 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı-davalı … vekilinin dava konusu 116 ada 1 ve 15, 124 ada 52 ve 117 ada 2 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller yönünden hükmün ONANMASINA,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı-davalı … vekilinin dava konusu 115 ada 13 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsel yönünden hükmün düzeltilerek ONANMASINA,
3) Üçüncü bentde açıklanan nedenlerle; dava konusu 120 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 sayılı parseller ile 121 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 7 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu parseller yönünden hükmün BOZULMASINA 11.02.2013 günü oy birliği ile karar verildi.