YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11395
KARAR NO : 2013/976
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 120 ada 3 parsel sayılı 2625872,89 m² yüzölçümündeki taşınmaz, davalı Hazine adına hali arazi vasfıyla tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi, çekişmeli taşınmazın bir kısmının kendisine ait yer olduğu savıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve 120 ada 3 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 15/12/2011 tarihli raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen toplam yüzölçümü 397.69 m2 olan kısmının kadastro tesbitinin iptali ile 120 adanın en son parsel numarası adı altında 397.69 m2 yüzölçümünde bahçe vasfı ile … adına tapuya kayıt ve tesciline, 120 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tesbitine karar verilen 397.69 m2’lik kısmının iptalinden sonra geriye kalan kısmının 120 ada 3 parsel numarası adı altında 2625475.20 yüzölçümünde hali arazi vasfı ile Hazine adına tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) kısmı üzerinde davacı yararına 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Davacı, zilyetlik iddiasıyla Hazine adına hali arazi olarak tesbit gören taşınmaz hakkında dava açtığı ve taşınmazın sınırında da orman bulunduğu halde, orman araştırması yapılmamıştır.
Bu nedenle, mahkemece; orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı sorularak, yapılmış ise, tüm tutanaklar ile haritası, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304
sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu yapılmış ise, bilirkişilerin orman kadastrosu ile irtibatlı kroki düzenlettirilmeli, yine, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişilere eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davalı Hazine’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 07/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.