YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12055
KARAR NO : 2013/1555
KARAR TARİHİ : 19.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi ile davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 23.03.1998 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği, … Köyü … Yazı mevkiinde bulunan 12 dönüm ve Esme Çayı mevkiindeki 15 dönüm yüzölçümündeki taşınmazların, kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı, 50 yıldır zilyetliklerinde bulunduğu, çok önceden imar ve ihya edildiği, yararlarına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. … 10.08.2000 tarihli dilekçeyle, … ise 04.05.2004 tarihli celsede tutanağa geçirdiği beyanı ile taşınmazlarda babaları …’tan …, … ve … ile … 13.07.2004, … Arı ise 01.09.2004 tarihli celsede, tutanağa geçirilen beyanlarında muris … …’dan gelen payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece davanın KABULÜNE, … … Yazı mevkiinde bulunan ve bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 21294 m2, Eşme Çayı mevkiinde bulunan bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 25407 m2 taşınmazların … ve … … mirasçıları adlarına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi ile davacı … … mirasçıları gerçek kişiler tarafından temyiz edilmekle 20. Hukuk Dairesinin 05/07/2006 gün ve 2006/9094 – 10193 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, bu nedenle üç orman ve üç ziraat mühendisi bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanması, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde zilyetlikle kazanılabilecek tarım arazisi olup olmadığı, zilyetlik süre ve koşullarının usûle uygun olarak araştırılıp zilyetlik tanıklarının dinlenmesi, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesindeki kısıtlamaların araştırılması” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmadan sonra davanın kabulüne, … bilirkişi raporunda gösterilen … Köyü (A) ile işaretli 25407 m2 ve (B) ile işaretli 21294 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Dairenin 21/12/2009 gün ve 2009/16941 – 19158 sayılı ilâmıyla [Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir.
Bozma kararında üç orman ve üç ziraat mühendisi bilirkişi marifetiyle keşif yapılıp rapor alınması istenilmesine rağmen, bir orman ve bir ziraat bilirkişiden rapor alınmış, keşifte tarafların tanıkları dinlenilmemiştir. Orman bilirkişi, raporunda taşınmazın konumu memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarında ve orman tahdit haritasında elle işaretlemiş, paftaların ölçekleri denkleştirilerek memleket haritasındaki konumu usûlüne uygun olarak gösterilmemiş, ziraat mühendisi bilirkişi raporunda ise, taşınmazın niteliği, kullanım durumu açıklanmadan yalnızca soyut beyenlarla buranın “tarımsal amaçlı kullanıldığı, ekilip biçildiği anlaşılmaktadır” gibi açıklama yapılmıştır.
Bu nedenle; yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları yetersiz olup hüküm kurmaya yeterli değildir.
Açıklanan sebeplerle; mahkemece, Dairenin 05.07.2006 günlü uyulan bozma kararı gereğince üç orman mühendisi ve üç ziraat mühendisi bilirkişi marifetiyle keşif yapılıp bozma kararında açıklandığı şekilde araştırma yapılması, yerel bilirkişi ve tanıkların dinlenilmesi, 3402 sayılı Kanunun 14.
maddesindeki koşulların araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.” gerekçesiyle ikinci defa bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilâmına uyulduktan sonra davanın KABULÜNE, dava konusu mahalde 24.03.2011 tarihinde yapılan keşifte refakate alınan teknik bilirkişiler Basri Berispek, …, … Mudanyalı ve … …’ın keşif sonrası mahkememize sunmuş oldukları 18.04.2011 tarihli rapor ve krokilerinde (A) harfi ile gösterilen ve doğu hududunda yol ve bitişiği devlet ormanı, güney hududunda … kullanımındaki tarla, batı hududunda … kullanımındaki tarla ve Kuzey hududunda …’ın kullanımındaki tarla, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık arazi, yol ve bitişiği devlet ormanı olan Kazan İlçesi, … Köyü, … mevkiinde kain 25.407,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz ile yine bilirkişilerin bahse konu rapor ve krokilerinde (B) rumuzu ile gösterilen ve doğu hududunda … ve Abdulkadir Demirtaş kullanımındaki tarla, güney hududunda Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici ekilemez arazi, batı hududunda devlet ormanı, … kullanımındaki tarlalar ve kuzey hududunda devlet ormanı bulunan Kazan İlçesi, … Köyü, … mevkiinde kain 21.275,214 m2’lik taşınmazın bilirkişilerce orman olmadığı tesbit edilen ve (B2) rumuzu ile gösterilen 17.020,640 m2’lik arazinin … … ve … … mirasçıları davacılar adına veraset ilamındaki hisseleri oranında hükmen tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından eksik araştırma yapıldığı; davacı … tarafından ise, (B) harfiyle işaretli bölümde … … mirasçılarının hakkı bulunmadığı iddiasıyla temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılan ve tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların, Medenî Kanunun 713. maddesi gereğince tapuya tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanuna göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1997 yılında yapılıp, 16.12.1997 tarihinde ilân edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır. … Köyünde arazi kadastrosu 1957 yılında yapılmış, sonuçları 10.8.1960 ilâ 09.09.1960 tarihleri arasında ilân edilmiş, davanın açıldığı tarihe kadar 20 yıldan fazla süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yapılarak hüküm kurulduğuna, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına ve mahkemece aynı yönde verilen 07/04/2009 gün ve 2006/379 – 83 sayılı kararın, yalnız Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilip davacı … tarafından temyiz edilmemiş olmasına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine ve gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 19/02/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.