Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/11516 E. 2013/1796 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11516
KARAR NO : 2013/1796
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ile davalılar … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, 15.09.2006 tarihli dilekçe ile açtığı davada; 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, … Köyünde 104 ada 1307 sayılı parselin orman niteliği ile sınırlandırılıp, Hazine adına tesbit tutanağı düzenlenerek, 30 günlük kısmî ilâna çıkartıldığını, bu orman parseline bitişik taşınmaz içinde bulunan ve davalı gerçek kişiler tarafından kullanılan alanın da orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek, bu alanın orman sınırları içine alınarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmış, davaya konu olan yer hakkında 104 ada 2176 ve 2175 parsel numaraları ile düzenlenen kadastro tutanaklarının davalı olmaları nedeniyle, malikhaneleri açık bırakılarak kadastro mahkemesine gönderilmiştir.
Davacı … Yönetimi 19.01.2007 tarihli dilekçe ile Hazine aleyhine açtığı davada; … Köyü 102 ada 13 parsel, 103 ada 49 parsel, 104 ada 1267 parsel, 102 ada 73 parsel, 104 ada 148 parsel, 101 ada 300 parsel, 104 ada 1307 parsel, 101 ada 192 parsel, 104 ada 428 ve 790 ile 102 ada 72 nolu orman parsellerinin yanındaki yollarla birlikte kadastro tesbitlerinin iptal edilerek bitişiklerindeki 104 ada 1307 ve 104 ada 1267 sayılı orman parsellerine eklenerek tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davalı gerçek kişiler aleyhine açılan davanın kabulüne, Hazine aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, … İlçesi, … Köyü 102 ada 72 parsel, 104 ada 790 parsel ve 104 ada 428 parsel nolu taşınmazların TESBİT GİBİ TAPUYA TESCİLİNE,
… İlçesi, … Köyü 104 ada 2175 parsel, 104 ada 2176 parsel, 102 ada 13 parsel, 103 ada 49 parsel, 104 ada 1267 parsel, 102 ada 73 parsel, 104 ada 148 parsel, 101 ada 300 parsel, 104 ada 1307 parsel ve 101 ada 192 parsel nolu taşınmazların KADASTRO TESBİTLERİNİN İPTALİNE,
Bilirkişilerin 22/12/2008 havale tarihli raporlarına ekli krokide 102 ada 13 parsel, 103 ada 49 parsel, 104 ada 1267 parsel, 102 ada 73 parsel ve 104 ada 148 parsel numaralarıyla gösterilen taşınmazlar ile (D1), (D2), (D3) harfleri ile gösterilen taşınmazlardan oluşan toplam 2879393,53 m2 yüzölçümündeki alanın tek parsel halinde 104 ada 1267 parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına TESBİT VE TAPUYA TESCİLİNE,
Bilirkişilerin 22/12/2008 havale tarihli raporlarına ekli krokide 101 ada 300 parsel, 104 ada 1307 parsel, 101 ada 192 parsel, 104 ada 2175 parsel, 104 ada 2176 parsel numaraları ile gösterilen taşınmazlar ile (D4) harfi ile gösterilen taşınmazdan oluşan toplam 10520510,58 m2 yüzölçümündeki alanın tek parsel halinde 104 ada 1307 parsel numarası verilmek suretiyle
orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına TESBİT VE TAPUYA TESCİLİNE, karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, …, … ve Hazine tarafından temyiz edilmiş. davalı Hazine, 13.04.2010 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat etmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin bölümlerinin çıkartılarak, yerine “6099 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.MK.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 25/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.