Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/12405 E. 2012/12698 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12405
KARAR NO : 2012/12698
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Aliş (Aşir) mirasçısı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Yörede 2005 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında .. Köyü 142 ada 31 parsel sayılı 35567 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğinde Aralık 1934 tarih, 384 sıra numaralı tapu kaydı; 142 ada 312 parsel sayılı 18696.80m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğinde Aralık 1934 tarih, 383 sıra numaralı tapu kaydı uygulanmak suretiyle davalılar murisleri adına tesbit edilmişlerdir. Hazine, taşınmazlara uygulanan tapu kaydının değişir sınırlı olduğu, bu nedenle miktarı ile geçerli sayılması gerektiği; evveliyatı orman olan, ormandan ve meradan kazanılan yerlerin zilyetlik ve zaman aşımı yolu ile edinilemeyeceğini ileri sürerek, tapu kaydı miktar fazlasının Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne; çekişmeli 142 ada 312 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (B) ve (C) harfleri ile gösterilen toplam 10425.80 m2’lik bölümünün orman niteliğinde Hazine, (A) harfi ile gösterilen 8271 m2lik bölümünün davalılar adına tapuya tesciline; çekişmeli 142 ada 31 parselin bilirkişi krokisinde (B) ve (C) harfleri ile gösterilen toplam 27296 m2’lik bölümünün orman niteliğinde Hazine, (A) harfi ile gösterilen 8271 m2’lik bölümünün davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Aliş ( Aşir ) mirasçısı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede ilk kez 1979 yılında 1744 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan ve sonuçları 15/11/1979 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra, Evrencik Köyü mülkî sınırları içinde bulunan ormanların 3402 sayılı Kadastro Kanunu uygulamalarına esas olmak üzere 6831 sayılı Kanuna göre orman sınırlarının tesbiti ile 1979 yılında yapılan sınırlamanın aplikasyonu ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması yapılmış, bu çalışma temyize konu davanın varlığı nedeniyle kesinleşmemiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazlara uygulanan tapu kaydı miktar fazlasının orman olduğu gerekçesi iledavanın kısmen kabulüne karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Şöyle ki; çekişmeli taşınmazlara komşu bulunan aynı ada 15, 18, 19, 20, 21, 28, 30, 32, 39, 40, 311, 313, 322, 323 ve 403 sayılı parseller, tarım alanı olarak kişiler adına tesbit görerek kesinleşmişlerdir. 320 ve 321 parsellere karşı aynı iddia ile Hazine tarafından açılan dava ise, kadastro mahkemesinin 2006/281 esasında görülerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm Yargıtay 16. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleşmiştir.
Yöntemince yapılan uygulamaya göre çekişmeli yerler kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı gibi 1954 – 1960 tarihli belgelerde de açık alanda kalmaktadırlar.
Her ne kadar tesbitte esas alınan tapu kayıtlarının miktarından fazla yer davalılar adına tespit edilmişse de yukarıda açıklanan nedenlerle miktar fazlasının orman olduğuna karar verilemez. Kaldı ki; yörede yapılan orman kadastrosunun kesinleştiği ve çekişmeli yerlerin orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı 1980 yılından tesbit tarihine kadar 20 yıldan fazla süre geçmiş olup kayıt sınırları sabit hale gelmiştir. Tarım bilirkişi raporu, yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarına göre her iki parselin de (B) harfli bölümlerinin eskiden beri tarım alanı olduğu, son yıllarda hayvan beslemek amacıyla otundan faydalanıldığı, (C) harfli bölümlerinin ise halen tarımda kullanıldığı anlaşılmaktadır. Miktar fazlası yönünden davalılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu da kanıtlanmıştır. Değinilen yönler gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi görüşle kısmen kabulüne karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Aliş (Aşir) mirasçısı …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 15/11/2012 günü oy birliği ile karar verildi.