YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11519
KARAR NO : 2013/1621
KARAR TARİHİ : 21.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında dava konusu, … Köyü 106 ada 19, 31, 37, 38 ve 40 sayılı parseller, ham toprak niteliği ile Hazine adına; 106 ada 30 sayılı parsel, kerpiç ahır ve ağıl niteliği ile … …; 106 ada 32 sayılı parsel, tarla niteliği ile … kızı …; 106 ada 34 sayılı parsel, tarla niteliği ile …, … ve …; 106 ada 35 sayılı parsel, tarla niteliği ile … kızı …; 106 ada 36 sayılı parsel, tarla niteliği ile … adlarına belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tesbit edilmiş, 106 ada 39, 42, 43, 44, 45, 46 ve 47 parsel sayılı taşınmazlar da kamu malı mera olarak sınırlandırılmıştır.
Davacılardan … ve … Köy Tüzel Kişilikleri, … Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 106 ada 19, 31, 37, 38 ve 40 sayılı parseller ile 108 ada 1 ve 4 sayılı parsellerin mera olduğu halde, Hazine adına hâli arazi olarak tesbit edildiğini; yine, 106 ada 39, 42, 43, 44, 45, 46 ve 47 sayılı parseller …, …, …, … ve … Köylerinin ortak merası olduğu halde, sadece … Köyünün merası olarak tesbit edildiğini; 106 ada 28, 33, 29, 30, 32, 35, 34 ve 36 sayılı parseller de mera olduğu halde, 106 ada 28 ve 33 sayılı parsellerin … oğlu … …; 106 ada 29 sayılı parselin, … oğlu …, … ve … adına; 106 ada 30 sayılı parselin, …; 106 ada 33 ve 35 sayılı parsellerin, … kızı …; 106 ada 34 sayılı parselin …, … ve …; 106 ada 36 sayılı parselin de … adına yapılan tespitlerin yanlış olduğunu ileri sürerek, tespitlerin iptali ile …, …, …, … ve … köylerinin ortak merası olarak tesbit ve tescilini istemişlerdir.
Birleştirilen 2005/9-29 E.K. sayılı dosyanın davacıları … ve … Köyleri, … Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 108 ada 1 ve 4, 122 ada 22 , 132 ada 2, 106 ada 39, 40, 42, 43, 44, 45, 46 ve 47, 115 ada 30, 107 ada 1, 2 ve 3 numaralı parsellerin …, …, …, …, … – … olarak bilinen mera ve … yeri olduğu halde, bir kısmının davalı … adına tesbit edildiği, bir kısmının da mera özelliği ortadan kaldırılarak hâli arazi olarak Hazine adına tesbit edildiğini ileri sürerek, tesbitin iptali ile 108 ada 1 ve 4 numaralı parsellerin mera olması nedeniyle … ve … Köyleri adına tesbitini, Hazine adına tesbit edilen diğer parsellerin … Köyü ile …, … Köyleri adına tesbitini, … Köyü adına tesbit edilen 122 ada 22 ve 132 ada 2 numaralı parsellerin tesbitlerinin iptali ile … Köyü adına tesbit edilmesini, 106 ada 39, 40, 42, 43, 44, 45, 46 ve 47 nolu parseller ile 115 ada 30 nolu parsel, 107 ada 1, 2 ve 3 nolu parsellerin de … – … Yaylası içinde kalması nedeniyle tesbitlerinin iptali ile …, …, …, … Köylerinin merası olarak tesbit ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece bağlantı nedeniyle ham toprak niteliği ile Maliye Hazinesi adına tesbit edilen 106 ada 19, 31, 37, 38 ve 40 ve mera olarak sınırlandırılan 106 ada 39, 42, 43, 44, 45, 46, 47 ve kişiler adına tespit edilen 106 ada 30, 32, 34, 35 ve 36 nolu parsellere ilişkin davaları birleştirilmiş, diğer parsellere yönelik davalar ise ayrılmıştır.
Orman Yönetimi, 07.11.2007 tarihli dilekçesiyle … Köyü, 106 ada 38 nolu parselin orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle davaya katılmıştır.
Yargılama sırasında davacılar … ve … Köyleri, 02.03.2005 tarihli ve 04.04.2005 tarihli duruşmalar ile 10.09.2007 tarihinde yapılan kesifte, davalı gerçek kişiler adlarına tespit edilen … Köyü, 106 ada 28, 33, 29, 30, 32, 35, 36 ve 34 nolu parsellerin gerçek kişiler adına yapılan tesbitlerin doğru olduğunu belirterek bu parsellere yönelik davalarından feragat etmişler, ancak … Köyü, 106 ada 40, 19, 31, 37 ve 38 nolu parseller yönünden davalarına devam ettiklerini bildirmişlerdir.
Mahkemece davaların kısmen kabulüne, davacılar …, … Köyleri ve birleşen 2005/9 – 29 E. K. sayılı dosyanın davacıları … ve … Köylerinin meraların aidiyeti ile ilgili istemleri konusunda; dava dilekçelerinin görev yönünden REDDINE ve mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın yetkili ve görevli Akçadag Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; katılan davacı … Yönetimi vekili ile davalı Hazine vekilinin hükmü temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2008/8980 – 17620 sayılı ve 16.12.2008 günlü kararı ile Hazinenin temyize konu 106 ada 31, 37 ve 40 sayılı parsellerin tamamı ile 38 sayılı parselin (B ve C) bölümlerine yönelik hükmün onanmasına, Orman Yönetiminin temyizi yönünden de hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: [Mahkemece üzerinde fiilen ve eylemli olarak meşe ağaçları bulunan 106 ada 38 nolu parselin, … bilirkişisi Bedrettin Temelli’nin 27.11.2007 havale tarihli rapor ve haritasında (A) ile gösterilen 158834,80 m² yüzölçümündeki bölümünün orman sayılmayan yer olduğu kabul edilerek, mera niteligi ile sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş ise de, karara dayanak alınan uzman orman bilirkişisi … …’un 27.11.2007 havale tarihli raporunda özetle, “dava konusu 106 ada 38 sayılı parselin fiilen bazı bölümleri üzerinde meşe ve ardıç ağaçları bulunduğu belirtilerek (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerinin orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığını, bilim ve … bakımından orman niteliği taşıyıp, uygulanan memleket haritası ve amenajman planı mesçere haritasına göre de, kadimden beri orman arazisi olduğunu, (A) ile gösterilen bölümün ise, orman ve toprak muhafaza karakteri taşımadığını, bilim ve … bakımından orman olmadığını, etrafındaki ormanlık alanların da bütünlüğünü bozmadığını, uygulanan memleket haritası ve amenajman planı mesçere haritasına da öncesinin ormanlık alan olmadığını” belirtmiş, ancak rapora eklediği krokide, çekişmeli taşınmazın eylemli biçimde meşe ağaçları ile kaplı olan bölümlerinin neresi olduğunu göstermemiştir. Meşe ve ardıç ağaçları, memleketimizdeki ormanların önemli ağaç türlerindendir. 6831 sayılı Kanunun 1. maddesine göre tabiî olarak yetişen ve emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık topluluklarının yerleriyle birlikte orman sayılacağı, (A) ile gösterilen yerin (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerin ortasında yer aldığı ve ormancılık bilimine göre meşe tohumları ağır tohumlar grubundan olup rüzgar v.s. gibi tabiî olaylarla başka bir yere taşınmasının mümkün olmadığı, daha önce arazi üzerinde bulunan meşelerin kesilip tahrip edilmesi sonucu toprakta kalan köklerinin sürgün vererek yeniden orman haline dönüşeceği gözetildiğinde, üzerindeki meşe ağaçlarının topluluk oluşturmayıp münferit halde bile olsa halen üzerinde orman bitkisi olan meşe ağaçları bulunan taşınmazın orman bütünlüğündeki yerlerden sayılacağının düşünülmemiş olması doğru değildir. Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenlerle, mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … arazi toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi; orman bitki ve ağaçlarının bulunduğu yerler ile münferit olarak meşe ve ardıç ağaçları bulunan taşınmaz bölümlerinin ayrı renklerle işaretli duraksamaya yer vermeyecek biçimde kroki üzerinde gösterilmesi, taşınmazın dört yönden renkli fotoğraflarının çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmesi, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan yukarıda anlatılan konulara cevap verecek nitelikte krokili bilimsel verileri bulunan yeterli raporun alınması, taşınmazın orman bütünlüğündeki yerlerden olup olmadığının irdelenerek, 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi] gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacılardan … ve … Köylerinin, … Köyü 106 ada 30, 32, 34, 35 ve 36 sayılı parsellere yönelik davalarının feragat nedeniyle reddine ve tesbit gibi tapuya kayıt ve
tescillerine; davacılardan … ve … Köylerinin, … Köyü 106 ada 19 sayılı parsele yönelik davalarının reddine ve tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline; davacılardan … ve … Köylerinin, … Köyü 106 ada 31 ve 37 sayılı parsellere yönelik davalarının kabulüne ve bu parsellerin mera olarak sınırlandırılıp özel sicillerine yazılmasına; davacılardan … ve … Köyleri ile birleşen davacılar … ve … Köylerinin, … Köyü 106 ada 40 sayılı parsele yönelik davalarının kabulüne ve bu parselin mera olarak sınırlandırılıp özel sicillerine yazılmasına; katılan … Yönetiminin, … Köyü 106 ada 38 parsele yönelik açtığı davanın kısmen kabulüne ve 27.11.2007 günlü rapor ekinde (C) ile gösterilen 361497 m²’lik ve (B) ile gösterilen 36133,39 m²’lik bölümlerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; davacılardan … ve … Köylerinin, … Köyü 106 ada 38 sayılı parsele yönelik davalarının kısmen kabulüne ve bu parselin bilirkişi kurulu rapor ekinde (x) ile gösterilen 96741,63 m²’lik bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (y) ile gösterilen 6195676 m²’lik kısmın mera olarak sınırlandırılıp özel sicillerine yazılmasına, davacılardan … ve … Köyleri ile birleşen davacılar … ve … Köylerinin meranın aidiyeti ile ilgili davalarının görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm katılan … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamış, … Köyünde 4342 sayılı Kanuna göre mera tespit çalışması yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak ve özellikle keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda çekişmeli 106 ada 38 nolu taşınmazın (x) ile gösterilen bölümünün eylemli biçimde orman olduğu saptandığına, (y) ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 21/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.