YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12038
KARAR NO : 2012/12203
KARAR TARİHİ : 07.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, davacının duruşma isteminin giderden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.09.2010 gün ve 10157 – 11097 sayılı bozma kararında özetle; [Çekişmeli … mahallesi, … mevkiinde bulunan taşınmaz hakkındaki tescil davasının kabulüne ve … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 12412,11 m² ile (C) ile gösterilen 14112,54 m² yüzölçümündeki taşınmazların orman tahdidi dışında tarım alanı oldukları, davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle davacı adına tapuya tesciline, (B) ile gösterilen 12.543,87 m² yüzölçümündeki alanın DSİ tarafından kamulaştırıldığı belirlenmekle, bu bölümün kamu emlâkına dönüştüğü, bu nedenle tesciline karar verilemeyeceği, ancak kamulaştırma tarihine kadar davacı kişi yararına kazanma süre ve koşullarının gerçekleşmiş olduğu kabul edilerek bu bölüm bakımından davacının mülkiyetinin tespitine karar verilmiş ise de; dava konusu alanın kesinleşen orman tahditi dışında kaldığı, 1969 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmazın ve kuzey kısımlarının … gölü olarak 3402 sayılı Yasanın 16/C maddesi gereği tescil dışı bırakıldığı, 3402 sayılı Yasanın 16/C maddesinde; “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kayalar, tepeler, dağlar (bunlardan çıkan kaynaklar) gibi, tarıma elverişli olmayan sahipsiz yerler ile deniz, göl ve nehir gibi genel sular tescil ve sınırlandırmaya tabi değildir, istisnalar saklıdır.” hükmü bulunduğundan Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olan çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı, Ayrıca; 02.05.2007 tarih ve 26510 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 5637 sayılı Yasanın 1. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 5516 sayılı Bataklıkların Kurutulması ve Bundan Elde Edilecek Topraklar Hakkındaki Yasanın 1. maddesi;” (Değişik madde: 18/06/1952 – 5963/1 md.)belediye hudutları dışında olup Devletin hüküm ve tasarrufu altında sahipsiz bulunan bataklık ve bataklık mahiyetinde göl ve su birikintileri herhangi bir suretle kurutulduğu takdirde, bu kurutmadan hasıl olan arazi, yasadaki hükümlere göre kurutanlar namına tescil olunur.” hükmü kapsamında davacı yararına herhangi bir tahsis de bulunmadığı gibi, dairenin 08.04.2010 günlü iade kararı üzerine orman bilirkişi … … ile kadastro bilirkişisi … tarafından dosyaya sunulan 07.07.2010 günlü rapora göre çekişmeli yerin 1959 tarihli memleket haritasında da göl kenarı yapraklı ağaç rumuzu bulunan yeşil renkli ormanlık alanda görüldüğü, öncesi orman olan taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği ve bu tür yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılmasının da mümkün bulunmadığı gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi ] gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın tesciline ilişkindir.
Yörede, 1969 yılında yapılan genel arazi kadastrosu çalışmaları sırasında, çekişmeli taşınmazın da bulunduğu alan 3402 sayılı Yasanın 16/C maddesi gereği … Boğaz gölü olarak tescil dışı bırakılmış, 1977 ve 1998 yıllarında 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları sırasında ise taşınmaz orman alanı dışında yer almıştır.
Hükmüne uyulan bozma kararına göre, çekişmeli taşınmazın zilyedlik yolu ile kazanılacak yerlerden olmadığı ve tescile tabi yer de olmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, Orman Yönetimi davada taraf olmadığı halde, mahkemece Orman Yönetimi lehine de vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hükmün 3. paragrafının hükümden çıkartılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz eden davacı …’a yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 07.11.2012 günü oybirliği ile karar verildi.