YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11521
KARAR NO : 2013/1579
KARAR TARİHİ : 19.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 201 ada 6 (5521 m2) ve 203 ada 2 parsel sayılı (650.56 m2) taşınmazlar, zeytinlik niteliğiyle belgesizden davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların orman içi açıklık olduğu iddiasıyla dava açmış, mahkemece; davanın reddine ilişkin karar, Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.04.2011 tarihli 2011/3378 – 4235 sayılı kararı bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilâmında özetle; “çekişmeli taşınmazlara komşu 201 ada 1, 3, 7 ve 17 sayılı parsellerin Hazine adına çalılık ve çamlık olarak tesbit edilip kesinleştiği, bu parsellerin de dört taraftan büyük orman parseli ile çevrili ve 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu mahkemece değinilen yön gözetilerek Hazinenin davasının kabulü gerekirken, dava konusu taşınmazların özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddi yolunda hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu”na değinilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karar verildikten sonra yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tesbitlerinin iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 1969 yılında seri bazında yapılıp kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanun uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve temyiz harcının istek halinde iadesine 19/02/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.