YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12002
KARAR NO : 2013/1550
KARAR TARİHİ : 19.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi ve müdahil davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 21.05.1998 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği, … Köyü, … Mevkiinde bulunan 10 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın, kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı, 50 yıldır zilyetliklerinde bulunduğu, çok önceden imar ve ihya edildiği, yararlarına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır. … ve …27.11.2002 tarihli dilekçeleriyle, taşınmazın davacı …’nin eşi … ile müşterek malları olduğu, ortak murisleri adına tescili iddiasıyla davaya katılmışlar, …, … ve … ise, 15.06.2004 tarihli celsede tutanağa geçen beyanlarında, taşınmazın anneleri … Yaldırdan kaldığı, paylarını oranında adlarına tescilini istemişlerdir. Davacı … 15.06.2004 tarihli celsede, kendisinin … ve … Mevkindeki taşınmazları talep ettiğini, keşifte bu taşınmazlarının ölçüldüğünü bildirmiştir. Mahkemece, … mevkindeki bilirkişi krokisinde (a) harfi ile gösterilen 5433 m2 bölüme ilişkin davanın kabulüyle, dosyada mevcut … … ve … … veraset ilâmlarına göre payları oranında tesciline, … Mevkiindeki bilirkişi krokisinde (b) harfi ile gösterilen taşınmaza ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 05/07/2006 gün ve 2006/9095-10192 sayılı ilâmıyla “yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, bu nedenle üç orman ve üç ziraat mühendisi bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanması, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, zilyetlikle kazanılabilecek tarım arazisi olup olmadığı, zilyetlik süre ve koşullarının usûle uygun olarak araştırılıp zilyetlik tanıklarının dinlenmesi, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesindeki kısıtlamaların araştırılması” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmadan sonra davanın kabulüne, … bilirkişi raporunda gösterilen … Köyü (A) harfi ile gösterilen 5433 m2 taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Dairece 21/12/2009 gün ve 2009/16945 – 19159 sayılı ilâmıyla “mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir.
Bozma kararında, üç orman ve üç ziraat mühendisi bilirkişi marifetiyle keşif yapılıp rapor alınması istenilmesine rağmen, bir orman ve bir ziraat bilirkişiden rapor alınmış, keşifte tarafların tanıkları dinlenilmemiştir. Orman bilirkişi raporunda taşınmazın konumu memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarında ve orman tahdit haritasında elle işaretlenmiş paftaların ölçekleri denkleştirilerek memleket haritasında konumu usûlüne uygun olarak gösterilmemiş, ziraat mühendisi bilirkişi raporunda ise, taşınmazın niteliği, kullanım durumu açıklanmadan yalnızca soyut beyenlarla buranın “tarımsal amaçlı kullanıldığı, ekilip biçildiği anlaşılmaktadır” gibi açıklama yapılmıştır. Bu nedenle; yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları yetersiz olup hüküm kurmaya yeterli değildir.
Açıklanan sebeplerle; mahkemece, Dairenin 05.07.2006 günlü uyulan bozma kararı gereğince üç orman mühendisi ve üç ziraat mühendisi marifetiyle keşif yapılıp bozma kararında açıklandığı şeklinde
araştırma yapılması, yerel bilirkişi ve tanıklardan dinlenilmesi, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesindeki koşulların araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan hükümler gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.” gerekçesiyle ikinci defa bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilâmına uyulduktan sonra davanın kabulüne, dava konusu mahalde 24.03.2011 tarihinde yapılan keşifte refakate alınan teknik bilirkişiler …, …, … Mudanyalı ve … …’ın keşif sonrası mahkememize sunmuş oldukları 18.04.2011 tarihli rapor ve krokilerinde (A) harfi ile gösterilen ve doğu hududunda kuru … ve devamında …kullanımındaki tarla, güney hududunda kuru … ve devamında tescil harici Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki hali arazi, batı hududunda kuru … ve devamında … – Vedat Demirhisar kullanımındaki tarla ve Kuzey hududunda yol ve bitişiği Devlet ormanı olan Kazan İlçesi, … Köyü, … Mevkiinde kain 5.433,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın … … ve … mirasçıları …, … … (…), … ve … … (… adlarına veraset ilâmındaki hisseleri oranında tapuya kaytı ve tesciline karar verilmiş olup, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi ile müdahil davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılan ve tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın, Medenî Yasanın 713. maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanuna göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1997 yılında yapılıp, 16.12.1997 tarihinde ilân edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu … Köyünde arazi kadastrosu 1957 yılında yapılmış, sonuçları 10.8.1960 ilâ 09.09.1960 tarihleri arasında ilân edilmiş, davanın açıldığı tarihe kadar 20 yıldan fazla süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm kurulmuş olmasına; uzman orman bilirkişi kurulu tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına ve mahkemece aynı yönde verilen 07/04/2009 gün ve 2006/383-84 sayılı kararın yalnız Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiş olup, müdahil davacılar tarafından temyiz edilmemiş olmasına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının müdahil davacılara ve Orman Yönetimine ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 19/02/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.