YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12390
KARAR NO : 2013/2055
KARAR TARİHİ : 28.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … İlçesi, … Köyü, 260 ada 5 parsel sayılı 355,96 m² yüzölçümündeki taşınmaz ile 260 ada 6 parsel sayılı 15747,64 m² yüzölçümündeki taşınmaz, incir bahçesi niteliğiyle senetsizden davalılardan … adına, 260 ada 7 parsel sayılı 4324,45 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, yine incir bahçesi niteliğiyle senetsizden davalılardan … adına tesbit edilmiş, 260 ada 5 ve 6 parsellere davacı … tarafından taşınmazların kök muristen geldiği iddiasıyla dava açılmış, yine 260 ada 6 ve 7 parsellere davacılar …, …, … tarafından aynı gerekçelerle dava açılmış, davaya dahil edilen Hazine cevap dilekçesinde taşınmazları Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu bildirmiştir. Mahkemece, ayrı ayrı açılan davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davacı ve birleşen dosya davacılarının davalarının kabulü ile … İlçesi,… Köyü, 260 ada 5, 6 ve 7 sayılı parsellerin kadastro tesbitinin iptali ile … mirasçıları adlarına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, krokide (B) harfi ile gösterilen 942,34 m²’lik yerin orman olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm dahili davalılar OrmanYönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
1) Orman Yönetiminin temyiz itirazları açısından; incelenen dosya kapsamına göre, dava, hükmü temyiz eden Orman Yönetimine mahkemece ihbar olunmak suretiyle bildirildiğine, bu durumun Orman Yönetimine taraf sıfatı kazandırmayacağına, kaldı ki; Yönetimin usûlünce açılmış bağımsız bir davası olmadığı gibi, bu davayda 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi anlamında harcının yatırmak suretiyle katılımıda bulunmadığına göre, bir hükmü yalnızca taraflarının temyiz edebileceği dikkate alındığında, davada taraf sıfatı kazanmayan Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; yapılan incelemede; yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı son oturumda (davacının davasının kabulüne) denilmekle yetinilmiş, çekişmeli taşınmaz hakkında sicil oluşturulmamıştır. Oysa, oluşturulup duruşma tutanağına geçirilerek okunan kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 294/3 ve 297. maddesinde belirtilen biçimde hüküm sonucunu içermesi gerekir.
Yine, mahkemece; kısa kararda, ”davacının davasının kabulüne” denilmiş olmasına rağmen, gerekçeli kararda; davacı … ile birleşen dosya davacısı …, … ve …’nin davalarının kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tesbitinin
iptaline, … mirasçıları adlarına miras payları oranında tesciline, şeklinde hüküm kurulmuştur. Aynı zamanda hüküm fıkrasında, krokide (B) harfi ile gösterilen bir bölüm bulunmamasına rağmen, ”krokide (B) harfi ile gösterilen 942,34 m²’lik yerin orman olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmesi hükmün infazında çelişki yaratacağından doğru görülmemiştir. Kısa kararla, gerekçeli kararın çelişik olması, mutlak bozma nedeni oluşturur (İ.B.B.G.K. 10.04.1992 tarih ve 1991/7 – 1992/4 sayılı karar).
SONUÇ:1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; dahili davalı … Yönetiminin temyiz dilekçesinin reddine, yatırılan temyiz harcının talep halinde iadesine,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle, dahili davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 28/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.