YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12355
KARAR NO : 2013/2050
KARAR TARİHİ : 28.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve müdahil davacı … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi, … Köyü, 104 ada 14 parsel sayılı 4379,35m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın taşlık, kayalık, çalılık yerlerden olduğunu, davalı yararına zilyetyikle mülk edinme koşullarının oluşmadığını, taşınmazın Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini iddia ederek dava açmıştır. Birleşen dosya davacısı aynı zamanda davalı … dava konusu taşınmazın daha öncesinde ortak muris … …’ya ait iken kadastro tesbiti sırasında mirasçıların pay oranına uygun olmaksızın tesbit gördüğünü iddia ederek, tüm mirasçılar adına tesbiti için dava açmıştır. Yine, müdahil davacı … …, dava konsu taşınmazın … adına yapılan tesbitinin iptali ile kendi adına tescili istemiyle davaya usûlüne uygun şekilde müdahil olmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda Hazinenin açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile … İli, … İlçesi, … Köyü, … Mevkii 104 ada 14 numaralı parselde kayıtlı taşınmazın 13/01/2009 tarihli bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide (A) rumuzu ile gösterilen 1212,27 m2’lik bölümünün iptali ile aynı ada içerisinde son parsel numarasından sonra parsel numarası verilerek orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) rumuzu ile gösterilen 3167,08 m2’lik bölümünün tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline, birleşen dosya davacısı …’in davasının dava açmakta hukukî yararının bulunmadığından reddine, aslî müdahil İbrahim …’nun davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve müdahil davacı gerçek kişi tarafından taşınmazın (B) bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1945 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 2008 yılında kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
1) Hazinenin temyiz itirazları açısından; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre Hazinenin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Aslî müdahil İbhahim …’nun temyiz itirazları yönünden ise; çekişmeli 104 ada 14 parselin orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu belirlenen fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik müdahil davacının talebinin reddine karar verilerek bu bölümün tesbit gibi tesciline karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.
Şöyle ki; 104 ada 14 parselin tesbit maliki olan aynı zamanda dosyada davalı ve birleşen dosya davacısı olarak bulunan …(…) 29/06/2011 havale tarihli dilekçesindeki beyanında ”kadastro tesbiti adına yapılan 104 ada 14 parsele yönelik İbrahim …’nun talebini kabul ile bu parselin adına tescilini kabul etmiştir.” Hal böyleyken mahkemece, orman sayılmayan ve zilyetlikle edinme koşulları oluşan 104 ada 14 parselin (B) bölümüne yönelik tesbit maliki davalı …(…)’in müdahil davacı … … lehine davayı kabul beyanına değer verilmemesi usûl ve kanuna aykırıdır.
6100 sayılı HMK’nun 308 vd. (eski H.Y.U.Y 92 vd.) maddelerinde düzenlenen ”davayı kabulün” hüküm ifade etmesi için, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine gerek yoktur. Davayı kabul, yapıldığı anda kesin hüküm gibi hukukî sonuç doğurur.
Mahkemece açıklanan hususlar gözardı edilerek çekişmeli 104 ada 14 parselin (B) bölümüne yönelik, müdahil davacı … …’nun talebinin kabulü ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; Hazine’nin 104 ada 14 parselin (B) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle;müdahil davacı … …’nun 104 ada 14 parselin (B) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile usûl ve kanuna uygun olmayan hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 28/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.