Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/12106 E. 2012/12342 K. 08.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12106
KARAR NO : 2012/12342
KARAR TARİHİ : 08.11.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2006/17165 – 2204 sayılı bozma kararında özetle: “konu dava, orman kadastrosuna itiraz davası olup kadastro mahkemelerinin bu tür davalardaki görev ve yetkisi; yöntemine uygun şekilde çekişme konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını tesbit edip, orman kadastro sınırını doğru olarak belirlemektir. Orman kadastrosuna itiraz davalarında kadastro mahkemelerinin tescile ve tapu iptaline karar verme yetkisi yoktur. Somut uyuşmazlıkta çekişmeli taşınmazlar … Mahallesinde 1978 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında orman olduğundan söz edilerek tescil dışı bırakıldığından kadastro mahkemesi yenilik doğurucu nitelikte tescil kararı veremez. Kaldı ki, çekişmeli taşınmazlar hakkında açılan tescil davası asliye hukuk mahkemesinin 2004/754 esas sayılı dosyasında derdest olduğundan orman kadastrosuna itiraz davası 08.12.2004 tarihli oturumda asliye hukuk mahkemesinin 2004/754 esas sayılı dosyasından ayrılmıştır. Mahkemece, bu durum gözardı edilerek tescile yönelik hüküm kurulmuştur. Diğer taraftan dava konusu taşınmazın neresi olduğu, yüzölçümü ve adlarına tescil kararı verilen kişilerin ad ve soyadları ile pay oranları belirtilmeksizin hüküm kurulmuş olduğundan bu haliyle hüküm, anlaşılmaz ve infaza elverişsiz niteliktedir. Ayrıca, kabule göre de çekişmeli taşınmazlar … bilirkişi … tarafından düzenlenen 15.06.2006 tarihli krokili raporda (A) ve (B) ile işaretlenen sırasıyla 4445 m2 – 3.677 m2 yüzölçümündeki yerler olduğu halde, mahkemece aynı tarihli krokili raporda (C) ile işaretlenen bölüm hakkında da hüküm kurulmuştur. Asliye hukuk mahkemesindeki tapuya tescil dosyasında Dairemizin 29.06.2004 gün 2004/2478 – 6879 sayılı bozmasından önce … bilirkişi … tarafından düzenlenen 16.09.2003 tarihli krokili raporda (A) ve (B) ile işaretlenen sırasıyla 4445 m2 – 3.677 m2 yüzölçümündeki yerler hakkında davanın kabulüne karar verildiği, davacı kişilerce temyiz edilmediği, böylelikle dava konusu taşınmazların (A) ve (B) ile işaretlenen yerler olduğunun kesinleştiği ve davalılar Hazine ile Orman Yönetimi yönünden usûlî kazanılmış hak oluştuğu halde, mahkemece bu hususlar gözardı edilerek (C) ile işaretlenen taşınmaz hakkında da hüküm kurulması doğru değildir. O halde mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi, bir harita mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulmuş, asliye hukuk mahkemesinin 2004/754 esas sayılı
dosyası görevsizlikle kadastro mahkemesine devredilmiş, kadastro mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek davanın reddiyle, tahdit sınırlarının aynen bırakılmasına, … İli, Merkez İlçesi, … Mahallesi, 2088 ada 1 parsel ile 2086 ada 10 ve 12 parsel nolu taşınmazların tesbitlerinin iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/754 Esas ve 2008/359 Karar sayılı dosyasındaki dava konusu taşınmazlardan … İli, Merkez İlçesi, … Mahallesi, 2088 ada 1 parsel ile 2086 ada 10 ve 12 parsel nolu taşınmazlar dışındaki taşınmazlarla ilgili açılan dava hakkında mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm bir kısım davacılar vekili Av. … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, ulaşılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Şöyle ki, çekişmeli taşınmazlar … Mahallesinde 1978 yılında yapılan tapulama sırasında yörede kesinleşen orman kadastrosu içinde kaldığı kabul edilerek tesbit harici olarak bırakılmış ise de, çekişmeli taşınmazın … Mahallesinde olduğu ve … Mahallesinde ise orman tahdidinin 1998 yılında yapıldığı ve taşınmazların tahdit dışında bırakıldığı, Dairenin 2006/17165 – 2204 sayılı bozma kararı ile çekişmeli taşınmazların … tarafından düzenlenen 16.09.2003 tarihli krokili raporda (A) ve (B) ile işaretlenen sırasıyla 4445 m2 – 3.677 m2 yüzölçümündeki yerler olarak kesinleştiği, mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra çekişmeli taşınmazların … Mahallesinde yapılan kadastro sırasında 2088 ada 1 parsel ile 2086 ada 10 ve 12 parsel numarası alması üzerine tescil davasının kadastro mahkemesine devredildiği, (A) ve (B) harfiyle işaretli bölümlerin eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılmayan yer olduğu ve davacıların dayandığı Mart 1326 tarih 10 nolu tapu kaydı kapsamı içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki, kişilerin tescilini talep ettikleri (A) ve (B) harfiyle işaretli bölümlerin bir kısmının 06/10/2008 tarihli Harita ve Kadastro Mühendisi … i’nin raporundan … yolu içerisinde kaldığı ve kadastro paftasında yol olarak işaretlendiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, Karayolları Genel Müdürlüğü davaya dahil edip bir karar vermek gerekirken, … şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle bir kısım davacılar vekili Av. …’ın temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 08/11/2012 günü oy birliği ile karar verildi.