YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11406
KARAR NO : 2013/1523
KARAR TARİHİ : 19.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 08.05.2007 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Ilısu Köyünde bulunan yaklaşık iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Hazine, 4721 sayılı Medenî Kanunun 713/6. maddesi uyarınca çekişmeli taşınmazın Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Davanın devamı sırasında 15.09.2008 tarihinde genel arazi kadastrosu yapılmış olup, çekişmeli taşınmazlar 137 ada 58 ve 81 parsel numarası ile senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tesbit edilmiş, tutanaklar itiraz olmadığı yönündeki açıklama ile kesinleştirilmiştir. Mahkemece, bu durum gözardı edilerek yargılamaya tescil davası olarak devam edilerek … bilirkişi tarafından düzenlenen 30.4.2008 tarihli krokili raporda (A), (B) ve (C1) ile işaretlenen sırasıyla 1.519,77 m2, 13.002,26 m2 ve 2.355,45 m2 yüzölçümlü taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmekle dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09/12/2009 gün ve 2009/16680 E – 18316 K sayılı kararında özetle: “Dairenin geri çevirme kararı üzerine tapu müdürlüğünce 137 ada 58 ve 81 parsel sayılı taşınmazların kadastro tesbit tutanaklarının asılları davalı şerhi verilerek gönderildiğine göre, asliye hukuk mahkemesince dava dosyası 3402 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca görevli ve yetkili kadastro mahkemesine aktarılması gerekirken, yetersiz inceleme ve araştırma sonucu … şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. ” gereğine değinilerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra; davanın kabulüne, 137 ada 58 parsel ve 137 ada 81 parsel sayılı taşınmazların davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından, taşınmazın toprağının orman toprağı vasfında ve geçmişi orman olduğu gerekçesi ve davalı Hazine tarafından eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesi ve re’sen incelenecek nedenlerle temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır. Ilısu Köyünde 2003 ve 2008 yıllarında genel arazi kadastrosu yapılmıştır.
Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; bila tarihli asliye hukuk mahkemesinde 11/01/2008 tarihli keşif sonrasında alınan orman bilirkişi kurulu raporunda çekişmeli taşınmazın (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımlarının orma
sayılmayan yerlerden olduğu, (D) harfi ile gösterilen kısmının ise orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmişken, 06/03/2012 tarihli orman bilirkişi raporunda taşınmazlardan (A) harfi ile gösterilen 137 ada 58 parselin orman sayılmayan, 137 ada 81 parselin (C1), (C2), (D), (E) ve (F) harfi ile gösterilen kısımlarının orman sayılan yerlerden olduğu açıklandıktan sonra, raporun sonuç bölümünde tüm bu tesbitler ışığında dava konusu parsellerin tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilerek, ilk orman bilirkişi kurul raporu ve kendi içinde çelişkiye düşülmüş, mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiştir. Çelişkili bilirkişi raporları ve eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi veya orman mühendisi, bir … elemanı ve bir ziraat mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli;yukarıda değinilen belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve davalı Hazine’nin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 19/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.