Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/11408 E. 2013/980 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11408
KARAR NO : 2013/980
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve katılan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 120 ada 9 parsel sayılı 4248,32 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına fındıklık vasfıyla tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman olduğu iddiasıyla dava açmış, yargılama sırasında Hazine, nizalı taşınmazın orman olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu parselin 16/05/2011 havale tarihli bilirkişi rapor ve ekindeki krokide (B) harfi ile işaretli 3850,20 m² yüzölçümlü bölümün tesbit gibi tapuya davalı … adına, (A) harfi ile işaretli 398,12 m² yüzölçümlü bölümün kadastro tesbit tutanağının iptali ile belirtilen bu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm katılan … ve davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede, orman kadastrosu sonuçlandırılmadan Orman Genel Müdürlüğünün 12.06.2009 tarih ve 684 sayılı emri ile iptal edildiği, bu sebeple yörede kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmamaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli 120 ada 9 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen bölümün orman sayılan, (B) harfi ile gösterilen bölümünün ise orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, mahkemece, taşınmazın kadastro tesbitinin iptaline karar verilmesi gerekirken “tutanağının iptaline” karar verilmiş olması doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasının 1. bendinin ikinci paragrafında yer alan “tesbit tutanağının” kelimeleri hükümden çıkartılarak, bunun yerine “tesbitinin” kelimesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 07/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.