Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/11522 E. 2013/1619 K. 21.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11522
KARAR NO : 2013/1619
KARAR TARİHİ : 21.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 117 ada 219 parsel sayılı 610443,12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, mera niteliği ile belgesizden tespiti yapılarak özel siciline yazılmıştır.  Davacı  …, dava dilekçesinde, bu taşınmaz içinde kalan ve  … … adına  Aralık 1959 tarih 29 numarada kayıtlı araziyi, 22.08.1986 tarihli köy senedi ile kendisine ait başka bir arazi ile değiştiklerini, ancak; kadastro sırasında mera parseli içinde kaldığını iddia ederek, bu kısmın özel sicilindeki kaydının iptali ile adına tarla niteliği ile tapuya tescili  istemiyle dava açmıştır.
Davacı, bu konuda Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin  2008/169-351 sayılı dosyası ile de dava açtığını, ancak; takip edemediğinden açılmamış sayılmasına karar verildiğini bildirmiş, bu dosyaya da delil olarak dayanmıştır.
 Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin krokide (B1) harfi ile işaretli 4501,88 m2’lik kısmının davacı  adına tapuya kayıt ve  tesciline karar verilmiş, hükmün  davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine;
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2011/15966 – 2012/3963 sayılı 19.03.2012 günlü kararında özetle; “davacı …, … Köyü, Aralık 1959 tarih 29 nolu 3250  m2 yüzölçümlü tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Sözü edilen tapu kaydı, toprak tevzi yoluyla oluşturulmuştur. Tapu kaydının doğu, batı ve güney sınırı hali, kuzey sınırı …  okuması nedeniyle değişebilir sınırlıdır. Dava konusu taşınmazın batı ve kuzey sınırında halen orman, doğu ve güney sınırında ise mera olarak tespit edilen taşınmazlar bulunduğu ve  3250 m2 yüzölçümlü kaydın kadastroda komşu … Köyünde kaldığından revizyon görmediği  anlaşılmaktadır. Davacı tarafından delil olarak dayanılan,  3. asliye hukuk mahkemesinin 2008/169 esas sayılı dosyasında yapılan keşif sonucu … bilirkişi …tarafından düzenlenen 20.05.2010 tarihli rapor ve ekindeki kroki incelendiğinde, dayanak Aralık 1959-29 nolu tapu kaydının dayanağı olan … Köyü, … Mevkii tevzi haritasının 1 pafta 8 ada 1 parseline ait paftanın sayısallaştırılarak bilgisayar ortamında kadastro paftası üzerine aktarılması sonucu dava konusu yerin, 400 metre mesafede ve … Köyünde  102 ada 1 nolu orman parseli içinde kaldığını bildirdiği, pafta üzerine de tüm tevzi krokisini aktardığı anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kanunun 20/a maddesi “tapu kayıtları ile diğer belgelerin kapsadığı yerin tayininde; kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita plan ve krokideki sınırlara itibar olunur.”  hükmünü içermektedir. Bu durumda, dayanılan tapu kaydının dava konusu yere uymadığı anlaşılmaktadır. Dava konusu yer paftasındaki konumuna göre orman ve mera parselleri ile çevrili olup, orman ve mera bütünlüğünü bozduğundan kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla da kazanılmasına imkan yoktur. Açıklanan nedenlerle, tapu kaydı kapsamında kalmadığı sabit olan taşınmaz bölümü hakkındaki davanın reddine karar verilmesi”
gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine, karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, çekişmeli taşınmazın mera niteliğiyle özel sicilindeki kaydının iptali ile adına tapuya tescili istemidir.
 Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 11.05.2009 tarihinde ilânı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu vardır. Arazi Kadastrosu ise 25.12.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21/02/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.